Gündem

Taliban’ın intihar bombacılarının şefi Müslüm Hakkani: Afganistan’da şu an dahil her an fedailerimiz hazır, en ufak problemde harekete geçerler

"Kadınlarımız ve kızlarımız bile kendilerini patlatmaya hazır hale geldiler çünkü çok büyük bir zulme uğradılar"

14 Ekim 2022 13:52

Taliban’ın intihar bombacılarının şefi Müslüm Hakkani, "Afganistan’da şu an dahil her an fedailerimiz hazır, en ufak problemde harekete geçerler." dedi.

HaberTürk yazarı Nagehan Alçı, Hakkani ile Afganistan'daki evinde röportaj yaptı. Alçı röportaj öncesi, "Bir intihar bombacısı nasıl olunur? İntihar bombacıları nasıl örgütlenir? Böyle bir şeye nasıl hazırlık yapılır? Biliyorum okumak bile tüylerinizi diken diken ediyor. Ben Kabil’deyken çok düşündüm, çok isyan ettim, çok öfkelendim ama gazetecilik herkese mikrofon uzatmayı gerektirir.Hangi motivasyonla ölüyor  ve öldürüyor bu insanlar?" ifadesini kullandı. 

Hakkani, sorulara şu yanıtları verdi:

- Taliban’ın içinde Amerikalılara ve diğer Batılılara yönelik intihar bomba eylemleri düzenliyordunuz, değil mi? Biraz anlatır mısınız?

Ben bombacıların başıydım. Paktialıyım. Amerikalılar orada bize çok yanlışlar yaptılar, zulmettiler, bizi hapsettiler. Herkes şahit yaşadıklarımıza. Ben 4 yıl Guantanamo’da kaldım. Sonra beni takas karşılığı çıkardılar.

- Guantanamo’da hapis yattıktan sonra mı canlı bombaları eğitmeye başladınız? Neden Guantanamo’ya girdiniz?

Ben eskiden Gazne, Paktia ve başka şehirlerde çalışıyordum, Amerikalılar çok dostumuzu öldürdüler. Bunları gördükçe askerler toplamaya başladım. Topladıklarımın hepsi bombacıydı, onları ayarladım, kardeşlerimin 4’ü de canlı bomba idi, hepsi şehit oldu. Sonra Amerikalılar beni yakaladılar, Guantanamo’ya gönderdiler. 2008’de Guantanamo’ya girdim, 2012’ye kadar.

"Kadınlarımız ve kızlarımız bile kendilerini patlatmaya hazır hale geldiler çünkü çok büyük bir zulme uğradılar"

- Canlı bombacı ya da intihar bombacısı demek kendini patlatarak başka insanları öldürmek demek. Böyle bir şeyi yapmayı nasıl ve neden ister bir insan? Nasıl buluyordunuz canlı bomba? Kim hayatını bu şekilde feda eder?

Amerikalılar bize çok zulüm yaptı, gece yarıları evlerimize baskınlar düzenlediler, ailelerimize bile saldırdılar. Hatta bizim kızlar bile canlı bomba olmak istiyordu öyle öfkelilerdi. Kadınlarımız ve kızlarımız bile kendilerini patlatmaya hazır hale geldiler çünkü çok büyük bir zulme uğradılar.

"Herkes canlı bomba olmak için gönüllü oluyordu."

- Kimleri hedef alıyordunuz?

Sadece Amerika değil Amerika ile birlikte 40 ayrı ülke bizim üzerimize hücum etti. Zulüm o kadar çoktu ki toplu olarak yaşadıkları yerlere saldırılara başladık. Kendimizi müdafaa etmek için başladık. İnsanlarımız dolmuştu, bir anda galeyana geldiler. Herkes canlı bomba olmak için gönüllü oluyordu. Saldırı düzenlediğimiz kişiler Amerikalılar başta olmak üzere yabancılardı.

"Biz düzenlediğimiz saldırılarda herhangi bir Müslüman'ın, Afgan'ın zarar görmemesi için çok dikkat ettik"

- Sizin bombalarınızla ölen siviller de vardı, kadınlar ve çocuklar öldü. Onların ne suçu vardı? Onlar için üzülmüyor musunuz? Kendinizi suçlu hissetmiyor musunuz?

