Gündem

Davutoğlu: Rusya terör örgütü gibi davranmaya devam ederse, çok kararlı bir yanıt veririz

"Rusya, Azez'de okul ve hastane vurdu; çok sayıda çocuk ve sivil öldü"

15 Şubat 2016 15:21

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Suriye'deki YPG mevzilerine yönelik operasyonlarla ilgili "Rusya balistik füzeyle Azez’de okul ve hastaneyi vurdu, çok sayıda çocuk ve sivil hayatını kaybetti. Suriye rejimi ve destekleyen diğer ülkeler, YPG başta olmak üzere diğer örgütler insanlık suçuna sebebiyet veriyorlar" dedi. Davutoğlu, "Eğer Rusya bir terör örgütü gibi davranmaya devam edip sivilleri evlerini terk etmeye zorlarsa, çok kararlı bir yanıt veririz" dedi.

"Ateşkes sağlansa bile bombardımanlara devam edeceğiz, diyen Rusya'nın niyeti ortadadır" diyen Davutoğlu, "Zaten son Cenevre toplantısı sonrası yaşanan gelişmelerde bunun göstergesidir" ifadesini kullandı. "Rusya, Suriye'de hava saldırılarını Halep ve Azez'e yöneltti" diyen Davutoğlu, "Rusya'nın niyeti daha çok katliam yaparak Suriye rejimini yaşatmak istiyor" diye konuştu.

Davutoğlu, Ukrayna ziyareti kapsamında Ukrayna Başbakanı Arseny Yatsenyuk ile düzenlediği ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu.

Başbakan'ın konuşmasından satır başları şöyle:

Ukrayna bizim için sadece komşu bir ülke değil, stratejik bir ortak. Ukrayna, Avrasya'nın omurgasi için önemlidir. Ukrayna'nın toprak bütünlüğü Türkiye için önem taşımaktadır.

Ukrayna’nın toprak bütünlüğü Türkiye’nin en önemli ilkeleri arasında yer almaktadır. Birçok konuda ortak perspektife sahip olduğumuzu görmekten memnuniyet duyuyorum. Türkiye, Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü tanımakta, Kırım’ın ilhakını kesinlikle reddetmektedir. 1944’te zalimce Stalin tarafından trene bindirilen Kırım Tatarlarının haklarını savunuyor olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Ukrayna, Kırım Tatarlarının asli yurdudur. Rusya’nın gerek Kırım’a, gerek Ukrayna’ya, gerekse Suriye’deki saldırgan tutumuna karşı ortak bir tavrı belirliyoruz.

 

"Rusya, Azez'de okul ve hastane vurdu;
çok sayıda çocuk ve sivil öldü"

 

Maalesef Suriye’de sivil halka dönük barbarca saldırılar sürüyor. Hem rejim, hem Rusya, hem de terör örgütleri tarafından. Biz bu görüşmeleri sürdürürken dahi, Rusya balistik füzeyle Azez’de okul ve hastaneyi vurdu, çok sayıda çocuk ve sivil hayatını kaybetti. Suriye rejimi ve destekleyen diğer ülkeler, YPG başta olmak üzere diğer örgütler insanlık suçuna sebebiyet veriyorlar. Görüşme öncesi kazanım için uluslararası hukuku açık bir şekilde ihlal ediyorlar.

Ukrayna ve Suriye halklarının yanında olmaya devam edeceğiz. Bugün bütün bu gelişmeleri birlikte değerlendirmekten duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. İkili ilişkiler bağlamında sadece iyi ilişkiler değil, birbirinin ekonomilerinin, kültürel ve sosyal aktivitelerinin entegre olduğu yeni bir ilişki biçimi düşünüyoruz. Bunun için 6 bakan ve çok geniş bir heyetle buraya geldim. Çok da güzel görüşmeler gerçekleştirdik. Serbest ticaret anlaşmasının bir an önce devreye girmesi bizim için büyük önem taşıyor. Aldığımız karar çerçevesinde önümüzdeki günlerde bunu tamamlayabilmek için ekiplerimiz toplanacak. Dış ticaret hacmimizdeki düşüşü bu şekilde kapatacağımızı, 10 milyar dolara ulaşacağımızı düşünüyoruz.

