18 Temmuz 2019

Zaman ve anlam

İlk adımı attığınız gün, hedefin yüzde ellisine ulaşmış olursunuz

Yaptığımız işin gereği olarak, iş arayanlar, daha iyi işi arayanlar, kendisi için en iyi işi ve pozisyonu arayanlar, piyasada bulunduğu koordinatları görmek isteyenler bize gelir. Onlara yardımcı oluruz.

Aynı zamanda işle ev arasında sarkaç gibi gidip geldiğini düşünen, ruhu istifa etmiş patronuna söylememiş, her sabah kalbinde bir boşlukla uyanan ve aynaya her baktığınızda derinleşen bir anlamsızlık duygusu hisseden, yaptıkları ve hissettikleri arasında iki yüzlü bir tutum gözlemleyenler de bize gelir. Onlara da mentorluk hizmeti verir kırılmış kariyer pusulalarını tamir eder ve tekrar yollarını bulmalarını yardımcı oluruz.

Bir de en çok ihtiyacı olup da bize hiç gelmeyenler vardır. Çağımızın bir diğer popüler hastalığının kahramanı olan 'işkolikler'. Hayatının odağına sadece işi koyan ailelerini, dostlarını, hobilerini hiçe sayan hayatlarında makam, para ve tatminsiz gücü yakalayan ama tüm bu şatafatın ve kalabalığın içinde kendileri olmayanlar, varlıkları ile dolaylı işkolikleri de yaratan, nefes almaları ile hayatta önemli kaynak olan kendisinin ve etrafındakilerin de zamanı eritenleri de bekliyoruz.

Evet bize kredilendirilen zaman kısıtlıdır dostlar. Bu muhteşem var oluşun içinin en iyi şekilde doldurulması ve anlamlandırması gerekir.

Amerika yerlilerinden Navajolar, çocuklarına her sabah doğan güneşin yeni bir güneş olduğunu öğretir, güneşi kutsayarak güne şükranla başlamalarını isterlermiş. Sonra da; "Güneşin bir günlük ömrü var. Bu günü en iyi şekilde değerlendirmelisiniz ki, sizin için doğan bu güneş anlamını bulsun, boşuna harcanmasın" derlermiş.

Zaman ve anlam konusunda geçmişte birçok önemli filozof ve liderlerde önemli deyişlerde bulunmuştur. Platon "devlet" isimli eserini yazarken devleti filozof hükümdarların yönetmesi gerektiğini ifade eder. Bunun tarihteki yaşanmış iz düşümü Filozof kral Marcus Aurelius'tur. Gerçekten muhteşemdir. Stoik felsefenin en önemli yapı taşlarından biridir. Düşünceler kitabını  özellikle okumanızı tavsiye ederim. Filozof olmasalar da insanları kurdukları vizyonla peşlerinden sürükleyen ve olması gereken yere getiren ve insanlığı çok etkileyen ve ilham veren iki büyük lider daha vardır. Birisi şüphesiz Atatürk'tür. Diğeri ise Büyük İskender'dir. Atatürk'ün nasıl eşsiz ve benzersiz olduğunu bilmeyenimiz yoktur bu nedenle bu yazımızda biraz Büyük İskender'in zaman ve anlamı açısından önemli olan ve üç parçadan oluşan vasiyet öyküsünden bahsedelim isterseniz.

Büyük İskender "ben öldüğümde" der;

1 - Tabutumu en iyi doktorlara taşıtın! (Ne kadar büyük olursa olsun herkes ölüm karşısında çaresizdir.)

2 - Bütün hazinemi tabutumun geçeceği yola serpin! (Dünya varlığı dünyada kalır. Fani insan yanında hiçbir şey götüremez)

3 - Tabutumun üstü açık kalsın ve iki elimde insanların göreceği şekilde tabutun dışında bırakın. (Dünyada en kıymetli şey zamandır. Zaman tükenince elleriniz boş ve çaresiz kalır)

Hayatta hiçbir şeye sahip olamazsınız. Sahip olduğunuzu düşündüğünüz her şeyi geri verirsiniz finalde. Amaç sahip olmak değil var olmaktır. Varoluşu kutsamaktır.

Hayatınızı "bir gün" diye tüketmeyin, daha fazla ertelemeyin. Başkalarının gemilerinde kaçak yolcu olmayın. Başkalarının sesi olmayın, başkalarının şarkısını söylemeyin. Kendi sesinizi bulun. Kendi şarkınızı okuyun, kendi romanınızı yazın. Kendi yolculuğunuzu yapın. Tabi "Sadece ben" demeyin; "Önce ben" diyin. Siz güçlü olmadan, mutlu olmadan gücü ve mutluluğu diğerleriyle paylaşamayacağınızı unutmayın.

Ortalama 30 bin günümüz var. (Ortalama yaşayacağımız 82 yıldan hareketle) Her sabah yeni bir güne, Navojolar gibi yeni bir güneşe "Merhaba" diyoruz. Yaşınızı 82'den düşürüp 365 ile çarpıp düşersiniz kalan kredili gün sayınıza ve göreceğiniz yeni gün/güneş sayısına ulaşmanız mümkün.

Ne iş yapıyorsanız yapın bir an durun ve kalbinizi gerçekten dinleyin. İçinizdeki sesi eğer dikkatle dinlerseniz size fısıldadıklarını duyabilirsiniz.Yapmak istediğiniz ne ise bulun, bulamıyorsanız bir ayna bulun. ''Hisset-Düşün-Yap!'' sırasında yürüyün. Ne istediğinizi, güçlü yönlerinizi, değer ve tutkularınızı belirleyin. Hayalinizi bunların üzerine inşa edin. Zihinsel tasarımınızı değiştirin. Yol haritanızı çıkarın. Aklınızla kalbiniz aynı yöne baktığına emin olduğunuzda, kanatlarınızı açın. Süzülmeye başlayın. Nereye konacağınızı asla bilemezsiniz. Ama kesinlikle dünkü halinizden çok daha iyi bir yer olacağına emin olun.

İlk adımı attığınız gün, hedefin yüzde ellisine ulaşmış olursunuz. Belki hedefin kendisine ulaşmanız için yüz adım daha atmanız gerekecektir.

Hayat belki de bir gündür o da bugündür!

Yapmak istediğiniz ne ise gelin bugün birinci gün olsun.

Bu anda olsun!

 

 

 

 

                                                                 

Yazarın Diğer Yazıları

Gladyatör

Kendisine liderlik yapamayan zaten kimseye liderlik yapamaz

Kendinize rastlamak

Fark etmenin yolu da kim olduğunuzu ve ne istediğinizi anlamak ve hayata geçirmektir

Nerede ‘aslan’sınız?

Tutkularınız korkularınızdan daha güçlü olduğunda ise; konfor alanınızın dışına çıkarak, gerçek bir öz ve sosyal farkındalıkla kendi liderliğimize soyunarak yeni ufuklara yol alabilirsiniz