Politika

CHP'li Yüceer: Toplanan vergiler hala yandaşlara dağıtılmaya, şatafat içinde yaşamaya devam ediliyorsa bu bütçede samimiyetin 'S'si yoktur

02 Kasım 2022 19:51

CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaptığı konuşmada, “Ağzını açan kadınların tercihine, yaşamına, kıyafetine, kahkahasına laf söylüyorsa; bu sorunların çözümünde yol gösterici olan ‘Kimse şiddet ve ayrımcılığa uğramasın’ diyen İstanbul Sözleşmesi'nden bir kişinin kararıyla hukuksuz bir şekilde çekiliniyorsa, siz kadın haklarını korumaktan sorumlu yetkililer ağzını açıp tek kelime söylemiyorsa samimiyette gerçekten ciddi bir sorun vardır. Kadın cinayetlerini durdurmaya çalışan, bunun için veri toplayan, şüpheli kadın ölümlerinde, kadın cinayetlerinde farkındalık yaratan, kamuoyu oluşturan; mağdura, ailelerine destek olan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na kapatma davası açılıyorsa, vatandaştan toplanan vergiler hâlâ yandaşlara dağıtılmaya, şatafat içinde yaşamaya devam ediliyorsa burada, bu bütçede samimiyetin ‘s’si yoktur” dedi.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda söz alan CHP'li Yüceer, şunları söyledi:

“Kişisel hayatlarınızda samimiyeti nasıl değerlendirirsiniz bilmem ama devlet yönetiminde samimiyeti söylemler ve yapılanlarla, çıkarılan mevzuat ve uygulamalar arasındaki ilişkiyle ölçebilirsiniz. Söylemlerinize, verdiğiniz rakamlara, eylemlere, strateji planlarına, yasalara, Anayasa'ya rağmen kadına şiddet, ayrımcılık hız kesmeden devam ediyorsa; kadın yoksulluğu, işsizliği, derinleşerek sürüyorsa, kadınlar koruma kararlarına rağmen katlediliyorsa, devlet görevlileri iş uygulamaya gelince ayak sürüyorsa; yoksulların, muhtaçların sayıları her geçen gün artıyorsa, çocuklar istismara uğruyorsa, çalışmak zorunda kalıyorsa, iş cinayetlerine kurban gidiyorsa ortada sorgulanması gereken bir samimiyet vardır Sayın Bakan. Ağzını açan kadınların tercihine, yaşamına, kıyafetine, kahkahasına laf söylüyorsa, bu sorunların çözümünde yol gösterici olan, ‘Kimse şiddet ve ayrımcılığa uğramasın’ diyen İstanbul Sözleşmesi'nden bir kişinin kararıyla hukuksuz bir şekilde çekiliniyorsa, siz kadın haklarını korumaktan sorumlu yetkililer ağzını açıp tek kelime söylemiyorsa samimiyette gerçekten ciddi bir sorun vardır.

“AKP iktidarında ne irade ne de samimiyet var" 

Kadın cinayetlerini durdurmaya çalışan, bunun için veri toplayan, şüpheli kadın ölümlerinde, kadın cinayetlerinde farkındalık yaratan, kamuoyu oluşturan; mağdura, ailelerine destek olan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’na kapatma davası açılıyorsa, vatandaştan toplanan vergiler hâlâ yandaşlara dağıtılmaya, şatafat içinde yaşamaya devam ediliyorsa burada, bu bütçede samimiyetin ‘s’si yoktur. Bireylerin yasalar önünde eşit olduğu kadar ekonomik, sosyal, siyasal yaşamda da eşit ve özgür olması için gerçekten samimiyete ve yüksek seviyede politik iradeye ihtiyaç var ama ne yazık ki AKP iktidarında ne irade ne de samimiyet var.

“Sosyal yardımların artmasıyla övünen bir bakanlık görüyoruz"  

Toplumsal adaletsizliğe en çok maruz kalanlar, çocuklar, kadınlar, yaşlılar, engelliler, sayıları her geçen yıl artan milyonlarca muhtaç size bakıyorlar Sayın Bakan, sorunların çözülmesini istiyorlar, bekliyorlar. Ama bütçeye baktığımızda sorunların olduğu yerde durduğunu, hatta çoğaldığını ve bunun için ekstra hiçbir çalışma planlanmadığını görüyoruz. Hiçbir yaraya merhem olmayacak rakamlar verip sosyal yardımların artmasıyla övünen bir bakanlık görüyoruz.

Boşuna övünüyorsunuz Sayın Bakan, verdiğiniz rakamlar ne yoksulluğu ne çocukların, kadınların yaşadığı acıyı ne de ölümleri engelliyor. Açlık sınırı bugün 7 bin 245 lira, asgari ücret 5 bin 500 lira, çok çok altında. Muhtaç sayımız bugün 24 milyonu bulmuş. Çalışanların yarısının asgari ücretli olduğunu düşünürsek halimiz içler acısı. Yirmi yıl oldu, yirmi yıldır her gün daha da derinleşen gelir adaletsizliğini düzeltmek için bu bütçede hiçbir şey yok. Hâl böyleyken sizin bütçeniz devede kulak.

“İstanbul Sözleşmesi yaşatır demeye devam edeceğiz"

Sizin, kadının güçlendirilmesi için ayırdığınız bütçe de aynı şekilde. Tabii amaç burada kadının güçlenmesi olmayınca ki sunumunuzda da önce ‘aile’ dediniz, önce onunla başladınız ve sunumun ilerleyen kısmında ancak ‘kadın’ı kullandınız, onu da tek başına kullanamadınız. ‘Güçlü kadın, güçlü aile’ diye beraber kullandınız. Yani amaç olmayınca maalesef ne bu dezavantajlı saydığımız sorunları çözebiliyoruz ne yaralara merhem olabiliyoruz. Hâl böyle olunca da maalesef gerçekten sonuç alamıyoruz. Biz,  ‘İstanbul Sözleşmesi yaşatır’ demeye devam edeceğiz. Bizim için tek gündem olarak bu kalacak.” (ANKA)