15 Nisan 2022

Kaşıkçı'nın devir dosyasında gözden kaçan detay ve Şahin Turgut'un dövülmesi

Başpınar, söz konusu kararın, dosyada adı geçen sanıkların dünya üzerinde aranmalarını sağlayan kırmızı bültenlerinin kaldırılması anlamına geldiğini vurguladı

Gazeteci Cemal Kaşıkçı'nın öldürülmesiyle ilgili İstanbul'daki yargılama dosyasının Suudi Arabistan'a devredilmesiyle başlayan tartışma hukuk boyutundan siyasi boyuta evrildi. 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, Kaşıkçı dosyasının Suudi makamlarına devredilmesine onay vermeyen eski Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün istifa etmek zorunda kaldığını iddia etti. 

Muhalefetten bazı isimler de, dosyanın devredilmesinin altında iktidarın farklı amaçlarının olduğunu öne sürdü. 

Tartışma devam edecek gibi.

Ancak dosyanın devredildiği son duruşmada mahkeme heyetinin aldığı bir karar gözlerden kaçtı.

Kaşıkçı'nın öldürülmesinin Türkiye ayağını yargılayan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sekizinci ve son celsede "sanıklar hakkında çıkarılan yakalama kararlarının ve kırmızı bülten kararlarının bila infaz istenilmesine" karar verdi. 

Mahkemenin gözden kaçan bu kararını, Kaşıkçı'nın nişanlısı Hatice Cengiz'in avukatı Gökmen Başpınar'a sordum. 

Başpınar, söz konusu kararın, dosyada adı geçen sanıkların dünya üzerinde aranmalarını sağlayan kırmızı bültenlerinin kaldırılması anlamına geldiğini vurguladı. 

Suudi Arabistan'daki yargılamada adı geçen sanıklardan çoğunluğunun beraat ettiğine dikkat çeken Başpınar, kırmızı bültenlerin kaldırılmasıyla dosyada adı geçenlerin yeniden Türkiye'ye girmelerinin önünün açıldığını aktardı. Başpınar, "artık tüm dünyayı gezebilirler" dedi.

Avukat Başpınar, "yargılama durdu, yeniden hareketlenme olasılığı var mı?" soruma, "şu konjektürde olmaz gibi görünüyor" yanıtını verdi. 

Mahkemenin kırmızı bültenler hakkındaki kararın Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Türk Interpol Dairesi'ne ulaşması sonrasında Interpol Genel Sekreterliği devreye girecek ve Türkiye'nin talebini yerine getirecek.

Mafya üyesinin dövülmesinin arkasında ne var?

Ankara'da önceki hafta pek duyulmayan ancak önemli sonuçları olabilecek bir olay yaşandı. 

Yıllardır Ankara'nın yeraltı dünyasını yöneten isimlerden Kürt Ahmet lakabıyla tanınan Ahmet Turgut'un yeğeni Şahin Turgut, Çankaya bir restaurantta sivil polislerce dövüldü. 

Olayı ortaya çıkaran T24 muhabiri Asuman Aranca'nın haberini buradan görmeniz mümkün.

Olayın ardından yaşananları araştırdığımda olayın sadece bir dövme olmadığını ortaya koyan bilgilere ulaştım. 

Şöyle ki, dayak olayının akabinde polise bilgi veren Turgut'un anlatımlarında kendisini döven polislerin "Alp Müdür buraya gelecek" şeklinde ifade kullandıklarını öne sürdü. 

Turgut'un şikâyetçi olmasıyla birlikte Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı adli soruşturma başlattı. Soruşturma çerçevesinde olayın yaşandığı restaurantın mevcut kameralarındaki görüntüler incelenecek. Tabii bugüne kadar kaldıysa! 

Ayrıca Ankara Emniyeti karıştıran olayla ilgili bazı iddialar da gündeme geldi. 

Öncelikle Turgut'un ifadesinde adı geçen "Alp Müdür"ün Ankara Emniyet Müdür Yardımcılarından Alp Aslan olduğunu hatırlatayım. 

Aslan, Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ve Mali Suçlarla Mücadele Şubesi gibi emniyetin en önemli birimlerinden sorumlu Ankara Emniyet Müdür yardımcısı.

Aynı zamanda Ankara Emniyet Müdürü Servet Yılmaz'ın sağ kolu. Hatta öyle ki; Aslan, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürü iken ve hakkında adli soruşturma varken emniyet tarihinde pek örneği görülmeyecek şekilde önce vekâleten Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı yapıldı.

Ardında yine aynı süreç devam ederken bu kez Emniyet Genel Müdürlüğü'nce asaleten terfi ettirildi.  

Aslan hakkında sözünü ettiğim adli yargılama öyle yenilir yutulur bir konu değil. 

FETÖ'nün 15 Temmuz başarısız darbe girişimini gerçekleştirmesini organize ettiği ortaya çıkarılan TSK imamı Adil Öksüz'ün kaçması davasında "sanık" olarak yer aldı. 

Aslan, yargılama sürecinde Öksüz'ün firarında hep konuşulan isimlerdendi. Sonra mahkemece beraat ettirildi.

İşte Turgut'un dövülmesi olayına adı karışan Alp Müdür, bu kişi. 

Ayrıca olayla ilgili bir başka iddia ise, iki ayrı ses kaydının bulunduğu.

Bu ses kayıtlarının, olayın ardından Şahin Turgut'a ulaşan bazı kişilerin görüşmesi olduğu ifade ediliyor. Bu kişilerin görüşmelerde Turgut'tan şikâyetini geri almasını teklif ettikleri öne sürülüyor.

Kayıtların, soruşturmanın gelişimine göre ortaya çıkması muhtemel.

Hakkındaki iddiaları sormak amacıyla Ankara Emniyet Müdür Yardımcısı Alp Aslan'a ulaşmak istedim. Fakat Büyüteç'i yazdığım akşam saatlerine kadar yanıt gelmedi. 

Bu arada bir konuyu daha belirteyim. Turgut'un dövülmesiyle ilgili olarak ne Ankara Valiliği'nden, ne de Emniyet Genel Müdürlüğü'nden herhangi bir inceleme başlatıldığına yönelik açıklama yapılmadı. 

Emniyet'te bir başıboşluk halidir gidiyor. Hayırlısı!

Yazarın Diğer Yazıları

T24, Kaşıkçı dosyasını açıklamaya devam ediyor: "Türkiye'de yargılanan dört Suudi yetkili, ortak soruşturma ekibinde görevli çıktı"

Suudi Arabistan Adalet Bakanlığı'na bağlı Riyad Ceza Mahkemesi Birinci Ortak Dairesi'nin "gerekçeli kararı" üzerinden yaşananları aktaracağım

HSK kararnamesinde; Adliye: 1 – Emniyet: 1

Suç ve suçlularla eş güdüm halinde mücadele eden devletin iki önemli kurumu adliye ile emniyet arasında hemen her dönem sıkıntılar olmuştur. Ancak, özellikle son yıllarda bu sıkıntıların ortak akılla aşılması yerine tarafların daha da keskinleşerek suç ve suçlularla mücadele yerine birbirleriyle ters yaklaşımlarda bulunduklarına tanık oluyoruz

MOSSAD – MİT operasyonun bilinmeyenleri: İsrail vatandaşlarına saldırı nasıl önlendi?

Anlaşılıyor ki, ülkedeki IŞİD'çiler kimi faaliyetleri aleni biçimde yürütüyor. Kendilerini gizlemeden, saklamadan… Kaldı ki, IŞİD yönetiminin Türkiye'ye karşı eylemsellik sürecine yol verdiğini de unutmamak gerek