31 Mayıs 2024

Yıl dönümleriyle dolu bir hafta ve iddialı çıkışım

Acısıyla, tatlısıyla ve de Teoman'ıyla mayıs ayı geride kaldı...

Gezi tutuklusu olan, oğlumun sınıf arkadaşı canım Çiğdem Mater'i çok özledim
Mecburen oy verdiğim Ekrem İmamoğlu, -bu fotoğrafta- tek başına Roma'da  
Kızıl Goncalar'ın senaristi arkadaşım Necati Şahin ile Kaktüs'te
Teoman'ı şu sıralar Sezen Aksu kadar seviyorum

***

Evet, konuyu uzatmadan ufak bir bilgilendirme ile başlayalım; hastaneden de yoğun bakımdan da çıktım, daha iyiyim ve rutinime döndüm. Şaşıracaksınız ama şimdilik sigarayı bile bıraktım... Tabii kısa keseceğim dediysem, benimle çok iyi ilgilenen sağlık çalışanlarına değinmeden de geçemem. Uzman doktorlar Cem Tuğrul Gezmiş ve Ali Demir'e, asistan doktor Asım İsrafilov'a, hemşire İnci Coşkun'a, sağlık teknikerleri Sıla Kaya ve Senanur Karan'a, çok teşekkürler... 

Cumartesi günü öğlene doğru taburcu olduğum için, Cumartesi Anneleri'nin 1000., izin verilmiş buluşmasına katılamadım. Ama söylememe gerek yok, aklım da gönlüm de onlarla birlikteydi. Bu 1000. oturumdan sonra yeniden yasak gelecek mi, gelmeyecek mi bilmiyorum. Bildiğim, polislerin tekrar bölgedeki yerlerini almış oldukları...

Ben gidemedim ama bu fotoğrafı foto muhabir olan Hüseyin Özdemir'in Instagram'ından aldım, teşekkürler  

Aslında programım hem Cumartesi Anneleri'ne gitmek hem de ondan sonra nihayet hapisten çıkarılan arkadaşım Gültan Kışanak'ın yapacağı kitap lansmanına katılmaktı. Tabii ki ikisine de gidemedim. Kışanak'ın lansmandaki konuşmasında, "Daha kadınları hapsedecek, özgürlüğü ve yaşamı hapsedecek hiçbir tel örgünün ve demir kapının icat edildiğine inanmadım, tanık olmadım" sözleri, içimi ısıttı.

Bu arada belki kızacaksınız ama söylemeden geçemeyeceğim, fotoğraflardan gördüğüm kadarıyla kendisi 'maphusta' epey kilo vermiş.   

Gültan Kışanak, arkadaşları tarafından alkışlarla karşılandı
(Foto: Evrim Kepenek/bianet)
Bulabilirseniz, fiyatı 120 lira civarında... 

Gezi, 11 yaşında!

Bu aralar tek yıl dönümü, yalnızca Cumartesi Anneleri'nin 1000. haftası değil, aynı zamanda Gezi eylemlerinin de 11. yılı... Herhâlde daha önce de yazmışımdır, ben de kişisel olarak Gezi eylemlerine birkaç kez katılmıştım. 

Tek istediğimiz; arkadaşım Osman Kavala, milletvekilliği düşürülen Avukat Can Atalay, şehir plancısı Tayfun Kahraman, belgeselci, insan hakları savunucusu Mine Özerden ve sinemacı, canım kızım Çiğdem Mater'in bir an önce özgür kalmaları...

Sıraselviler'de çekilen bu fotoğraf, favori Gezi fotoğraflarımdan biri, kimin çektiğini ne yazık ki bulamadım... 

Final ve sezon finalleri 

Netflix, BluTV gibi dijital platformları kullanmayı beceremediğim için yerli kanallara mahkûmum. Onların da sağı solu hiç belli olmuyor. Önce başından beri izlediğim Emmy'li Yargı final yaptı. "Veda" adıyla sunulan final, bence dizinin en zayıf halkasıydı. Hadi isimlerini kullanmayayım ama şarkı söyleyen ünlü oyuncuların neredeyse hepsi detone oldu. Sahne ışıklandırması da pek parlak değildi. Eğer yanılmıyorsam en düşük reytinglerini aldılar.  

Gonzo Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre Kaan Urgancıoğlu'nun şarkı söylemeye niyetlenmemesi, ötekilere bakılırsa çok doğru bir hareketmiş 

Bir laik, bir İslamcı, bir tarafsız havalarıyla süregelen Kızıl Goncalar da sezon finali yaptı. Kemalist bir öğretmeni oynayan arkadaşım Şerif Erol'dan korktuğum için diziyi çok eleştiremem. Bu yüzden, dizinin en iyi tarafı olan oyuncularına bir selam yollamakla yetineyim. Ömür Atay'ın yönettiği dizinin senaristi Necati Şahin'in söylediğine göre Zeynep'i oynayan Mina Demirtaş, 18 yaşında bile değilmiş. Cüneyd'i oynayan Mert Yazıcıoğlu ise bir anda bütün genç kızların sevgilisi olmuş. 

