01 Mart 2024

Dinlenik

Pazar günkü Beşiktaş deplasmanını düşünen Okan Buruk kendi tabiriyle "dinlenik” oyuncularla desteklenmiş bir takım sürdü Karagümrük’e karşı. Ancak bu takım sahada neredeyse hiçbir varlık gösteremedi ve kupa dışına itildi. Pazar günkü maç kanımca Galatasaray adına ciddi riskler içeriyor. Çünkü son üç maçta oyun olarak geriye giden bir Galatasaray izliyoruz

Alışılagelen analizlerden birini yapmayacağım. Çünkü detaylı analiz edilecek denli bir oyun oynamadı Galatasaray. Sahada detaylı olarak analiz edilmesi gereken taraf Karagümrük'tü.

Bu nedenle aklımdakileri paylaşmak istiyorum bazı alt başlıklar etrafında.

Strateji hatası

Okan Buruk, Beşiktaş maçı için dinlendirmek amacıyla Berkan Kutlu ve Sergio Oliveira ikilisini sürdü orta sahaya. Beklenen neydi? Kerem Demirbay'ın yerine sahada tempoyu Oliveira'nın belirlemesi, Galatasaray'ın sahadaki futbol aklını onun üstlenmesiydi. Ancak kanımca bu çok mümkün değildi. Zira Oliveira her şeyden önce fizik ve zihin olarak bunu yapabilmenin çok uzağındaydı. Bu işi, Galatasaraylıların çok yakından bildikleri başka bir futbolcu Sofiane Feghouli üstlendi. Alan daraltarak ve takım boyunu kısaltarak oynayan Karagümrük'te pas dağıtım merkezinde bulunan Feghouli takımını açılıp kapanan bir körük gibi oynattı.

Maça başlangıç

Galatasaray koşarak, düşünerek ve rakibine, "bugün sizi yeneceğiz" korkusunu veremeden başladı maça. Bunun yerine maçın ilk dakikalarında sadece sağa sola koşturan Galatasaraylı futbolcuları izledik. Telaşlı bir koşuşturma içindeydiler. Bunun da şampiyonları Kerem Aktürkoğlu ve Barış Alper Yılmaz'dı. Böylece oyunu alamamış oldu Galatasaray.

Bu dediklerimi sahada yapan takım Karagümrük'tü. Oyunu Feghouli'nin futbol aklı sayesinde Karagümrük ele geçirdi. Hatta maçın temposunu da Feghouli kontrol etti.

Mücadele eksikliği

Galatasaray bunu mücadele ederek ve oyunu almak amacıyla sahaya bir direnç koyarak başarabilirdi. Ancak bu mücadeleyi de sahaya koyamadı Galatasaray. Bunu tek bir örnekle anlatmak istiyorum.

Dakika 5,30. Galatasaray hücumunda Kaan Ayhan'ın pasıyla merkezde buluşan Kerem Aktürkoğlu sağındaki Berkan Kutlu'ya topu aktarmak isterken pas hatası yapıyor. Bu topu Feghouli kazanıyor (aşağıdaki fotoğraf).

Karagümrük'ün ilk golünün 10 saniye öncesine bakıyoruz. Aktürkoğlu topu Feghouli'ye kaptırmak üzere. Burada Galatasaray'ın oyun şablonuna göre Aktürkoğlu, Oliveira ve Berkan Kutlu'nun topun kaybedilmesinden sonra hemen reaksiyon vererek Feghouli'ye baskı yapmaları gerekiyordu. Yapmadılar. (Kaynak).

Galatasaray'ın oyun şablonuna göre burada beklenen, topa en yakın oyuncuların hemen Feghouli'ye baskı yaparak topu yeniden kazanmaya çalışmalarıydı. Ancak bu gerçekleşmedi; topa en yakın durumda olan Aktürkoğlu, Berkan Kutlu ve Oliveira hemen reaksiyon vererek Feghouli'ye şiddetli bir pres yapamadılar. 34 yaşındaki Feghouli, karanlık bir boğazda ışıklarını açmış halde seyreden bir şilep gibi kolayca süzülüverdi 25 yaşındaki Aktürkoğlu'nun yanından Galatasaray yarı sahasına.

Kaptansızlık

Bir söyleşisinde dikkatimi çekmişti Aktürkoğlu'nun şu sözleri: "Ben Galatasaray'da doğmadım, ama Galatasaray'da büyüdüm." Elhak güzel bir cümle. Ancak Aktürkoğlu Galatasaray'da kaptanlık yapacak denli büyüdü mü acaba?

Bence değil; dün açık biçimde gördük bunu. Sahaya kaptan olarak çıktı, ama yetersizliğinden dolayı kenara alındı. Sahaya ve takımına sakinlik, akıl ve mücadele azmi taşıması beklenirken daha çok hakemle uğraşmayı seçti. Burada üzücü bir şey daha oldu, sürekli uğraştığı hakem üzerinde etki de kuramadı. Oysa bir Galatasaray kaptanının hakem nezdinde bir karizması ve ağırlığı olmalıydı.

