17 Mayıs 2020

New York'tan: Korona modanın geleceğine yön veriyor; ırkçılık ise bu kıtayı terk etmiyor

Buralarda Adalet Ağaoğlu'nun “Ölmeye Yatmak” romanını kimse bilmiyor. Akıntıya sürüklenmiş zihinlerimiz şimdi çok daha kırılgan

Ölü sayısında artış olacağının bilinmesine rağmen, Amerika'nın büyük bir bölümünde kısıtlamalar kaldırılarak ekonominin açılmasına karar verilmiş olması tartışılıyor. Amerikalıların ölüme alışmakta olduğu, ekonominin normalleştirilmekte olduğu 44 eyaletin en az 20'sinde ölü sayısında hızlı artışlar meydana geldiği söyleniyor.

Amerika, Korona'yla mücadeledeki başarısızlığını unutup hızla “normalleşme”ye koşuyor. birçok eyaletin tedbirlerini kaldırması en çok işlerine dönmek zorunda kalan çalışanların hayatını riske atıyor. Çalışanlar geri dönmezlerse “evde kal emri” ya da işsizlik nedeniyle aldıkları ücretleri kaybedecekler. Bazı sağlık uzmanları için bu erken açılma adeta bir Rus ruleti. Amerikalıların büyük bir bölümü bu hızlı açılmayı desteklemese de ekonomi ile kamu sağlığı arasında tercih yapmaya zorlanıyor.

Cumhuriyetçiler, normalleşme sürecinde yeniden açılacak şirketleri, çalışanlar ya da müşteriler tarafından açılabilecek davalardan korumak için tedbir almak istiyorlar ve şirketlere hukuki bir kalkan sağlanmazsa Demokratların, eyalet ve yerel yönetimlere yardım çağrılarına olumlu cevap vermeyeceklerini söylüyorlar. Amerikan Ticaret Odası, açılabilecek davalar nedeniyle işyerlerinin normalleşme konusunda ciddi tereddütleri olduğunu belirtti. Trump şirketlerin korunması önerisini destekliyor.

Trump sadece halkı değil, eyaletleri de kutuplaştırıyor

Trump, gelirlerinde büyük düşüş ortaya çıkmış eyaletlerin bütçelerine Federal Hükümet tarafından destek olunması konusundaki soruya, “İllinois'e, New York'a, Kaliforniya'ya (hepsi Demokrat Partili Valiler tarafından yönetiliyor) bakın, hepsi kötü idare edildiği için borç içinde, bunlara verilecek destek eyaletlerini başarıyla yöneten Cumhuriyetçi valilere haksızlık olur” dedi. New York Valisi ise buna, “hiçbir eyalet Korona'dan önce Federal Hükümetten mali destek talep etmiyordu, New York son beş yılda vergiler yoluyla Federal bütçeye 116 milyar daha fazla net katkı sağladı” diye cevap verdi.

Güzellik salonları, kuaförler, restoranlar ve dövme dükkanlarının bile açılmasına izin verilen Georgia eyaletine, bu hizmetlerin başlamadığı komşu eyaletlerden her gün 65 bin ziyaretçi geliyor. Gelenlerin büyük çoğunluğu bu hizmetlerden yararlanmasa da insanların yeni hayata nasıl adapte olduğunu görmek istiyor. Georgia'da güzellik salonunda çalışan Terri, “işim tam müşterinin yüzünde çalışmayı gerektiriyor. Maske taksam bile müşterim maskesizken kendimi nasıl koruyabilirim,” diyerek endişelerini dile getiriyor.

Harvard Üniversitesi'nin T.H. Chan Kamu Sağlığı Fakültesinde bulaşıcı hastalıklar uzmanı Marc Lipsitch, aralarında bazı farklılıklar olsa da birçok araştırmanın Korona'nın 1,5 ila 2 yıl çok aktif bir biçimde hayatımızın bir parçası olacağını gösterdiğini söylüyor. Bütün bu araştırmalar sadece bir kere uygulanacak sosyal mesafelendirmenin salgını kontrol edemeyeceğine işaret ediyor. Doktor Stephen Kissler, aşı olmazsa uzun bir süre sosyal mesafelendirmeye ihtiyaç duyulacağının anlaşıldığını belirtiyor.

