04 Aralık 2021

Kuzey'de savaş rüzgarları esiyor

Batı'nın desteğini alan Ukrayna ile Rusya arasında 'savaş' havası esiyor. Askerlerin izni kaldırıldı, sıkıyönetim ilanı ile Ukrayna her türlü olasılığa karşı teyakkuzda…

Türkiye kendi iç sorunlarıyla boğuşurken Kuzey'de çok ciddi dış gelişmeler yaşanıyor. Tüm dünya Rusya'nın Ukrayna'yı 'ilhak' edip etmeyeceğini tartışıyor NATO acil olarak konuyu ele alıyor ve hatta Ukrayna sınırına yığınak yapma girişiminde bulunuyor. Rusya NATO'yu, NATO da Rusya'yı tehdit ediyor.

İlgilenenler için biraz konunun özüne gireyim. Kiev'de iktidara gelen ve Rusya yanlısı olarak bilinen Viktor Yanukoviç'in AB ile anlaşmalarını askıya almasıyla sorun başladı. Ülkenin içişlerine doğrudan müdahale ettiği belirtilen Rusya'ya karşı halk ayaklanması başladı. Ülkedeki Batı yanlıları ile Rusya yanlıları arasında 'meydan olayları' yaşandı. 2014 yılında AB yanlıları Yanukoviç'in bu kararına karşı ayaklandı. Devlet Başkanı Yanukoviç Rusya'ya kaçmak zorunda kaldı. Olaylar Kırım'a ve Donbas'a da sıçradı. Ve Kırım Meclisi'nde Rusya'nın 'askeri' baskısıyla Mart 2014'te referandum kararı alındı ve Ukraynalıların protesto edip katılmadığı referandum sonrası, yasadışı olarak Kırım ilhak edildi. Bununla da kalmadı, Rusya yanlısı ayrılıkçılar Ukrayna'da Rus kökenli nüfusun yoğun olarak bulunduğu Donetsk ve Lugansk (Donbas) bölgelerinde Şubat 2014'te ayrılıkçı gruplar ağır silahlarla baskı kurarak, Ukraynalıların katılmadığı halk oylamalarıyla Mayıs 2014'te Donetsk Halk Cumhuriyeti ve Lugansk Halk Cumhuriyeti isminde iki ayrı yönetim oluşturdu. O bölgede oluşturulan cephede zaman zaman çatışmalar yaşandı ve can kayıpları oldu. Özellikle son dönemde Rusya bu bölgeye askeri sığınak yaptı, sınıra ve ilhak ettiği Kırım'a asker yığdı. Bu durum NATO, AB ve ABD'nin tepkisine neden oldu. ABD bir adım öne çıktı ve Rusya'nın 'saldırganlığına' karşı Ukrayna'ya tam destek verdiğini duyurdu.

Çatışmaların durması ve ilhakla sonuçlanan de facto durumun son bulması için uluslararası çabalar yetmedi. Yapılan anlaşmalar bir müddet sonra bozuldu. Rusya, Donbas'a Ukrayna anayasasında özel statü sağlayacak değişiklikte ısrarcı olurken Ukrayna bu talebi reddetti. NATO Ukrayna'ya geçen yıl "NATO genişletilmiş fırsatlar partneri" statüsünü tanıdı. Bu durum Rusya'nın tepkisine neden oldu.

Sıkıyönetim ilan edildi

Ve bu hafta başı Rusya'nın Ukrayna donanmasına ait üç gemiye el koymasıyla 'savaş tamtamları' çalınmaya başlandı. Ukrayna Parlamentosu 30 günlük sıkıyönetime geçilmesini öngören kararı kabul etti. NATO ve Pentagon bu karar üzerine Rusya'ya yönelik baskıyı artırma söylemine girdi. Rusya'nın, Ukrayna'yı Azak kıyılarından tamamen çıkarmak için yeni bir kış operasyonu başlatması ihtimalinin göz ardı edilemeyeceği ve buna karşı önlemlerin alınacağı söylendi. Rusya'ya yönelik yeni bir 'yaptırım paketi' hazırlığı içine girildi. NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, "Rusya, Ukrayna'nın bağımsızlığına karşı güç kullanırsa ağır bir bedel öder"dedi. Benzer söylem ABD'den de geldi.

Rusya, 2014 yılında Kırım'ı ilhakından bu yana Ukrayna'nın doğusundaki ayrılıkçı gruplara destek veriyor. Ukrayna yönetimine göre, bölgede çatışmalar sonucu şu ana kadar yaklaşık 14 bin kişi yaşamını yitirdi.

Peki Türkiye bu krizin neresinde?

Ukrayna Türkiye ile orduya korvet (hafif savaş gemisi) ve SİHA üretimi için 14 Aralık 2020'de 69 milyon dolarlık bir anlaşma imzaladı. Kiev yönetimi, askeri gücünü artırmak amacıyla Türk yapımı Bayraktar TB2 SİHA'larından satın aldı Kiev yakınlarında bir fabrikada benzer SİHA'ların üretilmesi konusunda Ankara ile anlaştı. Yapılan bu anlaşma Moskova'nın tepkisini çekti. Şimdilerde ise Batı'nın desteğini alan Ukrayna ile Rusya arasında 'savaş' havası esiyor. Askerlerin izni kaldırıldı, sıkıyönetim ilanı ile Ukrayna her türlü olasılığa karşı teyakkuzda… Savaş rüzgarları, Kuzey'den esiyor.

Yazarın Diğer Yazıları

Geçmişten ders alındı mı? 

Yetenekli ve öngörebilen diplomatlar Dışişleri Bakanlığı'nda hâlâ kaldı mı ve yıllardan beri sürdürülen başarısız bir dış politikadan geri dönüş olur mu? 

Davutoğlu neler olduğunu açıklamalı…

Şimdi Davutoğlu o dönemde CHP'nin ve Kılıçdaroğlu'nun her türlü özverisine rağmen bir 'koalisyon hükümeti' kurmadığına acaba pişman mı? Erdoğan'dan bağımsız hareket edebilseydi, her şeyin çok daha farklı olabileceğini düşünüyor mu acaba? 

Zeynel Bey'in Hastanesi

Kabul edelim artık… 2011’den beri ülkemize gelenlerin büyük bir kısmı ülkelerine dönmeyecekler