16 Şubat 2021

Kişiye özel butik taciz yöntemleri

Çok normal sayılan "bazı sanatsal" çalışmalar madem o kadar normaldir de neden o yöntemler saklanır?

Edebiyat dünyasını sarsan taciz ifşaları büyük ses getirdiğinde "sıra görsel sanatlara gelir mi?" sorusu büyük heyecan yaratmıştı. Fakat ifşaya hazır hissetmek hiç de kolay olmadığından kulaktan kulağa fısıltılarla susulmaya devam edildi. Önce biraz atlatmak, iyi, güçlü ve yalnız olmadığını bilmek gerekiyordu. Elbette ilk sesi çıkaran şahane kadınları örnek alıp selam ve sevgiler yollayarak fısıltılar büyüdü. Nihayet o gün geldi ve iç sesler kendi başına yöntem uyduranları konuşmaya başladı. Görsel sanatlar alanında çalışan bir grup kadın ciddi manifestolar hazırlıyor, gece gündüz yazıp çizip çalışıyor ve kimseler kimselerin arzu nesnesi olarak kullanılmasın diye hazırlanıyorlar. Tiyatrocu Celal Mordeniz ifşasından yola çıkarak bazı soru ve cevapların üzerinden geçilmesini öneriyorum.

"Beden ve haz çalışmaları" adı altında kendi yöntemlerini geliştiren eğitmene ne denir? Teorisyen! Müthiş yönetmen! Sanatçı insan! Yaratıcı eğitmen!

"Oyunculuk metodu"nu bireysel arzu ve dürtüleri yönünde geliştirenler kimlerdir? "Çalışma" kisvesiyle kimler saklı köşelerde karanlık hevesleriyle gizli metotlar geliştirmiştir? Sen, ben, o, biz, siz, onlar!

Çok normal sayılan "bazı sanatsal" çalışmalar madem o kadar normaldir de neden o yöntemler saklanır? Büyüsü mü kaçar, ayıbı mı büyüktür, yasal mı değildir ya da yöntem sahibi kişi evli, ünlü ve çok ilkeli midir üstelik? Hepsi veya hiçbiri!

Kapalı kapılar arkasında tanıksız ve kendine özgü çalışmalar uygulayanlara bir yaptırım olamaz mı?

Olmazdı, oluyor, olacak, olmalı!

Karanlık ve tanıksız alanlarda çalışma organize edenlerin çalışmalarına ne ad verilir?

Beden ve haz çalışmaları! Ya da kısaca bireye özel birebir "çalışma"! Butik taciz!

Bazı kurumların yöneticisi olmak gizli metodların bazı şahıslara uygulanmasına hak kazandırır mı?

Şimdiye kadar kazandırdıysa da artık bu metotlar uyku kaçırıyor! Kaçırıyor, kaçıracak, kaçtı!

Dokunulmaz eğitmenler dokunabilir mi?

Çok dokunaklı sonuçlar doğurabilir!

Eğer bu soru ve cevaplarda haddimi aşan bir ifade varsa endişesiyle yazar Hasan Ali Toptaş'tan alıntılıyorum: "İnsan eril failliğin ne olduğunu anlayana kadar karşı tarafta ne büyük yaralar açtığını bilmeden, fark etmeden, düşünmeden hatalar yapabiliyor. Failliğin ne olduğunu bugün kadınlardan öğreniyoruz. Bilmeden farkında olmadan yaptığım davranışlar nedeniyle kırdığım, üzdüğüm, yaraladığım bütün insanlardan samimiyetle özür diliyorum."

Celal Mordeniz hakkındaki ifşa metnini aşağıda paylaşıyorum:

Yazarın Diğer Yazıları

Yazlık değil sezonluk dizi önerileri

Kirazın çekirdeğini yanlışlıkla yutarken veya sadece buz gibi bir birayla sıcak bir günü savuştururken izlenecek dizileri de biraz daha iklimine göre seçmek istedim

Storytel'den yurt dışına taşan bir romanın hikâyesi

Hikâye anlatıcısını, bir dert yorumcusu olarak da görüyorum. Ruh İkizim özelinde de bu, sık rastlanan ve güncel dertler olarak ortaya çıkıyor. Yani bu şekliyle Ruh İkizim'i bir tür kişisel gelişim metni olarak da okumak mümkün. Klasik metinlerle ayrıştığı yerlerden birisi de bu

Oyuncusuz tiyatro seyircisiz olursa; Terk Edilmiş Kıyılar

Ortaya çıkış kavramı aslında biçim ve içerik düzleminde buluşamama halini ele almaktı. Oyunun "oynandığı" mekânda seyircinin olmaması, seyircinin ziyarete geldiği mekânda ise oyuncunun bulunmaması...