Trump, Korona daha hızını kesmemişken 7 Mayıs'ta Korona'yla mücadele Görev Gücü'nü dağıtmaya karar verdiğini açıklamıştı. Gelen büyük tepkiler üzerine ise “Görev Gücü'nün bu kadar popüler olduğunu bilmiyordum, görevine devam etmesine karar verdim” dedi. Ancak Trump'ın talimatıyla, Görev Gücü bundan böyle, ekonominin yeniden açılması üzerinde yoğunlaşacak ve böylece krizden uzaklaşılmış olduğu izlenimi yaratılmaya çalışılacak gibi görünüyor.

Trump ekonomiyi tekrar açmak için çaba gösterirken Korona, Beyaz Saray'a da sızdı. Böylece, Korona'nın Amerika'nın en iyi korunan mekanına dahi sızabileceği anlaşılmış oldu. Trump'ın ekonomi danışmanı Kevin Hasset, Beyaz Saray'daki çalışma ofisine giderken korktuğunu itiraf etti. Şimdi, Beyaz Saray güvenli değilse hangi mekan güvenli olabilir sorusu tartışılmaya başlandı.

Yeni hayat nasıl yaşanıyor?

Evde yapılan egzersizler komşular arasında gerginliğe sebep oluyor. Ağırlık çalışırken, kaldırdığı ağırlığı yere hızla bırakanlarla alt kattaki komşular arasında sert ağız dalaşları yaşanıyor. Bazıları süpürgeyle tavana vururken, bazıları üst kat komşusuna kalın matlar hediye ediyor. İnsanların evde ve sokaklarda spor yapmaya alışması sonucunda üyelerinin geri gelmemesi ihtimali spor klüplerini gittikçe daha fazla korkutuyor. 1920 yılından bu yana hizmet vermekte olan GEM SPA spor mekanı Korona'ya dayanamayarak kapandı.

New Yorklulara mektup yazın, göndermeseniz de yazın, mektup yazarken neye şükran duyduğunuzu dile getirin, bu beyninizdeki dopamin üreten merkezi harekete geçirir diye tavsiyeler veriliyor. “Bugün ulaşmak istediğiniz en büyük amaç nedir? 90 günlük amacın nedir? Tecrübelerinden hangi dersleri çıkardın? Ne için şükran duyuyorsun? Bu bazen güneş ışığını görmek bazen bir yürüyüşten dönmek olabilir, bunları yazın” deniyor. İçine kapalı bir insan olduğunu söyleyen Adam Grant, “Bugüne kadar yalnızlığa karşı bağışıklığım olduğunu, yalnız yaşamanın benim için bir lütuf olduğunu düşünürken, şimdi kendimi yalnız hissetmeye başladım. Bunun üzerine hayatımda en çok değer verdiğim 100 kişinin listesini çıkararak bir hafta içinde her birine mektup yazdım ve birçoğundan cevap aldım. Artık kendimi ruhsal olarak insanlara daha yakın hissediyorum” diyor.

Korona hava tahminini de etkiliyor. Dünya Meteoroloji Örgütü, atmosfere ait verilerin büyük ölçüde ticari uçuşlar sırasında uçaklardaki sensörler vasıtasıyla edinildiğini, bazı yerlerde uçuşların yüzde 90 oranında azalmış olmasının uçaklardaki sensörler vasıtasıyla sıcaklık, rüzgar ve nem oranına ilişkin bilgilerde büyük azalmaya yol açtığını, hava tahmini raporlarının bundan çok menfi etkilendiğini açıkladı.

