Tasarruf modu
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Tasarruf modu

Galatasaray, Başakşehir’i rotasyonlu kadrosuyla, fazla enerji harcamadan, tempoyu yükseltmeden yendi. Galatasaray sadece 3 puan değil, küskün yedekler Icardi’yi, Sara’yı kazandı. İki gol atan Leroy Sane fabrika ayarlarına döndü

Tasarruf modu
Galatasaray

1987’de Cumhuriyet Gazetesi’nde tıfıl bir muhabirdim. Halil Özer’in yanında genelde Galatasaray’ın antrenmalarında, voleybol ve amatör maçlarda görevlendiriliyordum. Her ay 1 kere Galatasaray Divan Kurulu ve yıllık Mali Genel Kurul Toplantıları da vardı elbette. O yıl sanıyorum hem Fenerbahçe hem de Galatasaray Mart ayında olağan Mali Genel Kurul Toplantısı yapmış ve ben acemi gazeteci, Gürcan Bilgiç’in foto muhabiri olarak Fenerbahçe’nin toplantısında da görevlendirilmiştim. 1 hafta önce Galatasaray’ın toplantısı olaysız ama bol eleştiri dolu (Tıpkı bugünkü gibi) geçmişti. Paraların nereye harcandığını soranlar gün sonunda ibra için el kaldırıp, bir sonraki yılın tahmini bütçesine bakmadan Çiçek Pasajı’nda Entellektüel Cavit’in yerine giderdi.

1 hafta sonra ise Kadıköy’de sandalyelerin havada uçtuğu bir toplantıya gittim. Gürcan’ın suratına şaşkın şaşkın bakıp, “Neler oluyor?” diye sormuştum. O da bana, “Çok normal. Sen fotoğraf çek” demişti. 38 yıl sonra bugün yine iki kulübün toplantılarını elimde fotoğraf makinesi yerine uzaktan kumandayla izledim.. Hiçbir şey değişmemiş. Suyun iki yanından farklı insan manzaraları. Fenerbahçe’de eski başkanların atışması, yanaktan makas almalar, gerginlikler. Galatasaray’da bitmeyen borç meselesi pardon, “Yükümlülük”. Bir tek bu değişmiş. Artık borç demiyoruz, yükümlülük diyoruz.

Galatasaray’ın yükümlülüklerini hala eleştiren bir zümre var. Onlar da haklı Ada’nın satılmasından korkuyorlar ama sırtlarında da Osimhen forması!. Çelişki yumağı. Liverpool galibiyeti sonrası uyanamayıp işe gidemediysen o yükümlülük yüzünden. Sarı-Kırmızı fular takan da, atkıyla gezen de Galatasaraylı. Ama ne diyor tribünler, “Hep oyunlar, senaryolar, sustuysak bir yere kadar. Türkiye’dir Galatasaray.” Aynen öyle.

Galatasaray, Bodo Glimt maçı öncesi farklı bir takımla sahaya çıktı. Sanchez’in yerine Kaan Ayhan’ın oynaması zorakiydi. Singo sakattı ama Sallai vardı. Bodo Glimt’in bitmek bilmeyen enerjisi için Lemina, Yunus ve Osimhen kulübede dinlendi. Böylece Icardi ve Sara’nın da gönlü alınmış oldu.

Beşiktaş maçının ikinci yarısındaki gibi sakın ve sabırlı oyun tercihiyle sahadaydı. Ön alan baskısının ikinci hamlesini bekleyerek, daha kaliteli ve net paslarla rakibi Başakşehir’i sahasına hapsetti Galatasaray. Topu rakiplerine ilk yarı boyunce neredeyse göstermediler. Oyun kurmalarına izin vermediler. Üstelik 3. Vitese geçmeden, tempoyu da fazla yükseltmeden yaptılar bunu. Galatasaray bu oyunu oynarken, Bodo Glimt maçını düşünerek cep telefonlarındaki “Enerji tasarruf modu”ndaydı sanki.

İlk yarı bittiğinde Uğurcan’ın forması tertemizdi. Bir kaleci olarak 45 dakika içinde sadece bir kez yere düşmüştü o da kramponu kaydığı için.. Başakşehir’in ilk yarıda sadece bir ortası vardı. Galatasaray’da ise Alman yapımı bir gol. Yine futbol zekasını ve kalitesini ortaya koyan İlkay’ı izledik. İzlemelere doyamadık. Aynı İlkay güzel oyunun yanına bir de eski takım arkadaşı Leroy Sane’ye hayat öpücüğü verdi. Leroy Sane’nin attığı iki golde de usta işi paslar vardı. Birincisi İlkay diğeri de Sara’dan geldi..

Maçın ikinci yarısına Galatasaray kalecisi Uğurcan aynı formayla çıktı çünkü üzerinde hiç çamur veya çim lekesi yoktu.

Başakşehir ise iki ofansif değişilikle sahadaydı. Soyunma odasında muhtemelen ilk yarının istatistik verilerine bakarak, “Bizim de golü düşünmemiz lazım” demişlerdir. Dedikleri de oldu. Daha ilk yarının başında bir gol attılar ama ofsayt gerekçesiyle bu gol sayılmadı. Başakşehir bir gol daha buldu ama daha oyuna yerleşmeden Galatasaray Sane ile bir kez daha öne geçti. Belli ki Başakşehir ne kadar gol atarsa atsın Galatasaray bir fazlasını filelere gönderecek güçteydi.

Okan Buruk, Liverpool maçı öncesinde “Hangi takımla maça başlayacağımız değil nasıl bitireceğimiz önemli” demişti. Maçın 75. dakikasında oyuna Osimhen, Jakobs, Lemina ve Yunus Akgün’ü oyuna alan Okan Buruk da Bodo Glimt maçının on biri için de ipucu verdi.

Galatasaray, Başakşehir maçında sadece 3 puan kazanmadı. Bodo Glimt maçı öncesi moral de cepteydi. Icardi’nin ve Gabriel Sara’nın gönlü alındı. Leroy Sane iki gol attı ve tartışılan kalitesini kanıtladı..

Maçın hakemi Atilla Karaoğlan gereksiz sarı kartlar kullandı. Bariz bir hatası var mıydı? Yok ama bence kötü bir yönetim gösterdi. Hakem kötü VAR ise çok ağırdı. Başakşehir’in ofsayt golünü evde TV başındakileri bırakın yedek kulübesindekiler bile gördü. Neyi beklediler anlamadım.

İlgili İçerikler