Kerem Aktürkoğlu ışıl ışıl Bogaziçi'nde bir gece vakti ışıklarını söndürmüş bir tanker gibi, tarihe ciddi bir kayıt düşüremeden süzülüverdi maçtan.

Bitmeyen deneyler

Maçtan önce dikkatimi çekmişti Okan Buruk'un kullandığı "dinlenik" kelimesi. Sahaya çıkan 11'i bu kelimeyle tarif etti. Ancak dinlenmiş oyuncularla desteklenmiş bir takımı sahaya sürmek stratejisi işe yaramadı. Çünkü Okan Buruk ikinci yarıya dinlenmeleri istenen Kerem Demirbay ve Dries Mertens'i sahaya sürmek zorunda kaldı. Bu aslında Buruk'un maça yanlış bir kadroyla çıkmış olduğunun ve denemesinin tutmadığının itirafı anlamına geliyordu.

Ancak Buruk'un denemeleri bununla sınırla kalmadı, maç içindeki deneylerini sürdürmeye devam etti. Elindeki tüm hücum silahlarını sahaya sürmek için Carlos Vinicius'u santrfor pozisyona göndererek Dries Mertens'i orta sahaya çekti. Ancak Karagümrük teknik direktörü, Shota Arveladze bu hamleye iki dakika sonra zekice yanıt verdi. Mertens'in orta sahanın merkezinde yaratacağı zayıflıktan yararlanmak için Emre Mor ve Kevin Lasagna'yı sahaya attı. Emre Mor karşı karşıyayken geçilmesi en kolay futbolculardan birisi olan Mertens'i her pozisyonda ekarte ederek Karagümrük'ü hızlı hücuma çıkarmaya başlayınca Buruk bu kez dinlendirmek istediği Lucas Torreira'yı sahaya sürmek zorunda kaldı. Ne ki bu da çare olmadı.

Buruk'un son denemesi Konyaspor maçında santrfor golü atan Abdülkerim Bardakcı'yı santrfora çekerek Davinson Sánchez'i oyuna sokması oldu. Böylece kaos futboluna dönmüş oldu Galatasaray, sağdan soldan orta yapmaya çalışarak. Bu arada Sánchez'in bariz hatası sonrasında başlayan Karagümrük hücumunda da kalesinde ikinci golü gördü.

Santos'un gördükleri

Bu maçı izlerken yüzü gülen birisi olmalı İstanbul'un bir yerlerinde; Beşiktaş'ın teknik direktörü Fernando Santos. Santos'un niçin mutlu olduğunu anlamak için yukarıda Kerem Aktürkoğlu'nun pas hatasıyla başlayan Karagümrük hücumunun nasıl geliştiğini tamamlamak istiyorum.

Aktürkoğlu'nun topu kaybetmesinin ardından Oliveira baskı yapmak yerine Feghouli'nin pas verebileceği Valentin Eysseric'i kapatmak için sola yöneliyor (aşağıdaki fotoğraf).

Karagümrük'ün ilk golünün sekiz saniye öncesine bakıyoruz. Aktürkoğlu'nun topu kaptırdığı Feghouli Oliveira'nın Eysseric'e yönelmesi nedeniyle oluşan koridora girmek üzere. (Kaynak).

Feghouli Oliveira'nın Eysseric'e yönelmesiyle önünde bir koridor açılmış olduğunu görüyor ve hemen o boşluğa yöneliyor. Hiçbir baskı görmeden topla ilerledikten sonra solundan bindiren Ryan Mendes'i görüyor. Tam burada Oliveira jogging yapar gibi geriye koştuğu için Eysseric'i de kaçırıyor. Boşta kalan Eysseric'e geriye koşan Derrick Köhn kapatabilirdi, ancak savunma anlamında oldukça donanımsız olan Köhn bunu gerçekleştiremiyor (aşağıdaki fotoğraf).

Karagümrük'ün ilk golünün üç saniye öncesi. Ayağında top olan Mendes solundaki Marcao ile sağındaki Eysseric'e pas verebilir. Bardakcı Mendes ve Eysseric'i gözetliyor. Nelsson da Mendes ve Marcao'yu. Kaan Ayhan Marcao'ya yetişmeye çalışıyor. Köhn ise devre dışı kalmak üzere. (Kaynak).

Köhn'ün bu hatası sırasıyla Abdülkerim Bardakcı ve Victor Nelsson'u ikilemde bırakıyor. Köhn'ün Eysseric'e yönelmemesi nedeniyle Bardakcı bir yandan Mendes'i, diğer yandan Eysseric'i gözetlemek zorunda kalıyor. Nelsson da aynı şekilde; aynı anda hem Mendes'i hem de Marcao'yu kontrol etmeye çalışıyor.

Burada Galatasaray tandeminin imdadına gelebilecek tek oyuncu Mendes'in Marcao'ya pas açısını kapatmak için geri koşan Kaan Ayhan'dı. Ancak koşuya arkadan başlayan Kaan Ayhan hızlı bir futbolcu olmadığı için Marcao'ya yetişemiyor. Böylece Mendes'in pasıyla buluşan Marcao Galatasaray kalecisi Günay Güvenç'in ileri çıkmasından da yararlanarak takımının ilk golünü atıyor (aşağıdaki fotoğraf).

