İBB davasının 44. günü | Duruşmada doğum günü kutlanan İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu çıkışı: Bu insanlara hırsız, rüşvetçi diyen, iftira atanlara, sözlerini aynen iade ediyorum
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

İBB davasının 44. günü | Duruşmada doğum günü kutlanan İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu çıkışı: Bu insanlara hırsız, rüşvetçi diyen, iftira atanlara, sözlerini aynen iade ediyorum

İBB İMAMOĞLU DG

T24 Haber Merkezi 

İBB davasının 44. günü CHP'nin tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 55 yaşına girdiği doğum günü kutlamasıyla başladı. Eşi Dilek İmamoğlu, "Seni seviyorum sevgilim. İyi ki doğdun" yazılı pankartla salona geldi. Ekrem İmamoğlu, "Fazla uzatmayalım. Niye doğurdun diye anneme babama dava açarlar" dedi.  Duruşma salonundan Kılıçdaroğlu'na seslenen İmamoğlu, "Başından beri bu sürecin savcılığını yapan iktidarın başındaki zihniyete ve aynı dili kullanan benim canım partimin başındaki kayyuma, bu insanlara hırsız, rüşvetçi diyen iftira atan insanlara sözlerini bu masum insanlar adına aynen iade ediyorum" diye konuştu. 

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılarak tutuklanan İmamoğlu’na yönelik yürütülen ‘yolsuzluk’ soruşturması tamamlanarak 11 Kasım 2025 tarihinde 3 bin 809 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianamede 'örgüt lideri’ olarak adı geçen İmamoğlu’nun; ‘Suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ‘Rüşvet’, ‘Suç gelirlerinin aklanması’, ‘Kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık’, ‘Kişisel verilerin kaydedilmesi’, ‘Kişisel verileri ele geçirme ve yayma’, ‘Suç delillerini gizleme’, ‘Haberleşmenin engellenmesi’, ‘Kamu malına zarar verme’, ‘Rüşvet alma’, ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’, ‘İrtikap’, ‘Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’, ‘İhaleye fesat karıştırma’, ‘Çevrenin kasten kirletilmesi’, ‘Vergi usul kanununa muhalefet’, ‘Orman kanununa muhalefet’ ve ‘Maden kanununa muhalefet’ suçlarını işlediği iddia edildi. İmamoğlu’nun 142 eylem nedeniyle 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

İlk duruşmadan bu yana 42 sanık tahliye edildi

Mahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı MehmetKaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Mustafa Keleş, Engin Ulusoy ve Gökhan Köseoğlu’nun tahliyeleri talep edildi. Mahkeme, savcının mütalaası sonrası Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak’ın tahliyesine karar verdi. 

Duruşma, 44’üncü gününde İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda yapıldı. 

T24, duruşmada yaşananları dakika dakika aktarıyor. İşte son gelişmeler...

18.00 - İmamoğlu: Hüseyin Köksal’ın yargılanmasının yegane nedeni Ekrem İmamoğlu ile tanışlığıdır

İmamoğlu: “Ben Hasan Hüseyin Yeşilyurt’un Hüseyin Köksal kardeşimi tehdit ettiğini ilk kez duyuyorum.

İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde benim şahsım aileme yüzlerce ağza alınmayacak hakaret ve iftiralar oldu. Her birini bir savcıya düşürerek. O savcının kim olduğu da belli. Bugüne kadar bir tanesine soruşturma izni dahi izin verilmeyen bir Çağlayan Adliyesi ile karşı karşıyayız. İftiralar ve hakaretlere midem kaldırmadığı için bakamadım. İftira ve hakaretlere bir tane bile soruşturma izni verilmediğini söylüyorum. Suç duyurusuna muhatap HSK… Hiçbir işe yaramayacağını adım gibi de biliyorum. Makam ve menfaat yerine dönmüştür orası çünkü. Adalet Bakanlığı da bunu ispat etmiştir nokta.

Hüseyin Köksal’ın yargılanmasının yegane nedeni Ekrem İmamoğlu ile tanışlığıdır. Bu kaldırılır bir şey değil. Türkiye Cumhuriyeti devletinde bu dönemdeki kadar vahim olaylar yaşanmamıştır. Hüseyin Bey’in yaşadıkları ile ilgili, onunla alakalı gazete haberlerini ben de takip ettim. Sorumlu hissediyorum çünkü. Sadece o değil kuzeni de burada. O sayfaları dosya yapsınlar. Bakalım dayanabilecek misiniz üç dört sayfadan sonra. Burada bu insanların diri ve sağlam kalmasının tek kişi haysiyetleridir.

Hüseyin Köksal’ın sırf aile münasebetimiz ve ahlaklı bir tacir olduğu için, Ekrem İmamoğlu ile ilişkisinden, aile ile yakınlığından dolayı burada olduğunu düşünüyorum.”

