18 Aralık 2021

Kurlar kulüpleri yakıyor!

Kulüplerin mali ve ekonomik yetersizlikleri, sportif başarısızlıklarının da temel nedeni olacaktır

Ekonomik konjonktürdeki olumsuzluklar döviz karşısında TL'yi iyice eritirken, kurlardaki artışlar da kulüpleri vurmaya devam ediyor.

Son bir aylık sürede TL'nin, yabancı ülke paraları karşısında yüzde seksene ulaşan devaülasyonu, kulüpleri adeta yakıyor. Giderleri ağırlıkla yabancı para, buna karşın gelirleri TL olan kulüpler ateş hattındalar… Şimdi tüm kulüp yönetimleri, bu krize karşı ne yapabileceklerinin arayışındalar.

Son bir ay içinde döviz kurlarındaki yukarı yönlü hareket ya da yaşanılan yüksek devaülasyonu tam olarak görebilmek için aşağıdaki bilgilere bir göz atalım isterseniz.

Kurların önlenemez yükselişi

2021 içinde TL, Euro'ya karşı yüzde 99,34; dolara karşı da yüzde 116,42 değer yitirdi.

 

2019 yıl sonu dolar/TL kuru 5,28 iken, 2020'de 7,43'e ve 17 Aralık 2021'de ise 16,08 TL'ye yükselmiştir. Bu olağandışı yükseliş Euro'da da gerçekleşmiş ve aynı dönemler itibariyle Euro/TL kuru sırasıyla 6.34, 9.14 ve 18.22 TL olmuştur.

Sonuç itibariyle, Türk Lirası, son üç yıl içinde Dolar karşısında yüzde 204,5'lik bir değer kaybına uğrarken, Euro karşısında da yüzde 187,4 oranında değer yitirmiştir. Son bir yıl içinde, yani 2021'deki değer kayıpları ise Dolar karşısında yüzde 116,42 Euro karşısında da yüzde 99,34 olmuştur. (17 Aralık 2021/ saat 10.45 itibariyle)

TL'de yaşanılan bu yüksek oranlı devaülasyon, giderleri ağırlıkla Euro olan kulüpleri önemli finansal sıkıntıya sokmuştur. Gelirlerinin neredeyse tamamı TL olan kulüpler, artan döviz kurları karşısında çaresiz kalmışlar ve önemli zararlara katlanmak durumunda kalmışlardır.

Bu döviz şoku karşısında, kulüplerin yeni kaynak ihtiyacı şiddetle artmıştır.

Naklen yayın gelirlerinden 2.7 milyar TL kayıp 

Yeni gelir yaratabilme olanakları kısıtlı olan Türk futbolunun en son barutu olan naklen yayın gelirlerinin de, Kasım 2020'de tamamıyla TL'ne dönülmesi kulüplerin zararını çok önemli tutarda artırmıştır.

Anımsanacağı üzere Türkiye Futbol Federasyonu (TFF)17/11/2020'de, yayıncı kuruluş ile 2020-21 sezonuna ilişkin yayın bedeli olan 335 milyon doları, dolar/TL 7.90 kurundan 2 milyar 650 milyon TL olarak, dövizden TL'na dönmüştü. Bugünkü (17 Aralık, saat 15.00 itibariyle) dolar/TL kurunu 16,08 olarak dikkate aldığımızda, kulüplerin kaybı 2 milyar 736 milyon TL'ye ulaşmıştır. 

Gerçek şu ki: Yukarıda hesapladığımız 2.7 milyar TL'lik döviz bazındaki kayıp, kulüplerin 2 milyar 650 milyon TL olan bir sezonluk naklen yayın gelirlerinin yüzde 105'ine karşılık geliyor. Yani, yaşanılan yüksek devaülasyon nedeniyle, kulüplerin satın alma güçlerinde kayıp yüzde 105'e ulaşmış durumda. Bir diğer ifadeyle de, yaklaşık 4.5 milyar TL toplam geliri olan Türk futbolu, satın alma gücü bakımından döviz bazında gelirlerinin yüzde 60'ını, bu ekonomik olumsuzluk nedeniyle kaybetmiştir.

Yukarıdaki analizimizi destekleyen bir açıklamayla, kulüpler özelinde gerçekleşenleri de Fenerbahçe kulüp başkanı Ali Koç'un açıklamalarıyla pekiştirelim. Bakın Ali Koç neler söylemiş…

'Devlet artık karar vermeli, belimiz kırıldı'

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, kadınlar voleybolunun en önemli yıldızlarından Paola Egonu'nun transferine ilişkin bir soruyu yanıtlarken, "Döviz kurunun değişkenlik gösterdiği bir dönemde bu transferin mümkün olamayacağını" belirterek, kulüplerin içinde bulunduğu duruma dikkat çekti ve "içinde bulunduğumuz ekonomik şartlar, özellikle futboldan kaynaklanan sıkıntılar. Amatör branşlarda manevra alanımızı ciddi anlamda daralttı. TL'nin yüzde 70, 80 değer kaybı, belimizi kırmıştır. Şu an önümüzü göremiyoruz, çünkü gelirlerimizin yüzde 100'ü TL, giderlerimizin aşağı yukarı yüzde 80'i döviz kuru cinsinden oluyor" dedi.