Anneler Korona zamanında yaşamayı daha iyi bilir

10 Mayıs Anneler gününde annelerin büyük bir bölümü hediye olarak tek isteklerinin kendilerine yalnız başlarına kalabilecekleri bir zaman verilmesi olduğunu söyledi. Annelik görevi 7/24 bitmeyen bir kabusa dönüştü.

Biz anneler hayatta birçok şeyden korkarız, ama en çok da başarısız bir anne olmaktan korkarız. Çocuklarımızın bizim yapacağımız tercihlerin, hataların mirasını taşıyacaklarını bildiğimiz için sürekli korku ve endişeyle yaşarız. Çocuklarımızda hem kendimizi görmek ister, hem de onların kendimize ait kusurlardan uzak durmalarını isteriz. Yetersizlik, suçluluk, sonsuz sevgi, anlayış, kızgınlık, az da olsa kendine güven, şaşkınlık, tasa, hayret, acı veren kararlar annelerin hayat boyu yanlarından ayrılmayan yol arkadaşlarıdır.

Bazen dalgaların içinde boğulur gibi hissettiğinde onun mutlu ve kendinden emin biçimde karaya çoktan ulaşmış olduğunu görürsün. Sevginin sözlerden çok cesaret istediği, her anı sınamalarla dolu, onun ne olduğunu anlamaya çabalarken kendini keşfettiğin, ona dair her şeyi bilmek istediğin, zayıflığını, eksikliğini sürekli hatırladığın, veda etmeden kapıyı çarpıp çıktığında seni çaresiz bin pişmanlıkla baş başa bırakan, boyun eğerek kendini unuttuğun, kibire hiç yer olmayan, seni tevazuya mecbur kılan, yüksek sesle düşünmeye izin vermeyen, hiçbir zaman huzur bulunamayacak ancak bir o kadar da macera dolu, güneşi ve dünyanın başladığı yeri onunla gördüğün, mutluluğun sonsuz olduğunu anlatan, hiç bitmesini istemediğin bir yürüyüştür annelik. Anneler sabırlı olmayı, çocuklarına dair içlerindeki endişeyle yalnız yaşamayı, hiçbir şeyin geçmiş zamanı geri getiremeyeceğini çok iyi bildikleri için Korona zamanına zaten hazırlıklıydılar.

Korona bir gün gidecek, ırkçılık ise bu kıtayı terk etmiyor

Şubat ayında Georgia'da yaşadığı mahallesinde koşuya çıkan 25 yaşındaki siyahi Ahmoud Arbery'i beyaz bir baba ve oğlu mahalledeki bir hırsıza benzeterek öldürdü. Bölge savcısı olayla ilgili olarak 2 ay boyunca herhangi bir adım atmadı. Öldürme anını gösteren bir videonun geçen hafta ortaya çıkmasıyla çeşitli eyaletlerde başlayan protestolar neticesinde iki ay sonra baba oğul tutuklandı. Amerika'nın her köşesinden “Ahmoud ile Birlikte Koşuyorum” ‘hashtag'ı ile binlerce insan yürüyüş ve koşu resimlerini sosyal medyada yayınladı. birçok insan hakları savunucusu tutuklamanın bu kadar gecikmesini, Amerika'daki adalet ve emniyet sisteminin ırkçı yapısını koruduğuna dair bir örnek olarak gösteriyor.


Ahmoud Arbery

Üç defa Olimpiyatlarda altın madalya kazanmış Tianna Bartoletta, “Fas, İtalya, Barselona, Hollanda, Çin ve Japonya sokaklarında koştum, sadece kendi ülkemde koşarken acaba evime geri dönebilecek miyim korkusu taşıyorum” dedi. Boston'dan Gavin Smith, “eğer koşmaya çıkarken rengimden korktuğum için koşmaktan vazgeçmek zorunda kalıyorsam, bu ülkede nasıl bir özgürlüğe sahibim ki” diye soruyor.