İmamoğlu Hüseyin Köksal’a sordu: İmamoğlu inşaattan villa almışsınız. Benim haberim olmadığını söylediniz ama yine sormam lazım. Bu alımda benim bir tavsiyem, konuşmam, zorlamam, talebim olmuş mudur?

Hüseyin Köksal: Olmadı

16.00 - Özel'den İmamoğlu'na doğum günü mektubu

Özel, İmamoğlu'na doğum günü için gönderdiği mektubunda şu ifadeleri kullandı:

"Canım Başkanım;

Biliyorsun kalbimin bir yarısı seninle birlikte Silivride tutuklu.

Çok zor günlerdeyiz ama biz başaracağız, biz kazanacağız.

Yeni yaşın kutlu olsun.

Seni özgürlükte kucaklayacağım günler uzakta değil.

İyi ki doğdun. İyi ki dostumsun.

Özgür Özel"

15.35 - İmamoğlu'ndan Kılıçdaroğlu çıkışı: Benim canım partimin başındaki kayyuma, bu insanlara hırsız, rüşvetçi diyen iftira atan insanlara sözlerini bu masum insanlar adına aynen iade ediyorum

Köksal’ın savunmasının ardından duruşmaya ara verildi. İmamoğlu, salondan ayrılırken, doğum gününü kutlayanlara, "Doğumuma vesile olan anneme babama soruşturma açmadılar henüz ama her an açabilirler" diyerek espri yaptı.

Savunma yapmak üzere kürsüye geldiği sırada rahatsızlanan Erdinç Çolak’a ilişkin de konuşan İmamoğlu, "Burada büyük bir zalimlik yaşanıyor" dedi.

Ekrem İmamoğlu, "Büyük bir zulüm altında onur ve haysiyet mücadelesi veriliyor, hiç kimse tek bir delille yatmıyor. Ama buna rağmen başından beri bu sürecin savcılığını yapan iktidarın başındaki zihniyete ve aynı dili kullanan benim canım partimin başındaki kayyuma, bu insanlara hırsız, rüşvetçi diyen iftira atan insanlara sözlerini bu masum insanlar adına aynen iade ediyorum” ifadelerini kullandı. 

15.30 - Reklamcı Köksal: Danıştay, ihalelerde hukuka aykırılık bulmadı

Duruşmada savunması alınan Urban Medya Yetkilisi avukat Ahmet Köksal, BVA Reklam ve Urban Medya şirketlerinde görünen hisselerinin fiili sahibinin kuzeni Hüseyin Köksal olduğunu belirterek, şirketlerdeki görevinin ağırlıklı olarak hukuki süreçleri yürütmekten ibaret olduğunu söyledi. Köksal, “Her iki şirketin kullandığı kredilerde, teminatlarda ve kefaletlerde Hüseyin Köksal’ın imzası bulunmaktadır. Herhangi bir şeyi gizleme amacıyla hareket edilmemiştir” dedi.

20 yıldır avukatlık yaptığını belirten Köksal, şirketlerdeki görevinin sözleşmelerin hazırlanması ve hukuki süreçlerin yürütülmesi olduğunu ifade ederek, “Şirketlerin hangi ihaleye katılacağı, hangi bedelle teklif vereceği benim görev alanımda değildi. Teknik bilgim de bulunmuyordu. Ben yalnızca ihale dosyalarının hukuki uygunluğunu kontrol ediyordum” ifadelerini kullandı.

İddianamede yer alan 61 ve 62 numaralı eylemlere ilişkin savunma yapan Köksal, BVA Reklam’ın söz konusu İBB ihalelerine katılmadığını ve teklif vermediğini belirtti. Köksal, “İhaleye katılmayan bir şirketin ihaleye fesat karıştırması hukuken mümkün değildir. Bir an için iddia doğru kabul edilse bile fail değil, mağdur konumunda olurum” şeklinde konuştu.

BVA Reklam ile Urban Medya’nın aynı şirketler gibi gösterildiğini belirten Köksal, söz konusu ihalelerin yapıldığı tarihlerde Urban Medya’nın Hüseyin Seçkin’e ait olduğunu söyledi. Köksal, “İhalelerin yapıldığı dönemde iki şirket rakip konumdaydı. Bu nedenle muvazaalı teklif verilmesi mümkün değildir” ifadelerini kullandı.

İddianamede yer alan kamu zararı hesaplarına da tepki gösteren Köksal, aynı eylem için farklı raporlarda yüz milyonlarca liralık farklar bulunduğunu belirterek, “Bir raporda 896 milyon lira denilen zarar, iddianamede 27 milyon liraya düşüyor. Başka bir eylemde 1,5 milyar lira denilen zarar daha sonra 61 milyon liraya dönüşüyor. Bu rakamların hangi yöntemle hesaplandığı belli değildir” dedi.

