08 Mart 2020

Yılın Spor Adamı Hasan Kartal!

Zamanın ruhuna uygun, günümüz Türkiye'sinin ete kemiğe bürünmüş hali Hasan Kartal

Zamanın kendine ait bir ruhu vardır. O ruh şekillendirir; sanattan siyasete, spordan adalete kadar her olayı, her olguyu. İçinde bulunduğumuz zamanın ruhuna aykırı olan bir yaşanmışlık, başka bir zaman tam da o an için yaratılmıştır, o ana uygundur.

İşte tam da böyle bir an içinden geçiyoruz aslında. Bundan 20 yıl önce yapılması bile düşünülmeyenler, bugün hayatın olağan akışındaymış gibi geliyor pek çoğumuza. Utanç duyulması gereken, yüz kızartacak olaylar sıradanlaşma çemberinden geçiyor.

Geçen hafta bir video izledik, o videoda Hasan Kartal vardı. X-Ray cihazından geçmeyi reddediyor ve yanındaki bir grupla, işini yapmaya çalışan insanları tartaklıyorlar, ağızlarından yakışıksız kelimeler dökülüyor, zamanın ruhuna uygun biçimde. Haklı olanların değil, güçlü olanların hukukunun işlediği bir ülkede, normal bulunuyor. Aslında hicap duyulması gereken bir olay yaşanmışken, üstüne birkaç eleştiriden başkası getirilemiyor, yaşanan olay yine zamanın ruhuna uygun olarak, naftalin kokulu bir çekmeceye sürgüleniyor.

Futbol dünyası Hasan Kartal ismine pek de yabancı değil. 2018-2019 sezonunda oynanan Çaykur Rizespor'un Galatasaray'a 3-2 yenildiği karşılaşma sonunda, Karadeniz ekibinin başkanı Hasan Kartal hakem için, "Silahım olsaydı, hakemi vururdum" cümlesini söyleyiveriyor, hem de bir spor müsabakasından sonra dile getiriyor.

Hasan Kartal'ı sakın hafife almayın, on parmağında, on marifet olanlardan! Rize Fındıklı doğumlu Kartal, sadece Çaykur Rizespor'un başkanı değil, aynı zamanda Türkiye Boks Federasyonu Başkan Vekili, yetmiyor Ankara Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Başkanlığı'nı gerçekleştiriyor, o da yetmiyor, Etimesgut Belediyespor Kulübü Başkanlığı'nı yürütüyor. Koltuğuna iki karpuzdan fazlası sığdıranlardan.

"10 yıl önce forveti, ofsaytı bilmezdim"

Günümüz Türkiye'sinde futbola yön veren isimlerden biri. Kendi sözlerinden dinleyelim Kartal'ı:

"İnanın 2009'a kadar hiç futbolla alakam yoktu. Hiç stada gitmezdim, maç izlemezdim, forveti, stoperi, ofsayt nedir bilmezdim. Bir yöneticinin futbolu bilmesine gerek yok. Futbolu bilecek insanları çalıştırmak önemli, yöneticilik odur" diyor, Hasan Kartal.

Türk futboluna kurtuluş reçetesi sunuyor

Haklı mı, elbette haklı ama futbolu bilmeyen insanların, futbol üstüne ahkâm kesmesi de kabul edilebilir bir durum değil. Türk futbolunun kurtuluşuna sunduğu reçeteyi de şöyle özetliyor; "Ne zaman ki bir kulüp başkanının soyunma odasında konuştuğunu, futbolcuların yüzde 90'ı anlarsa o zaman Türk futbolu olur ve Türk futbolu kurtulur."

10 yıl önce futbolu bilmediğini söyleyen Hasan Kartal, 10 senede reçete sunacak kıvama geliyor, ülke futbolunun kurtuluşunu engin fikirleriyle müjdeliyor.

Garip olansa, Türkiye'deki yabancı futbolcu sayısından şikâyet eden Hasan Kartal'ın başkanlığını yaptığı Çaykur Rizespor kadrosunda 14 yabancı bulunması, sahaya en az 8 yabancı futbolcuyla çıkması.

Yılın Spor Adamı Hasan Kartal 

Zamanın ruhuna uygun, günümüz Türkiye'sinin ete kemiğe bürünmüş hali Hasan Kartal. Güçlü olmanın verdiği kibirle kimi zaman havalanında kendisine imtiyaz istiyor, kimi zaman da kendi deyimiyle evindeki bir çuval silahtan biri yanında olsa hakemi vuracağından dem vuruyor.

Tam da, yeni Türkiye'ye yakışır bir spor adamı. O yüzdendir ki, Anadolu Yayıncılar Derneği 5. Medya Ödülleri kapsamında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın elinden 'Yılın Spor Adamı' ödülünü alıyor. Kim bilir belki hakemi vursa, daha büyük bir ödülü hak ederdi! 

Bernard Shaw'un dediği gibi, "İnsan ne kadar fazla şeyden utanırsa, o kadar şeref ve onur sahibi olur."

Ancak günümüzde, insan ne kadar pervasız olursa, o kadar haklı görünüyor, öyle de itibar görüyor birtakım çevrelerden ya da birilerinden.

Utanmaktan utananlarsa, bir umut olarak utanç duygusunu heybesinde taşıyor, kendine sık sık hatırlatıp, utanç duyacağı şeyler yapmamak için.

Yazarın Diğer Yazıları

Ölesiye sevmek ve ölesiye nefret etmek arasında sıkıştırıldık

Fatih Terim'e karşı olan nefret ve sevgi de aynı şekilde tezahür ediyor. Sportif olarak eleştirmeye kalktığınızda, karşınızda Fatih Terim'den bağımsız 'Terim duvarı' beliriyor

Ligler iptal edilirse bahis ihalesini alanlar nasıl para kazanacak ama!

Molière'in dediği gibi, "Yalnız yaptıklarınızdan değil, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz"

Bayılıyorsunuz yarattığınız canavarlarla savaşmaya!

Gidin romantizminizi başka yerde yapın ve Galatasaray taraftarına "Size düşen hoş geldin demek" gibi buyurgan cümleler etmeyin. Çok isteyen evine alsın!