Bu olay siyahi atletleri koşuya çıkarken, koşu yapacakları mekanları, giyecekleri seçerken, koşu sırasında nefes alıp verirken daha tedbirli olmak zorunda bıraktı.

New York'ta geçen hafta bir gün aniden çıkan güneşle birlikte başta Central Park olmak üzere Manhattan'ın birçok yerinde sosyal mesafelendirme kuralları ihlal edilmiş, ancak polis kimseye müdahale etmemişti. Brooklyn'de ise ihlal nedeniyle polisin şiddetine maruz kalan 41 kişi tutuklandı. Tutuklananların 35'inin siyahi, 5'inin Hispanik ve sadece 1 tanesinin beyaz Amerikalı olduğunun anlaşılması üzerine Brooklyn Bölge Savcısı, kovuşturma açmayacağını söyledi. New York'un doğusunda polisler siyahilere saldırırken, Manhattan'dakilere polisin gülümseyerek maske dağıtması gibi örnekler Korona'yla birlikte görünürlüğü artan ırkçılığın maskelenmesini gittikçe zorlaştırıyor.

Bütün bu olanlar “siyahilerin suçlu, beyazların masum olduğu” ön kabulünün bu topraklarda hâlâ çok güçlü bir şekilde var olduğunu gösteriyor.

Ekonomi ve Korona

Amerikan ekonomisi serbest bir düşüşe geçmiş gibi. Büyük Buhran'dan sonraki en yüksek işsizlik oranına ulaşılınca, Kongre'nin şimdiye kadar onayladığı 3 trilyonluk paketin yeterli olmayacağı anlaşıldı. Fed Başkanı Powell, 13 Mayıs tarihli konuşmasında 40 bin dolar altındaki gelir grubu içinde işsizlik oranının yüzde 40'a ulaştığını söyledi.

Amerikan halkı arasında 3 trilyonluk kurtarma paketi ve ABD Merkez Bankası'nın sağladığı ucuz krediler konusunda büyük bir bölünme yaşanıyor. Sol siyaset, hükümetin sağladığı kurtarma paketlerinden ya da Merkez Bankası'nın ucuz kredilerinden en çok büyük şirketlerin yararlanmasına öfke duyarken, sağ kesim, Federal Hükümet'in eyaletlere ve yerel makamlara yaptığı yardıma, işsizlere verilen işsizlik sigortasına tepki gösteriyor. 

Korona modanın geleceğine de karar veriyor

New York, son on yılda dünyanın moda merkezleri arasında birinci olmaya alışmıştı. Geçen yıl birinciliği Paris'e kaptırmış olmanın telaşıyla 2020 yılı moda gösterilerine büyük bir hazırlık yapmaktaydı. Dünyanın en önde gelen 50 moda okulunun bir bölümü buradadır. Ralph Lauren, Donna Karan, Marc Jacobs, Tom Ford, Carolina Herrera gibi dünyadaki en meşhur modacıları ya burada doğmuş ya da burada yaşıyordur. Şubat ve Eylül aylarında gerçekleşen “New York Moda Haftası”na dünyadaki en büyük isimler katılır.

Korona, her şeye olduğu gibi modaya da zorunlu bir ara verdirdi. Amerika'daki 263 bin dükkan geçici olarak kapandı. Büyük mağazalar, butikler, iplik, kumaş fabrikaları dahil modayla ilgili tüm sektörler derin bir uykuya daldı. New York'taki mağazaların vitrinleri de dondu. UBS'e göre 2025'e kadar 100 bin mağaza kapanabilir. Mağazalar yüz binlerce çalışanını ya işten çıkardı ya da zorunlu olarak ücretsiz izinli saydı.


