“Tutuklamalar hep geceleri gerçekleşirdi. Ansızın irkilerek uyanmak, gözlerinize tutulan ışıklar, yatağı çevreleyen acımasız yüzler, çoğu zaman ne yargılama olurdu, ne de tutuklama raporu tutulurdu. (...) Adınız kayıtlardan silinir, yaptığınız her şeyin kaydı yok edilir, bir zamanlar var olduğunuz bile yadsınır, sonra da tümden unutulur, buharlaşırdınız.”
Geçen yüzyılın en önemli yazarlarından George Orwell’in totaliter rejimlere sert eleştiri getiren kitabı “1984” özgürlüklerin nasıl yok edildiğini, devletin bireyleri nasıl denetim altında tuttuğunu anlatıyor. Bir kaç satırını aktardığım, hiç bir zaman eskimeyen bu ünlü kitap 1949’da yayınlanıyor.
Kitap o tarihte Sovyetler’de, Amerika’da ve İngiltere’de yasaklanıyor.
“Yüksek Güvenlikli Notlar”
Bir yılı aşkın süredir Türkiye’nin en popüler mekanı Silivri, nam-ı diğer “Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu”, yani hapishane!..
Belediye başkanları, gazeteciler, çeşitli meslek sahipleri, iş insanlarının tutulduğu Silivri’den yayınlanan kitaplara bir yenisi ekleniyor.
Mehmet Altan’ın iki yıl bir ay yattığı Silivri’de tuttuğu günlükler “Yüksek Güvenlikli Notlar” başlığı ile yayınlanıyor.
Hapishane psikolojisini, günlük yaşamı aktarırken, kuşlar, güneş, TV’de izlediği gezi programları, kış sporları, geçmişten anılar, mevsim, tarihle birlikte, ilginç bir not paylaşıyor.
Hapse girmeden çok önce, kendi dünya görüşünü anlatan “Marksist Liberal” isimli bir kitap yazıyor. Bu kavramla ilgili bir yazı yazmak istiyor. Sonrası şöyle:
“Hapishane yönetiminden Marksist Liberal isimli kendi kitabımı istedim. Kitap komisyon tarafından incelemeye alındı, iki gün sonra kitabı vermeyeceklerini söylediler.
Kendi yazdığım kitabı bana neden vermediler, tam anlayamadım.
Sanıyorum, 12 Eylül’de olduğu gibi, hem Marksizm, hem liberalizm korku salmaya yeterken, bir de Marksist Liberal kavramının ortaya çıkması bu konulara çok aşina olmayan yönetimde korku yarattı” (Yüksek Güvenlikli Notlar, s.113).

Nobel ödüllü yazarlar
Mehmet Altan kitabın pek çok yerinde, Silivri’deki tutuklamaların “hukuki olmaktan çok siyasi” nitelik taşıdığının altını çiziyor. “Hukuki olmayışı, siyasi oluşu” büyük tehlike.
Aynı düşünceyi paylaşan başkaları da var.
28 Şubat 2018’de Nobel ödül sahibi 51 bilim adamı ve edebiyatçı Tayyip Erdoğan’a mektup yazarak, AİHM ve AYM’nin verdiği “ihlal kararlarını” hatırlatıyor, Mehmet Altan’ın tahliyesi çağrısında bulunuyor. (A.g.k., s.122-123).
51 Nobel ödüllü bilim adamı ve edebiyatçı “yerel mahkemenin verdiği ağırlaştırılmış müebbet cezasının hukuki değil, siyasi olduğunu” bunun AİHM ve AYM tarafından belirlendiğini vurguluyor.
“Hak ihlali” Ocak 2018’de veriliyor, Mehmet Altan Haziran 2018’de tahliye ediliyor.
Altı buçuk yıl oldu
Buna karşılık...
Osman Kavala, Selahattin Demirtaş başta olmak üzere, AİHM ve AYM’nin verdiği “hak ihlali” kararları altı buçuk yıldır uygulanmıyor. AİHM’in ilk Kavala kararı 2019 Aralık, Demirtaş kararı 2020 Aralık. Bu kararların uygulanmayışını kanıksıyoruz.
Georg Orwell “tutuklamaların geceleri yapıldığını” yazıyorsa da...
Bizde genellikle hafta sonlarına rastlıyor.
Gözaltı ve tutuklamaları da, kanıksıyoruz.
Ayrıca...
Gözaltılar özellikle CHP’li belediyeleri hedef alıyor.
Bunu da, artık kanıksıyoruz.
O kadar kanıksıyoruz ki...
Avukatların bir gözlemi var, duruşmaların başladığı ilk günlere göre, Silivri’deki mahkemeyi izleyenler azalıyor.
İlginin azalması toplumsal uyuşukluk işareti olabilir mi?..
“O belediye başkanı da mı içeri alınmış?” gibi, sıradan bir alışkanlık olabilir mi?..
22 belediye başkanı
Kanıksama, ilginin azalması derken...
CHP’li belediyelere yönelik iddialar 30 Ekim 2024’te Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in gözaltına alınmasıyla başlıyor. Hiç hız kesmiyor, en son iki gün önce Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ile o belediyede çalışan bazı görevlilere uzanıyor.
Yanlış bakmadıysam, eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile birlikte, toplam CHP’li 22 belediye başkanı halen tutuklu.
Onların dışında, bir de devşirilen CHP’li belediyeler var.
Neden o kitap?
Mehmet Altan’ın kitabına dönersek, bir gözlemini aktarıyor hapishane günlüklerinde:
“Benim etrafımda en popüler ve talep edilen kitaplardan biri, birkaç paragrafını aktardığım George Orwell’in 1984 adlı kitabı.
İnsanlar bu kitabı hapishanede nedense, çok okuyorlar.” (A.g.k., s.136).
Vardır bir sebebi!..
“Yüksek Güvenlikli Notlar” kitabını okursanız, sebebini belki siz de bulabilirsiniz!..