Bundan sonrasını göremiyoruz!

Konjonktürel olumsuzlukların giderek kalıcılaşması, kulüpler için bir başka önemli soruna, öngörülemezlik problemine neden oluyor. Nitekim Ali Koç, "Biz Fenerbahçe Spor Kulübü olarak takım sporları dışında yani olimpiyat branşları diyelim, 3 yıllık ihtiyaçlarımızı karşılayacak sponsorluğu bulduk, imzaladık. Ama bundan sonrasını göremiyoruz. Ya büyük kulüpler kendi aralarında karar verip bu alanlara girmeyecek, frene basacağız. Çünkü bu sporların geliri sıfır" şeklinde ifadesiyle, bu konuya dikkat çekiyor.

"Devletimiz bize destek olacak mı?"

Bir başka önemli sorun da gelirlerin TL, giderlerin Euro olması nedeniyle oluşan zararlar ve giderek artan yeni kaynak ihtiyacının nasıl karşılanacağı sorunu. Bu konuda da Ali Koç açıklamalarını şöyle sürdürdü: "Bütün anlaşmaları kanun dolayısıyla TL üzerinden yapıyoruz. Orada da büyük bir darbe aldık. Devletimizin bir karar vermesi gerekecek.

Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi takımlara destek olacak mı? Yoksa siz kendi yağınızda kavrulun mu diyecek. İkinci seçenekse zaten bizim de yapabildiklerimiz sınırlı olduğu için bu üç büyük kulüp de bu alanda tarih boyunca devam ettiği şekilde devam edemeyecektir."

"Kulüpler amatör branşlarını daraltabilir"

Gelir sağlayan profesyonel branşların katkısıyla, faaliyetlerine devam eden amatör branşların da gelecekleri belirsizleşti. Ali Koç bu konuda da, "Belki bazı kulüpler bazı branşlardan çekilecek, bazı kulüpler sadece altyapı yatırımı olarak görecek. Bunu zaman gösterecek. Futbol var, takım sporları var, olimpiyat branşları var. Hele son gelişmelerden sonra oturup etraflıca her türlü senaryoyu irdeleyerek karar vermek zorundayız. Burada can suyu sponsorlar, kendi içlerinde sıkıntı yaşarken sponsorluğu ön plana çıkmayacaktır. Tahminimiz bu. İnşallah tahminimizde yanılırız" diyerek, amatör branşların geleceklerine ilişkin kaygılarını paylaşıyor.

Ali Koç'un açıklamalarını nasıl okumalıyız?

Ekonomik konjonktürün neden oluğu olumsuzluklar ve bunların kulüplere olası etkilerini "TL'nin Değer Kaybı Kulüpleri Yakıyor!", başlıklı yazımda her yönüyle ele almıştım. Kurlardaki yukarı yönlü artışın kulüplere etkilerini, Ali Koç'un da açıklamalarıyla birleştirerek, aşağıdaki başlıklarla değerlendirebiliriz.

Kulüpler devletten destek bekliyor!

Ekonomik konjonktürde kulüplerin inisiyatifleri dışında gerçekleşen yüksek tutarlı devaülasyon: 

  • Kulüplerin hareket yeteneklerini iyice daraltmış, neredeyse sıfırlamıştır. Bu kapsamda, kulüplerin artık yabancı oyuncu transferi yapabilmeleri çok mümkün görülmemektedir.
  • Kulüplerin giderlerinin önemli bir kısmının yabancı para olması nedeniyle zararları artmıştır.
  • Kulüpler ekonomide yaşanılan olumsuzluklar nedeniyle önlerini görememektedir ve bu nedenle geleceğe ilişkin herhangi bir plan yapamamaktadırlar.
  • Kur kaynaklı zararların artması, futbol gelirleriyle finanse edilen amatör branşların geleceğini de tehlikeye atmıştır.

Bu olumsuzluklar nedeniyle Ali Koç, devletten destek ve yardım talebinde bulunuyor.

Sonuç

Ekonomik olumsuzluklar, kötü yönetimlerle de birleşince, kulüplerin finansal yetersizlikleri daha da artmış ve kulüplerin faaliyetlerini tehdit eder boyuta gelmiştir.

Kulüpler yüksek devaülasyon nedeniyle gelirlerinin önemli bir kısmını kaybetmişlerdir.

Kulüplerin mali yapılarında oluşan büyük zararlar, kulüplerin özkaynaklarını iyice eritmiş ve onları teknik iflasa sürüklemiştir. 

Kulüplerin mevcut TL gelirleri, onların yabancı para giderlerini karşılamakta yetersiz kalmış ve had safhada sıcak para ihtiyacı artmıştır.