Manhattan'ın “Icon of Cool”u olarak tarif edilen Barneys önce indirimli satışlarla itibarlı müşterilerine, daha sonra yüzde 90 indirimle satışa çıkardığı ürünleriyle hayatında ilk kez bu mağazaya girebilen yoksul müşterilere 2019 yılı sonunda veda etmişti. Bu veda, zengin orta yaş üstü şehir elitlerinin kalbinde derin bir yara açarken, büyük mağazaları raf ömrünü bitirmiş yiyecek maddelerine benzeten genç kuşakları hiç etkilememişti. Korona diğer büyük lüks mağazaları kapanma sürecini hızlandırıyor.

New York mayıs ayının ilk haftasında, tasarımcı, stilist, makyaj sanatçıları, moda fotoğrafçıları ve ünlü şahısların istilasına uğrar. Carlyle ve Mark otellerinde konuk olan bu kişilerin fotoğraflarını çekmek için paparazziler otellerin merdivenlerinin altında mevzilenirler. En şık, en kötü giyinen ünlüler listeleri yapılır. Mayıs ayının ilk pazartesi günü Metropolitan Müzesi'nde 1948'den bu yana yapılan gala dünyanın “en önemli ve en özel” moda faaliyetlerinden biridir. 1948 yılında paralı akşam yemeğiyle başlamış olan ve her yıla ait bir tılsımı bulunan moda dünyasında yaratıcılığın en tepe noktasının sergilendiği bu galalara 1996'da Prenses Diana, 1997 yılında Jacqueline Kennedy de katılmıştı. Bu yıl yapılması planlanan Gala'nın teması ise Korona'yı tahmin etmiş gibi “About Time: Fashion and Duration” olarak belirlenmişti. Gala şimdilik Ekim'e ertelendi.

New York'ta 5. Cadde durdu. Büyük markaların bu caddedeki dükkanlarından turistler ve yoğunlukla da Çinli turistler alışveriş yapar. İstatistikler 2019 yılında dünyada yaklaşık 350 milyar doları bulan lüks mal tüketiminin yüzde 40'ının alıcısının Çinliler olduğunu gösteriyor. Çin asıllı Amerikalıların Korona nedeniyle Amerika'da karşılaştıkları “yabancı düşmanı” saldırılar nedeniyle Çinli turistlerin uzun bir süre 5.Cadde'ye gelmeyeceğini düşünüyorum.

New York'ta turistleri şehrin sakinlerinden çok kolay ayırt edebilirsiniz. Turistler binalar arasında sıkışmış gökyüzünü arayan, etrafı inceledikleri için trafik ışıklarında bekleyen, ellerinde bol alışveriş torbası taşıyan, genellikle 5. Cadde'de dolaşan, yollarda selfi çeken, New York'un aynı günde dört mevsimi de yaşatan hava durumuna hazırlıksız yakalanmış olanlardır.

Mağazalarda Korona hayatı

Macy's, dünyanın en büyüğü olan New York'taki mağazası için en erken 2 ay sonrasına açılış takvimi verdi. Macy's Mart ayında 123 bin çalışanını zorunlu ücretsiz izne çıkarmıştı. Başka eyaletlerde yeniden açılan mağazalarını Korona'lı hayata adapte eden Macy's alışverişteki yeni uygulamaları da açıkladı. Buna göre, prova odalarına sınırlı sayıda müşteri girebilecek, mağaza çalışanları maske takacak, tadilat talepleri kabul edilmeyecek, mağazalarda müşterilerin birbirlerinden 2 metre ayrı durmaları gerektiğini hatırlatan çok sayıda levha konacak, kasalar pleksiglas duvarlar arkasına alınacak, denenmiş ya da iade edilmiş kıyafetler 24 saat boyunca tekrar satışa konmayacak…

Amerikalılar, mağazalarda yüzlerce kıyafet denedikten sonra hiçbirini almadan çıkarlar. İnternetten ya da mağazalardan bir seferde aldıkları bir ömür boyu yetecek kıyafetleri iade etmek için saatlerce kuyrukta bekleyebilirler. Kuyruklarda önündeki kişinin iade işlemi bazen yarım saati bulabilir. Müşteri memnuniyeti kutsal olduğu için mağaza çalışanları ve kasiyerler dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen bir sabır gösterirler. Amerikalıların Korona korkusu yanısıra bu yeni alışveriş kuralları nedeniyle de mağazalara dönmekte oldukça zorlanacaklarını aklımdan geçiriyorum.