Köksal, kamu zararına neden olunduğu iddialarını reddederek, ihalelerin tamamının muhammen bedelin üzerinde sonuçlandığını söyledi. Köksal, “90 milyon liralık muhammen bedelle çıkılan ihale 97,5 milyon liraya sonuçlanmış, ardından BVA Reklam aynı işi 108 milyon liraya almıştır. Başka bir ihalede ise 217 milyon liralık muhammen bedele karşılık iş 277 milyon liraya verilmiştir. Bu durumda kamu zararından söz etmek mümkün değildir” savunmasını yaptı.

İddianamede yer alan 63 numaralı eylem kapsamındaki ihalenin Danıştay tarafından da incelendiğini aktaran Köksal, “İhalenin ilanı, şartları ve muhammen bedeline ilişkin itirazlar yargıya taşındı. Danıştay 13. Dairesi ihalede herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına karar verdi” dedi.

Köksal, aynı bilirkişi değerlendirmelerinde 2019 ve 2021 yıllarında yapılan bazı İBB reklam ihaleleri için de benzer eleştirilerin yer aldığını ancak bunların iddianamede suçlama konusu yapılmadığını söyledi. Köksal, “Aynı değerlendirmeler önceki dönem ihaleleri için de yapılmış olmasına rağmen bunlar eyleme dönüştürülmemiştir” diye konuştu.

Örgüt üyeliği suçlamasını da reddeden Köksal, iddianamede yer alan “haftada üç gün gizli toplantı” iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek, “Emrah Bağdatlı’yı hayatımda hiç görmedim. Murat Ongun’u ise yalnızca iki kez, kamuya açık alanlarda uzaktan gördüm. Kendisini tanımıyorum. İddia edildiği gibi gizli toplantılar yapmam söz konusu değildir” dedi.

“MAL VARLIĞIMIN BÜYÜK BÖLÜMÜ MİRAS KALAN TARLALARDAN İBARET”

İddianamede adına kayıtlı taşınmazların örgüt üyeliği suçlamasına dayanak yapılmasına da tepki gösteren Köksal, “İddianamede 28 aktif tapu kaydım olduğu yazılmış. Oysa 18 tapum var. Bunların 15’i Trabzon’da miras yoluyla intikal eden fındık bahçeleri ve tarlalardır. Geriye kalan iki taşınmaz da yıllar önce satın alınan tarla vasfındaki arazilerdir” şeklinde konuştu.

Savunmasını tamamlayan Köksal, hakkında yöneltilen suçlamaların hiçbirinin somut delille desteklenmediğini belirterek, “Ne örgüt üyeliği ne de isnat edilen diğer suçlarla ilgim vardır. Hakkımda somut bir delil bulunmamaktadır. Tahliyeme ve beraatime karar verilmesini talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

11.30 - Ömür Yılmaz savunma yapıyor, duruşmaya ara verilmedi 

Duruşmaya 15 dakika ara verildiği duyurulmuştu ancak Mahkeme Başkanı daha sonra ara vermekten vazgeçti. Diğer tutuklu isim olan reklamcı Ömür Yılmaz kürsüye gelerek savunmasına başladı.

11.15 - Çolak fenalaştı, savunmasına devam edemedi 

Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erdinç Çolak, “403 gündür tutukluyum, yaklaşık 2 saat konuşmak için 403 gündür bekliyorum. Kalp damarımın değiştiğini, diyabetimin olduğunu, hipertansiyon hastası olduğumu beton tabutun içinde her gün 16 tane hap içtiğimi biliyordunuz. Beni burada cezalandırırken evlatlarımı da dışarıda cezalandırmayı tercih ettiniz” dedi.

“Şekerim düştü” diyen Erdinç Çolak, kürsüde ayakta duramadı. Bayılmak üzere olan Çolak, savunmasına devam edemedi. Diğer tutuklu isimler ve jandarma Çolak’ın başında bekliyor, sağlık görevlilerinin salona gelmesi bekleniyor. Erdinç Çolak daha sonra salona gelen sağlık ekipleri tarafından salondan çıkarıldı.

11.00 - İmamoğlu'nun doğum günü kutlandı: Uzatmayalım, anneme dava açarlar

Duruşma, Ekrem İmamoğlu'nun doğum günü kutlamasıyla başladı. İzleyici sıralarına "İyi ki doğdun" pankartları asılırken eşi Dilek İmamoğlu, "Seni seviyorum sevgilim. İyi ki doğdun" yazılı bir pankart kaldırdı.

Dilek Imamoğlu, eşi Ekrem İmamoğlu'na doğru bir pasta uzatarak mumlarını üfledi.

İmamoğlu afişi açmak isteyen bir kişiye jandarma müdahale ederek afişi aldı. 

Ekrem İmamoğlu, "Fazla uzatmayalım. Anneme babama dava açarlar niye doğurdun diye" ifadelerini kullandı. 

İlgili İçerikler