İki genç oyuncu da performanslarıyla hayran kitlelerini oluşturdular 

Arkadaşım Füsun Demirel'in de oynadığı Bahar dizisi Demet Evgar'ın iyi oyunculuğuna rağmen sanki yavaş yavaş irtifa kaybediyor. Korkum o ki dizinin orijinali bitti şimdi uzatmaya geçtiler... 

Demet Evgar'ın oyunculuğu diziyi yükseltiyor

Yurttaşlık bilgisi dersleri veren Kızılcık Şerbeti'ni ise bildiğiniz gibi izlemeyi bıraktım, o yüzden onun bölümleri hakkında bir şey sormayın. 

İmamoğlu'nun gazetecileri 

Geçen hafta hafiften dokunmuştum ama meğer iş daha da büyükmüş. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi'nin başındaki Recep Tayyip Erdoğan bile kendi uçağındaki gazetecileri unutup haklı olarak İmamoğlu'nu ve Roma'ya götürdüğü gazetecileri eleştirdi. Şimdi bana lütfen CHP düşmanlığı yapıyor demeyin. Eğer duyduğum rakamlar doğruysa, bu gezi, bizim cebimizden çıkan parayla 4 milyon liraya mal olmuş. Ben de İmamoğlu'na oy vermiş bir İstanbullu olarak bunun hesabını tabii ki soracağım. Yine bence, Ertuğrul Özkök, Nevşin Mengü, İsmail Saymaz, Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan gibi benden genç sevgili meslektaşlarım keşke kendi paralarını verip gitselerdi. Eminim bunu karşılayabilecek parayı kazanıyorlardır. 

İmamoğlu ve etrafındaki gazeteci kalabalığı, Roma'da objektiflere poz verirken 

Sıkça sorulan sorular ve cheap shots 

* Eski patronum Vuslat Doğan Sabancı'yı, elim kazadan sonra Erkan Yolaç'ın cenazesinde gördüm. Gayet iyi görünüyordu. Çaktırmadan bir fotoğraf bile çektik. Bu arada, 'Emanet' adında bir de sergi açmış. 30 Haziran'a kadar Tophane-i Amire'de görülebilir. 

Uzun zaman sonra gördüğüm Vuslat Doğan Sabancı'nın ilk fotoğrafı 
(Foto: Gonzo Haber Ajansı)

7 Haziran'da Sahne Joker'de yapacağım "şamatanın" afişleri yayılmaya başlayınca içeriğinin tam olarak ne olduğunu sorup durmaya başladınız. Ben kendimi kalıplara sokmak istemiyorum, kendimi kısıtlayamam ve de klonlanamam! Hazırlıksız, doğaçlama bir gösteri olacak, bu kadar merak ediyorsanız gelin görün. Tabii bir tehlike var; sınıf arkadaşım Prof. Dr. İlber Ortaylı, bir yere her çıktığında 50 bin lira alıyormuş, bana şimdilik 25-30 bin veriyorlar, eğer İlber kadar vermezlerse sahneye çıkmayabilirim. 

Nihayet hayallerim 75'imden sonra gerçekleşiyor 

Linkler ve çağrılar 

* Henüz detayları tam olarak belli olmayan, ilgililerin lafı çevirdiği, köpeklerin "uyutulma" değil öldürülme riskini içeren yasa taslağına tepki olarak hayvan aktivistlerinin 2 Haziran'da eş zamanlı mitingler düzenleyeceğini duymuşsunuzdur. Ben de memleketim İzmir'deki eylemin detaylarını sizlerle paylaşmak istiyorum; saat 15.00'te, Cumhuriyet Meydanı'nda toplanılacak. 

Advertorial (!)

İKSV'nin, Gezgin Salon Festivali, 29 Haziran'da başlıyormuş. Festivalin ilk gününde, alternatif rock'çı Travis ve Brit rock’çı Miles Kane, sahne alacakmış.

Müzik önerisi 

Bu haftanın şarkısı tabii ki kaçınılmaz olarak Cumartesi Anneleri ile ilgili... Mahalle arkadaşım Teoman'dan geliyor; ağzına, yüreğine sağlık. Kendisini Kaktüs'te görünce sarılacağım.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Cihangir çok değil ama iyi bir örnek

Her tür etnik köken ve sınıftan yüzlerce Cihangirli olarak, Belediye Başkanı ile yetkilileri, dilek ve eleştiri yağmuruna tuttuk

Beyoğlu, Beşiktaş, Cağaloğlu ve de upper Cihangir

Mülkiyeli arkadaşım Ömer Madra'nın kurucularından olduğu ve benim bile kuruluş yıllarında program yaptığım Açık Radyo'nun lisansının iptal edildiğini dehşetle öğrendim!

Futbol dışında her şey var

Tatilde Cihangir'de yürürken her 10 kişiden 6'sı köpeğini gezdiriyordu, geri kalanlar da galiba Airbnb kiracısıydı... Belki de Airbnb kiracılar, köpekleriyle gelmişti, bilemiyorum......