Karagümrük'ün ilk golüne bakıyoruz. Mendes'in pasıyla Galatasaray ceza sahasına giren Marcao gol vuruşunu yapıyor. Ceza sahasındaki diğer Karagümrüklü oyuncu ise hücumun başında Oliveira'nın kapatmaya çalıştığı Eysseric. Bu ikisi arasında yaklaşık 10 metre fark var. (Kaynak).

Santos sanırım burada ve maçın diğer bölümlerinde Galatasaray savunmasının yaptığı paylaşım hatalarını, özellikle de Köhn'ün savunma zaaflarını not ederek pazar günü Milot Rashica'yı nasıl kullanması gerektiği konusunda ciddi fikirler edinmiştir. Keza Semih Kılıçsoy'un bu defans yerleşimine karşı neler yapabileceği konusunda da umutlu düşüncelere dalmıştır.

Sonuç

Galatasaray'ın çok dar bir rotasyona sahip olduğu sır değildi. Bunun nedeni sezon başında rotasyon oyuncusu olarak tanımlanan futbolcuların zorunluluktan ilk 11 oyuncusu durumuna evrilmeleri, adları ilk 11'e yazılanların ise yedeğe düşmeleri, hatta bazılarının rotasyon oyuncusu olma vasfını bile yitirmeleri.

Bundan kastım şu: Sezon başında Kaan Ayhan, Victor Nelsson, Kerem Demirbay, Dries Mertens, Barış Alper Yılmaz, hatta Kerem Aktürkoğlu'nun artık rotasyon oyuncusu olacakları düşünülüyordu. İlk 11'e ise oyunlarına değil isimlerine yatırım yapılan Angeliño, Wilfried Zaha, Hakim Ziyech, Tetê, Davinson Sánchez, Tanguy Ndombélé gibi oyuncular yazılıyordu.

Bu gerçekleşmedi; çünkü kısmen Sánchez, Zaha ve Ziyech dışındakiler bırakalım takımın as futbolcusu olmayı, rotasyon oyuncusu bile olamadılar. Bu futbolcuların beklentileri karşılayamaması nedeniyle sezon başında bu takımda artık kolay oynamayacakları düşünülen Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz, Mertens gibiler ilk 11'in değişmez futbolcusu durumuna yükseldiler.

Okan Buruk, Karagümrük karşısına sürekli olarak ilk 11'de oynadıkları için yıpranan futbolcuları fazladan yıpratmamak için Karagümrük'ün karşısına "dinlenik" futbolcularla takviye edilmiş bir takım çıkardı. Buruk'un maç boyunca bitmek bilmeyen denemelerle ayağa kaldırmaya çalıştığı "dinlenik" ve "yıpranmış" karması, Karagümrük'e karşı varlık gösteremeden Türkiye Kupası'nın dışına itildi.

Pazar günü Okan Buruk bu dar, üst üste gelen kötü oyun ve yenilgiler nedeniyle özgüvenini kaybetme noktasına gelmiş yorgun bir oyuncu grubuyla Beşiktaş karşısına çıkacak. Buruk'un bu yıpranmış oyuncuları üç günde ayağa kaldırıp kaldıramayacağını göreceğiz.

Melih Şabanoğlu kimdir?

Melih Şabanoğlu, Galatasaray Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu.

Okur, yazar, merak eder. Çocukluktan itibaren her yaş döneminde ve değişik sektörlerde çalışırken spor ve futbol, amatör tutkusu oldu hep.

Futbolun matematiğini anlamaya çalıştı. Sabahtan akşama dek muhtelif maçlar izleyerek geçireceği günlerin hayalini kurdu.

Ana ilgi ve uğraş alanı ise Osmanlı modernleşmesi ve geç Osmanlı döneminde spor tarihi.

Bu konuda Kuruluş: Mekteb-i Sultani'den Galatasaray Spor Kulübü'ne Türkiye'de Futbolun Erken Çağı (1904-1907) başlıklı bir kitabı var.

Önümüzdeki dönemlerde bu çalışmanın diğer ciltlerini çıkarmayı umuyor.

 

Yazarın Diğer Yazıları

Eski ve yeni futbol

Galatasaray son dönemde yeni bir futbola yelken açtı. Yeni futbol hızdan daha çok kontrol ve pas futboluna dayanıyor. Bu yeni futbolun sembolü Ziyech. Aktürkoğlu ise eski hız futbolunun sembolüydü

Sapere aude

Galatasaray çok zor geçeceği düşünülen Alanyaspor deplasmanını ikinci yarıdaki etkili futboluyla kolayca aştı. Ligin bitimine altı hafta kala Okan Buruk "bilmeye cesaret et" mottosunu sürdürüyor

Bir dakikalık maç

Süper Kupa finaline iki şey damga vurdu: Fenerbahçe’nin finale aynı gün maç yapmış U-19 takımıyla çıkması ve bu takımın 1-0 geriye düştükten sonra sahadan çekilmesi