Biz düzenlediğimiz saldırılarda herhangi bir Müslüman'ın, Afgan'ın zarar görmemesi için çok dikkat ettik. Hiçbir zaman onları hedef almadık. Mesela DAEŞ şu an saldırıyor ve normal halkı hedef alıyor, biz hiçbir zaman halkı hedef almadık. Her zaman Amerikalıları hedef aldık ve Müslümanların canına zarar gelmemesi için çok dikkat ettik.

"Biz askeri olarak bize saldıranları hedef aldık, kadın ve çocukları hedeflemedik"

- Müslüman olmayan kadınların, çocukların ne günahı var? Onları öldürmek sizin için yanlış değil mi? Müslümanlara gösterdiğinizi ileri sürdüğünüz hassasiyeti Müslüman olmayanlar için neden göstermiyorsunuz?

Biz ister Müslüman ister Hıristiyan halktan kimseye zarar vermedik, vermeyiz. Biz askeri olarak bize saldıranları hedef aldık. Kadın ve çocuklara yönelik saldırı hedeflemedik.

-Öyle diyorsunuz ama Taliban sivilleri de rehin alıyor, kaçırıyor, zulmediyordu. Mesela biz birkaç gün önce 3,5 yıl Taliban’ın elinde rehin tutulmuş ve zincire bağlı bir şekilde karanlık odalarda saklanmış, sürekli şiddet görmüş, iplerle dövülmüş bir Avustralyalı öğretmen ile röportaj yaptık. Hani sadece askerleri hedef alıyordu Taliban?

O zulüm yapmak amacıyla alınmadı, ona da zulüm yapılmadı. Yapılsa sonra Taliban’a katılmazdı.

- Zincire vurulmuş daha ne olsun!

Bize karşı bir hatası olmasa zincire vurulmazdı. Demek ki Emirliğe karşı bir suç işlemiş.

- Biraz önce o kadar çok zulüm yaptılar ki kadınlar ve kızlar bile intihar bombacısı olmaya hazırdı dediniz, canlı bomba olan çok kadın var mıydı?

Kadınlarımız, kızlarımız hazırdı ama biz mücahitler olarak Allah'a çok şükür sayıca fazla olduğumuz için onların kendisini feda etmesine gerek kalmadı. Şimdi de hala çok fazlayız.

"Afganistan’da şu an dahil her an fedailerimiz hazır, en ufak problemde harekete geçerler"

Hâlâ Taliban’ın intihar bomba birimi aktif mi? Artık devlet oldunuz, iktidar oldunuz hala bomba patlatmak mı istiyorsunuz?

Afganistan’da şu an dahil her an fedailerimiz hazır, en ufak problemde harekete geçerler.

- Kaç kişiden bahsediyoruz?

Çok var ama sayı söyleyemem size. İhtiyaçtan çok fazlası var.

- Bir insan nasıl canlı bomba olur? Kendini patlatmaya nasıl hazırlanır? Sorarken bile tüylerim diken diken oluyor. Böyle bir şeye nasıl hazırlanılır?

Bir aile düşünün, çocuk öldürülüyor, drone ile vuruluyor, kadın öldürülüyor… Bunu gördükten sonra zaten insanın yaşamasının bir anlamı kalmıyor. O insan her şeyi yapabilecek noktaya geliyor. Gözlerimizin önünde çocuklarımız, kadınlarımız öldürüldü.

 

 

 Şimdi de gözlerinizin önünde DAEŞ Afgan halkını, çocukları, kadınları öldürüyor. Fedailerinizi DAEŞ’in üzerine neden salmıyorsunuz?

Biz Amerikalılar ya da DAEŞ, kim bize karşı saldırırsa ona karşı tüm gücümüzle cevap veririz, fedailerle ya da devlet gücüyle, her şekilde cevap veririz, veriyoruz.

- Hep ölmekten, öldürmekten bahsediyorsunuz ama yaşıyoruz. Hayatla ilgili ne beklentiniz var? Artık iktidar oldunuz, hayata biraz daha farklı bakabiliyor musunuz?

Biz de diğer ülkelerdeki insanlar gibi normal yaşamayı, insanca yaşamayı istiyoruz ama yeniden canımız tehlikeye girerse yine aynı şekilde savaşırız.