Fed’in odaklandığı göstergeler ve faiz indirim beklentileri
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Fed’in odaklandığı göstergeler ve faiz indirim beklentileri

Fed’in faiz indirimi ve tüm faizlerdeki düşüş beklentisi özellikle yüksek getirili tahvillere ve ayrıca altına olan talebi artırıyor. Ancak burada faiz indirimlerinin süresi ve büyüklüğü belirsiz olduğu için daha düşük ve daha yüksek riskli varlıkları bugünden ayırt etmek güç

Fed’in odaklandığı göstergeler ve faiz indirim beklentileri

Merkez bankacılarının faiz oranlarının geleceği konusunda odaklandığı göstergelerin başında çekirdek PCE verisi yer alıyor.

ABD’de Ağustos ayına ilişkin çekirdek PCE verisi yıllık bazda yüzde 2,9 ile değişmedi ve beklentilerle uyumlu geldi.  

Fiyatlardaki temel eğilimin daha iyi görülebilmesi için gıda ve enerji fiyatları hariç Kişisel Tüketim Harcamaları Fiyat Endeksi (PCE Fiyat Endeksi)ndeki artış aylık bazda yüzde 0,3 oldu. Gıda ve enerji hariç bu çekirdek PCE verisi, enflasyonun yükselmeye devam ettiğini gösteriyor.

Enflasyon, Trump'ın ilk döneminden daha yüksek ancak kendisi enflasyonu yendiğini söylüyor. Politika yapıcıları da fiyat artışlarının yüzde 2’lik hedefe doğru yavaşlamaya devam etmesini beklemelerine rağmen, aylık artış devam ediyor.

Açıklanan fiyat artışları her ne kadar beklentilerle uyumlu olsa da enflasyon hâlâ Fed'in yüzde 2’lik hedefinin oldukça üzerinde.

Fiyat artışlarının düzeyi Fed politikası açısından mutlaka önemli ama son Fed toplantısında önceliğin enflasyondan istihdam ve büyümeye kaydığı görüldü. İstihdam azalışı hem Fed hem ekonomik aktivite düzeyi için önemli bir endişe kaynağı.

Ağustos ayında ABD’de özel sektörde Temmuzdakinin yaklaşık yarısı kadar istihdam yaratıldı (54 bin kişi). İşe alımlar yavaşlıyor ve iş kayıpları eğitim, sağlık ve sanayide giderek artıyor. Ayrıca istihdam piyasasına ilişkin bir başka gösterge olan işsizlik başvurularında Eylül ayında sınırlı bir gerileme ortaya çıktı. İstihdam verilerinin olumsuz gelmeye devam etmesi, yakın vadede Fed'in faiz indirimlerine gitme olasılığını artırıyor.

O nedenle Fed’in işsizlik oranı için son güncel tahmini 2026 yılı için yüzde 4,4 (önceki yüzde 4,5) oldu. Enflasyon tahminini de de 0,2 puan artırarak yüzde 2,6’ya revize etti. Faiz indirimlerine kapı aralayan revizeler bunlar.

ABD’de Ağustos ayında fiyat değişimlerinden arındırılmış kişisel harcamalar son aylardaki artışını devam ettirdi. Kişisel servette de önemli bir artış söz konusu. Bu da talebin sürdürülmesine katkı sağlıyor.

Fiyat artışları tüketici harcamalarını olumsuz yönde etkileme potansiyeli taşısa da, ABD’de tüketim hep ön planda ve büyümenin itici gücü. Ancak tüketicinin enflasyona rağmen direncinin kaynağına da bakmak gerek. Gerçek gelirlerdeki artış mı, tasarruf artışı mı, servet dağılımındaki adaletsizlikler mi, yoksa kişisel borçluluktaki artış mı tüketicinin direncini devam ettiriyor?

Tüketim harcamalarındaki artışın devamını engelleme potansiyeline sahip birkaç önemli nokta var. Bunlardan biri, yukarıda bahsettiğim istihdam ile ilgili olumsuz beklentiler. Bir başkası da işe göre gelirin ne düzeyde artacağı ve tasarruf etme olasılığı.

Tüm veriler bir araya gelince ekonominin ivmesini koruduğu anlaşılıyor. Ama enflasyona yol açmayan sağlıklı bir büyüme reçetesinde, ekonomik gücün merkezi olarak arz tarafı yazıyor olmalı.  

Ve nihayetinde Fed’in faiz indirimi ve tüm faizlerdeki düşüş beklentisi özellikle yüksek getirili tahvillere ve ayrıca altına olan talebi artırıyor. Ancak burada faiz indirimlerinin süresi ve büyüklüğü belirsiz olduğu için daha düşük ve daha yüksek riskli varlıkları bugünden ayırt etmek güç.

İlgili İçerikler