Korona modası

Modanın geleceği tartışılmaya başlandı. İnsanların iki ayı aşkın bir süredir evde giydikleri eşofmana bu kadar alıştıktan sonra artık dar pantolon giymeyi tercih etmeyebileceği söyleniyor. Paige Parnell, haftalar sonra super markete giderken giydiği kot pantolon nedeniyle bacaklarının kangren olmuş gibi ağrıdığını ve uyuştuğunu anlatıyor. “Eve gelir gelmez çıkardım” diyor. Aynı eşofman altını giymekten sıkılan, televizyon yapımcısı Scott Huff, internetten nane yeşili yeni bir eşofman alıyor. 1988 yılından bu yana Vogue'un baş editörü Anna Wintour'un Instagram'a eşofman altı giydiği bir resmini koyması büyük bir tartışma yarattı.


Anna Wintour

Bütün şirketler, tüketicilerin yeni alışkanlıklarının ne kadar süreceğini, eski alışkanlıklarına dönüp dönmeyeceğini anlamaya çalışıyor. Korona sonrası eşofman benzeri rahat kıyafetler mi tercih edilecek yoksa eşofmanlardan nefret edilmiş olduğu için yeniden daha abartılı şıklığa mı dönülecek?

“The Psychology of Fashion” kitabının yazarı, Carolyn Mair, “Korona, bize hayatımızda değiştirmek istediklerimizi düşünmek için bir fırsat penceresi yarattı. İki aydan fazla sadece eşofmanla yaşadıktan sonra, yüksek topuklu pabuçlardan vazgeçebiliriz. Vücudumuzu cendereye sokan giyecekleri neden giymiş olduğumuzu sorgulayabiliriz. Bizi müsrifliğe mahkum eden bağımlılıklarımızı gözden geçirebilir, daha azla yaşayabileceğimizi anlayabiliriz” dedi.

Şimdi kimse maske altında kaldığı için ruj sürmüyor. Süpermarkete giderken maske arkasında kasiyer dışında kimseyle karşı karşıya gelmeyeceğini bildiği için ev kıyafetiyle sokağa çıkıyor. Yüzlerimiz maskelerin arkasında kaldığı için yüz hatlarımızın artık önemi kalmadı. Korona bizim modaya bakışımızı değiştirebilir. Kıyafetlerin tarihi hakkında kitap yazmış olan, Kimberly Chrisman-Campell, modadaki en büyük değişimlerin sebebini trend belirleyicilerin yarattıkları akımlardan ziyade savaşlar gibi büyük toplumsal yıkıcı gelişmelerin ortaya çıkardığını söyledi.

Temizlik malzemeleri satışları süratle artarken, Estee Lauder gibi firmaların güzellik ürünleri satışlarında büyük düşüşler oluyor.

Modeller için New York en önemli merkezlerden biridir. Rekabetin çok yüksek olduğu New York model piyasasına kabul edilmek her modelin rüyasıdır. Geçtiğimiz Ocak ayında Toronto'dan New York'a taşınmış olan Taryn Harvey, Şubat ayındaki Moda Haftası'nda modellik yaptıktan sonra Mart ayında işsiz kalmış. Modellerin büyük bir kısmı şimdi kiralarını ödeyemiyorlar. Serbest çalıştıklarından sağlık sigortaları olmadığı için ayrıca endişe duyuyorlar. Model Alliance'ın önderlik ettiği bir araştırma, Korona'nın beyaz modeller ile siyahi modeller arasındaki eşitsizliği daha derinleştirdiğini gösteriyor. Beyaz modellerin yüzde 86'sı temel ihtiyaçlarını karşılayabildiğini söylerken bu oran siyahi modeller arasında yüzde 60'lara düşüyor.