Kulüpler devlet yardımı bekler hale gelmiştir

Döviz bazlı yüksek oyuncu ücret ve maaş giderlerini karşılamakta zorlanan kulüpler, mevcut kadrolarını küçültmek durumunda kalacaklardır. Bu ise, kulüplerin sportif rekabet yeteneklerini geriletecektir. Düşen sportif performans, kulüp gelirlerinde de düşüşe neden olacak ve Türk futbolu düşük gelir ve yetersiz gelir sarmalına girecektir. Bu olumsuzlukların etkisiyle kulüpler finansal yükümlülüklerini yerine getiremeyecekleri için, devletten kendilerine fon aktarımı yapılmasını bekler duruma geleceklerdir. Bir süre sonra finansal yükümlülüklerini yerine getiremeyen kulüplere, siyasetin yönlendirmesiyle kamu bankaları ve/veya özel bankalar aracılığıyla fon aktarımı söz konusu olabilecektir. Vadesi gelecek kredilerin vadelerinin ötelenmesi ya da yeniden kredilerin yapılandırılması gibi kamusal finansman kolaylıkları sağlanma yoluna gidilebilecektir. Bu ise, futbolumuz üzerindeki siyasi vesayetin daha da artması anlamına gelecektir. Tüm bu olumsuzluklar sonrası, Türkiye hem UEFA, hem de FIFA sıralamasında gerileyecek ve izlenilirliği yurt içinde de düşecek; futbolumuz izleyicisine keyif yerine, keder verecektir.

Ne yapmalı?  

Hep vurguladığımız gibi, genel ekonomik konjonktürdeki olumsuzluklar, kulüplerin zayıf mali yapılarındaki yetersizlikleri artırıcı bir etkiye sahiptir. Ülke ekonomisi ve genel küresel konjonktürdeki ekonomik, finansal olumsuzluklar finansal dengesini yitirmiş kulüplerin mali yapılarını daha da kırılganlaştırmakta, içinde bulundukları finansal krizi derinleştirmektedir.  

Kulüplerin mali ve ekonomik yetersizlikleri, sportif başarısızlıklarının da temel nedeni olacaktır. Tüm bu olumsuzluklardan kurtulabilmenin yolu ise, Türk futbolunun mali, ekonomik, yönetsel ve örgütsel olarak yeniden yapılanmasından ve kapsayıcı kurumların inşasından geçiyor. Mevcut yönetsel yapı içinde Türk futbolunun rekabetini artırma olanağı olmadığını gözlemledik. Zaten UEFA aracılığıyla merkez futbol ülkeleri ile çevre ligler arasında haksız rekabet kalıcılaştırılıp kurumsallaştırılmıştı. Buna bir de Türk futbolunun kendi sorunları eklenince, sorunlar yumağı daha da artacak ve futbolda her yönüyle bir gerilemeye gitmiş olacağız. Bugünkü mevcut futbol yapılanmamızın Türk futbolunu Avrupa ve Dünya'da ekonomik, mali ve sportif olarak daha yukarılara taşıma yeteneği bulunmuyor. Bugünkü düşük yoğunluklu rekabeti bile devam ettiremeyen futbol yapılanması yerine; sportif performansı artırıcı, ekonomik, finansal ve yönetsel sorunları azaltıcı, daha kapsayıcı bir futbol yapılanmasına yönelinmelidir. Türk futbolunda temel ve radikal bir değişim ve dönüşüme gidilmeden palyatif çözümlerle bir yere gelemeyeceğimizi artık iyice anlamış bulunuyoruz.

Konuya ilişkin aşağıdaki makalemiz de, bir bakış açısı verebilir.

(Tuğrul Akşar- 25 Kasım 2021,TL'nin Değer Kaybı Kulüpleri Yakıyor! https://futbolekonomi.com/index.php)

Yazarın Diğer Yazıları

UEFA, Şampiyonlar Ligi'nde oyunu yeniden kuruyor!

Şampiyonlar Ligi'nde UEFA oyunu merkez ligler lehine yeniden kuruyor. Var olan merkez lig hegemonyasını daha da artırmayı, bu sayede reytingi yükselterek, daha fazla gelir ve kâr elde etmeyi hedefliyor

Spor yasasına hukuksal eleştiriler

Spor yasası kendi içinde bazı olumlu ögeler taşımakla beraber, yeni hukuksal sorunlara da yol açacakmış gibi duruyor. Yasanın hazırlanışından, içeriğinden ve diğer yasalarla olan ilişkisinden kaynaklanan sıkıntılar bulunuyor

Bir yapısal eleştiri | Spor yasası Türk sporu ve futbolunun yapısal sorunlarını çözer mi?

Eleştiri ve değerlendirmelerimi üç başlık altında yapacağım. Bunlar: 1) Yapısal, 2) Hukuksal ve 3) Yönetsel, örgütsel ve mali eleştiriler olacaktır