Yaşam

Öfkeyle baş etmenin 9 yolu

"Kendi hatalarınızın olup olmadığını düşünün ve eğer varsa özür dileyin"

05 Mayıs 2016 12:07

Öfke her insanın kontrol etmek de zorlandığı bir histir. Hayatınızda yapacağanız basit değişikliklerle öfkenizi kontrol altına alabilir daha sonradan pişmanlık duyacağınız hareketler yapmanızın önüne geçebilirsiniz.

İşte öfkeyle baş etmenin 9 yolu;

 

Gerçekte neye gücendiğinizi iyi tespit edin

Sizi gücendiren davranış kasti miydi? Yoksa bir yanlış anlaşılma olabilir mi? Böyle durumlarda kalbimiz çoğunlukla doğruyu söyler, ancak yine de kırıldığınız davranışın arkasındaki gerçekleri düşünün. Kırgınlığınızın geçmişte aldığınız yaralarla oluşan hassasiyetten değil, gerçekten o anda yaşananlardan kaynaklandığından emin olun. Tepki vermek yerine cevap verin.

Savunmaya geçme isteğinizi bastırın

Sizi kıran kişiyi karşınıza alıp konuşmaya karar verirseniz, sadece olayı nasıl gördüğünüzü ve size kendinizi nasıl hissettirdiğini paylaşın. Savunmacı ve agresif davranmayarak herşeyi çok daha kolay çözebilirsiniz. 

Sadece hissettiklerinizi belirtip, karşınızdakinin de kendi görüşünü belirtmesine izin vererek, karşılıklı bağrışmak yerine olumlu bir sonuca varmanız çok daha olası. Bu iletişim şekliyle, gerekiyorsa birbirinizi karşılıklı affetmeniz de mümkün.


Haklı olma ihtiyacınızdan vazgeçin

Geçmişte yaşadıklarınızdan kalan bu alışkanlık, kötü bir durumu daha kötü yapabilir. Herkesin kendi fikirleri ve görüşleri vardır. Fikir ayrılığına düştüğünüzde, illa biri haklı çıkmak zorunda değildir.

Kendi hatalarınızın olup olmadığını düşünün ve eğer varsa özür dileyin

Gerçekten bir hatanız yoksa, geçmişte yaşadıklarınızın size sebepsizce suçluluk hissettirmesine izin vermeyin. Ancak, sırf geçmişte yaşadıklarınız yüzünden başkalarına kötü davranma hakkınız da yok. Hatalarınızın sorumluluğunu üstlenin.

Tepki vermeyin, cevap verin

Geçmiş acılar sizi hassaslaştırmış olabilir. Hassasiyetinizi fark etmeyen bazı insanlar istemeden sizi çok kırabilir. Böyle durumlarda otomatik bir şekilde tepki vermek yerine olayın üzerine düşünmek, sizi aslında kırmak istememiş kişilerle aranızın bozulmasını engelleyebilir.

Bunu yapabilmek için kısa bir süre bekleyip durumu değerlendirin. Bazen sadece beklemek bile olayları karşınızdakinin perspektifinden görmenizi sağlayabilir. Otomatik bir şekilde tepki vermek yerine bekleyerek cevap vermek, kendi davranışınızı kontrol altına almanızı sağlar. 


Saldırmak veya kaçmak yerine, uzlaşmayı deneyin

Uzlaşıcı bir tavır, düşmanca bir tavırla konuşmaktan çok daha iyi sonuçlar getirir. Kabullenen, sevgi dolu bir tavır sergileyin. Bu sizi kıran kişiyle aynı fikirde olmak anlamına gelmiyor. Ama o kişiyi yargılayıp kesin kararlara varmak yerine, uzlaşma için açık bir kapı bırakın. Bu o kişinin durumu kabullenmesini ve sizin bakış açınızı görmesini kolaylaştırır.

Biri size sinirlendiğinde, öfkenin asıl kaynağı siz olmayabilirsiniz

Birisi için bardağı taşıran son damla olabilirsiniz. Sadece kendi yaptıklarınız için sorumluluk alın, ve bardağı dolduran diğer damlaların suçunu üstlenmeyin!


Birisi sizi kırsa bile, kendi mutluluğunuzu bozmak zoruna değilsiniz

Tepkinizin ve cevabınızın kontrolü sizin elinizde. Olayı büyüterek devam edebilirsiniz. Eğer sizi kıran kişi bunu yanlışlıkla yaptıysa, kendinize "Neden bu olayın üstünde durarak daha da büyük bir problem haline getiriyorum?" sorusunu sorun. Eğer o kişi sizi kasti olarak kırdıysa ve affettiyseniz, "Bu insan benden af dilediyse, ben neden hala acıya odaklanmış durumdayım?" diye sorun. Eğer o kişi sizi kasti olarak kırdıysa ve affetmediyseniz, "Bu kişinin bana yaşattığı acıyı kabul ediyorum ve serbest bırakıyorum" demeyi deneyin. Yeniden mutlu olmaya kararlı olun. Seçim her zaman sizin.