 

"Rusya'nın niyeti ateşkes değil, daha çok katliam yaparak Suriye rejimini yaşatmak"

 

Soru&cevap

 

- Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan açıklama yapıldı. Ateşkes yapılsa bile Halep’e saldırıların devam edeceği söylendi.

Bu açıklama Rusya’nın niyetini ortaya koymaktadır. Zaten son Cenevre toplantısından bugüne gelişmeler de bu niyetin tezahürüdür. İnsani yardımların sürmesi ve ateşkesin sağlanması planlanıyordu. Maalesef Cenevre görüşmeleri başarısızlıkla sonuçlandı. O günden bugüne de Suriye’de Rusya hava saldırılarını Halep’e, Azez’e yöneltti ve insani yardım koridorunu rejim güçleri ve YPG’yle birlikte kapattı. Rusya’nın niyetinin daha çok sivil öldürerek, katliam yaparak rejimi yaşatmak olduğu ortaya çıktı. Uluslararası toplumun tepkisini takip edeceğiz. Biz Türkiye olarak her halükarda Suriyeli, Halepli kardeşlerimizin yanında olacağız. Rusya bu açıklamayla Münih Anlaşması’nın içini boşaltmıştır. Eğer Rusya bir terör örgütü gibi davranmaya devam edip sivilleri evlerini terk etmeye zorlarsa, çok kararlı bir yanıt veririz

 

Ukrayna Başbakanı:
Rusya'ya güvenmek söz konusu olamaz

 

Anlaşmaya varmak mümkün değil. Minsk Anlaşması imzalandı. Buna göre Rusya ateşkes yapacaktı. Askerler geri çekilecekti. Ukrayna’yla Rusya sınırına kontrol getirilecekti. Ateşkesle ilgili durum, sizin ifade ettiğiniz durumla neredeyse aynı. Ateşkesle imzalamalar yapıldı, gerekli açıklamalar yapıldı ama 1,5 yıl boyunca hiç ateşkes görülmedi. Ukrayna ordusuna ateş edilmeye devam ediyor. Askerlerin geri çekilmesi, sınıra kontrol getirilmesiyle ilgili zaten söylenecek bir şey yok. Rusya'ya güvenmek söz konusu olamaz.

 

"Rusya mülteci krizi üzerinden
AB'ye baskı uygulamak istiyor"

 

Rusya son zamanlarda maalesef saldırgan bir politika izliyor. Gürcistan'da Abhazya'da başlayan süreç bu bağlamda Kırım'ın ilhakıyla yayılmacı bir şekilde devam ediyor. Bugün aslında 3 ülke toprak bütünlüğü açısından Rusya'nın tehdidi altındadır. Ukrayna, Gürcistan ve Suriye. Ermenistan'a verilen destek nedeniyle Azerbaycan'ın da Rusya'nın tehdidi altında olduğu söylenebilir. Ukrayna'da ve Suriye'de milyonlarca kişinin evlerinden edilmesinin yüzbinlerce kişinin ölmesinin büyük sorumluluğu Rusya'ya aittir. Suriye'de 300 bini aşkın insan ölmüş, 5 milyonu aşkın insan mülteci olmuştur.

Rusya mülteci krizi üzerinden Avrupa Birliği'ne baskı uygulamak istiyor. Suriye şehirlerine varil bombaları atmak yerine, Suriye halkına saygı göstermek gerekiyor.  

 

"Hiçbir Türk unsuru Suriye'de değildir"

 

Hiçbir Türk unsuru Suriye'de değildir. Suriye halkı tüm yabancı savaşçılara karşı olumlu bir direniş sergilemektedir. Suriye rejiminin sözcüleri bilmelidir ki kendi halkını bombalatan hiçbir rejim ayakta kalmamıştır. Türkiye uluslararası hukuka saygı gösterir ama kendi güvenliği neyi gerektirirse o adımı atmaktan da çekinmez.