Korona eskiye dönmeye zorluyor

Şirketlerin çevreye sorumluluk adına Korona öncesi uygulamaya koydukları birçok iş modeli Korona ile değişiyor. İşyerleri artık çevreyi ve dünyayı kurtarmaktan vaz geçerek sadece kendi işlerini korumak istiyorlar. Sürdürülebilir kapitalist model şimdi kimsenin umurunda değil gibi duruyor. Starbucks tekrar kullanılabilen kapları yeniden doldurmaktan vazgeçti. Koronalı birinin kullanmış olduğu bir kahve kabının yeniden kullanılması ihtimalini kimse aklına bile getirmek istemiyor.

Gerçek hayat bunaltıyor

İnsanlar salgının bir ilaç ya da aşı olmadan sona ermeyeceğini bilmekle birlikte, sürekli olarak Korona ne zaman bitecek diye soruyor. Günlerin sıradanlığı, gecelerin solgun hali, sessiz düşünmeye alışık olmamız yeni hayatlarımızla uzlaşmamıza imkan tanımıyor. Karanlığın çökmesi ve bizleri meşgul eden günlük işlerimizin bitmesiyle birlikte benzer eşofmanlarımızla benzer koltuklarda aynı televizyonlara aynı filmlere ya da programlara bakarken paylaştığımız ya da paylaşamadığımız sessizlikler arasında “gerçek hayatlarımıza” dönme arzumuz artıyor. Gerçek hayatlarımızın ne olduğunu bilmiyor ya da hatırlamıyoruz. Günlük rutinlerimizin arkasında gerçeği saklayan hayatlardan mı bahsediyoruz? Özlediğimiz hayat belki de hiç bilmediğimiz ya da hiç yaşamadığımız hayatlar mı?

Korona öncesi her üç kişiden birinin uyku sorunu vardı. Ölüm uykunun en derin hali olduğu için New Yorkluların büyük bir bölümü şimdi artık uyuyamıyor. Buralarda Adalet Ağaoğlu'nun “Ölmeye Yatmak” romanını kimse bilmiyor. Akıntıya sürüklenmiş zihinlerimiz şimdi çok daha kırılgan. New Yorklular, yürümeye ve koşmaya devam ediyor. Nereye yürüdüklerini bilmeden yürüyorlar. New York bizle arkadaş olmaktan vazgeçtiği için eve dönünce anlatacak bir şeyimiz yok artık. Hepimiz dünyamızı yoketmeye karar vermiş görünen Korona'nın esirleri gibiyiz. Yalnızlık öylesine derinleşiyor ki, New Yorklular koşarken gözyaşları görünmesin diye göz kapaklarını sıkı sıkı kapatıyor. Günler hızla geçiyor, gelecek ise ufukta görünmüyor. Vakit çok olduğu için, unutulmuş olanlar hatırlanarak, suçluluk duyuluyor.

Yazarın Diğer Yazıları

New York'tan: Koronavirüs ofisleri sokağa taşıyor; Trump ışık hızıyla yarışıyor

Filmler, edebi eserler değişmezler, ancak farklı zamanlarda seyrettiğimizde ya da okuduğumuzda her seferinde farklı şeyler anlarız. Yaşadığımız şehirleri de farklı zamanlarda farklı hatırlarız...

New York'tan: ABD'de can kaybı Vietnam Savaşı'nı geçti, taarruz silahlı göstericiler korku yarattı

2 Mayıs'ta New York'a güneş çarptı. Central Park başta olmak üzere tüm parklar ve sokaklar doldu...

Korona zamanı New York'tan: Efendimiz dinlen artık, yorgunuz yorgun...

FaceTime ve Zoom yoğunluğu insanları yormaya başladı; Trump bu sefer kendini de şaşırttı