Gündem

İstanbul'un 8 bin 500 yıl öncesine ışık tuttular

"Yenikapı ile Beşiktaş arasında 5 bin yıl fark var ama ölü gömme âdeti aynı"

27 Kasım 2017 10:20

Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Yasemin Yılmaz liderliğindeki ekip, Yenikapı, Sirkeci, Pendik ve en son Beşiktaş’taki arkeolojik kazılarda bulunan iskeletlerin binlerce yıllık şifresini çözmek için çalışıyor. İstanbul'un 8 bin 500 yıllık tarihine ışık tutan ekip Beşiktaş kazılarında “Türk” oldukları iddia edilenlerin de dahil edileceği ilk İstanbulluların genetik kodlarını araştıracak.

5 bin yıl farkla aynı

Arkeo - Antropolog olarak mezarlardan iskeletlerin özenle çıkarılmasını sağlayan Doç. Yılmaz; “Ölü gömme âdeti açısından Beşiktaş ve Yenikapı arasında ilişki kurmak mümkün. Ancak Anadolu yakasında Pendik neolitik dönem kazılarında hiç kremasyon (ölü yakma) bulamadık. İstanbul’a bütünsel bakıyoruz ama Avrupa ve Asya’yı birbirinden ayırmamız gerekecek. Yenikapı ile Beşiktaş arasında 5 bin yıl fark var ama ölü gömme âdeti kremasyon ve normal gömü yan yana devam ediyor” dedi.

"Beşiktaş Türkleri" masaya taşınmamış

İstanbul Üniversitesi ile Fransa Bordo Üniversitesi’nin ortak bir doktora programına katılan ve aynı dönemde Yenikapı iskeletleri üzerinde gönüllü çalışan Doç. Dr. Yasemin Yılmaz, Marmaray - Pendik – Gebze hattında tren yolunun genişlemesi çalışmaları sırasında bulunan neolitik dönem mezarlarının çıkarılmasında da görev aldı. Yenikapı iskeletleri üzerinde yapılan Karbon 14 testleri sonucunda İstanbul tarihinin 8500 yıl geriye gittiğinin belgelendiğini belirterek şimdi aynı uygulamanın Beşiktaş kazılarında da yapılacağını kaydetti. Kamuoyunda kurgan tipi mezarların Orta Asya step kültürü ölü gömme âdetlerine benzemesi nedeniyle etnik kökenlerinin Türk olma ihtimali ile ilgili temkinli konuşan Yılmaz şunları söyledi; “Beşiktaş’ta ki iskeletleri henüz üniversitedeki laboratuvara taşımadık. Bu uzun soluklu bir çalışma. 

Beşiktaş’ta çok sayıda kremasyon var. Az sayıda normal gömüt var. Kremasyonlarda antik DNA çalışması yapamıyoruz. İstanbul’da diğer yerlerde bulduğumuz kemiklerle birlikte yaptığımızda tabii ki İstanbul’un genetik hareketlerini tespit etmiş olacağız. Devamında başka datalarla yani Orta Asya’dan Anadolu’ya göç yolu üzerinde antik DNA çalışması yapılır veriler elimize geçerse bunların etnik kökeni hakkında hipotez üretebiliriz. İstanbul’un kültürel kronojisini takip edecek insan kemiği örnekleri artık elimizde. Yenikapı, Beşiktaş, Pendik neolitik yerleşimleri arasında arkarabalık var mı? Bunu tespit etmek için antik DNA çalışması yapmak yeterli. Daha önce ülkemizde bu çalışmayı yapamıyorduk. Örnekler yurtdışına gönderiliyor ve aylarca hatta yıllarca sonuçların gelmesi bekleniyordu. Artık ODTÜ Biyoloji Bölümü’nde antik DNA, TÜBİTAK’ta da tam tarih veren karbon 14 testi yapılabiliyor.”

Hastalıkları bile bileceğiz

Eldeki kemiklerle ölüm yaşlarını tespit etmelerinin mümkün olduğunu belirten Doç. Dr. Yasemin Yılmaz şunları da söyledi: “Beslenme sistemlerini, erişkinlerde cinsiyetlerini, kemik üzerinde iz bırakan hastalıkları tespit etmemiz mümkün. İzotop analizleri ile dolaşma alanlarını çıkarabiliriz. Pendik neolitik topluluğu ile Yenikapı neolitik topluluğu karşılaştı mı? Bunları öğrenmek mümkün. Ben sadece antropolojik çalışmaları yürütüyorum. Genetik çalışmalar ayrı disiplin çalışması olacak. Diyelim ki bir hastalık çalışıyor araştırmacı. Üniveriste laboratuvarımızda gelip tarama yapabilecek.” 

İstanbul kazılarında çıkanlar Düzce'de

Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nde oluşturulan laboratuvar Marmara Bölgesi’nde tek. Bu nedenle İstanbul’daki antik dönem mezarlarından çıkan iskeletler burada toplanıyor. 4 büyük üniteden oluşan laboratuvara üniversite yönetiminin katkısı büyük.