19 Ocak 2021

AKP kongreleri dışında aklınıza ne gelirse yasak

Ne oldu Korona? Ne oldu salgınla mücadele? Siyaset girince daha doğrusu AKP olunca Korona korkup kaçıyor mu? AKP toplantı düzenleyince Korana önlemleri askıya mı alınıyor?

Uzun bir liste yapmamak için başlıkta "aklınıza ne gelirse" dedim.

Lokantaya gitmek yasak, kahvede oturmak yasak, maça gitmek yasak, tribünde oturmak yasak, halı sahada top oynamak yasak, dernek genel kurulu düzenlemek yasak, hafta sonu içki satmak yasak, cenaze namazına katılmak yasak, baroların seçim yapması yasak, toplantı, gösteri, yürüyüş hepten yasak, iki üç ailenin evde toplanıp eğlenmesi yasak, bırakın eğlenceyi ev ziyaretleri yasak, yılbaşı zaten yasak, bankalara iki kişiden fazla girilmesi yasak, ekmek kuyruğunda 1.5 metre mesafeyi ihlal etmek yasak, 65 yaşın üstündeyseniz öğleden sonra sokağa çıkmak yasak, toplu taşıma araçlarına binlemek yasak, 20 yaşın altındaysanız neredeyse yaşamanız yasak, amatör futbol maçları yasak...

Daha bir sürü yasak var.

Ama, AKP kongrelerine katılmak serbest. Delege olarak da izleyici olarak da...

AKP dün 9 ilde kongresini yaptı. AKP Genel Başkanı video konferans yöntemiyle delegelere hitap etti. Adıyaman, Aydın, Bingöl, Bitlis, Elazığ, Kilis, Manisa, Mardin ve Muş'ta salonlar doluydu. Zeminde delegeler yerini almıştı, tribünleri de AKP'liler doldurmuştu.

Ne oldu Korona?

Ne oldu salgınla mücadele?

Siyaset girince daha doğrusu AKP olunca Korona korkup kaçıyor mu? AKP toplantı düzenleyince Korana önlemleri askıya mı alınıyor?

9 ilin valisine soruyorum: Aynı salonda bir dernek etkinlik düzenlese (dün o salona giren AKP'li kadar kişi almaları garantisiyle) izin verecek misiniz?

Suya sabuna dokunmayan müzikli bir gece mesela!

Saçma bir soru oldu, yanıtı belli: Hayır.

Veya şöyle sorayım: AKP il kongreleri spor salonlarında düzenlendi. Aynı salonda basketbol, voleybol maçı olsa tribünlere izleyici alınacak mı?

Cevap yine "hayır" değil mi?

Cumartesi - pazar sokağa çıkmak yasak, sokağa çıkana polis kesiyor cezayı. Pazartesi doğru spor salonuna, AKP kongresini izlemeye, AKP Genel Başkanı'nı dinlemeye.

Şimdi AKP yöneticileri diyecek ki; salgın tedbirlerinin tümü alındı, maske/mesafe kuralı titizlikle uygulandı. Binlerce kişinin salona geliş gidişinde hiç mi ihlal olmadı? Ayrıca tribünler nasıldı, tribünler!

Madem maske/mesafe kuralıyla insanlar bir araya gelebiliyor, lokantalar neden kapalı? Sinemaların, tiyatroların kapılarına neden kilit vuruldu?

Kahveye oturup çayımızı kahvemizi neden yudumlayamıyoruz?

Bilim Kurulu üyelerinin bu toplantılara bir sözü var mı? Yapılan doğru mu, yanlış mı?

Mesele AKP olunca akan sular durmasın, "bilim" bildiğini söylesin.

Bazı sağlık bakanlığı yetkilileri "27 milyon kişi aşı olmadan önlemleri gevşetmek mümkün değil" demiş.

9 ilde binlerce kişinin salonda toplanması önlemlere delik açmak demek değil mi? Önlemleri askıya almak anlamına gelmiyor mu?

Hatırlayın, salgınla mücadelede yıpranan sağlık çalışanları, doktorların öncülüğünde "tükendik yürüyüşü" yapmak istedi. Yürüyecekleri mesafe iki kilometreydi, bilemediniz üç. Çapa'dan, Haseki'ye kadar.

Valilik Korona nedeniyle izin vermedi. Doktorlara açık havada yürüyüş izni vermeyen valiler kapalı alanda AKP'lilerin seyircili kongre yapmasına izin veriyor.

Vermek zorundalar.

Çünkü AKP Genel Başkanı aynı zamanda Cumhurbaşkanı. Valiler Cumhurbaşkanı'na bağlı. Ondan emir alıyorlar. Hayır diyebilirler mi?

Yazıya noktayı koymadan canlı yayınlara değinmeden geçemeyeceğim. AKP Genel Başkanı aynı zamanda Cumhurbaşkanı önemli mesaj verebilir, teyakkuzda olmak lazım, atlamamak lazım, canlı yayınlamak habercilik gereği; bir anlamda zorunluluk.

Tamam anlıyorum.

Cumhurbaşkanı'nın konuşmasından sonraki parti şovunu neden yayınladınız. İl başkanları tek tek canlı yayında ekrana gelip, Cumhurbaşkanı'nın isteğiyle "Rabia işareti" yaparak bağlılıklarını ilan ettiler.

Yayıncılara sorum şu: Bu da mı zorunluluk!

Yazarın Diğer Yazıları

Saray'ın keyfî kararlarının ağır bedellerini ödüyoruz!..

Bu kadar ağır bedel ödeyenler ilk seçimde iktidara bedel ödetir mi?

Dava 103 emekli amiralle sınırlı kalmayacak...

İktidarın aklından 'işler daha da kötüye gitmeden' seçime gitmek gibi bir düşünce varsa tam fırsat. Meydanlarda bağıracakları, muhalefeti itham edecekleri, korku salacakları ortam hazır!..

Eee, Saray'a böyle girilir!..

Beyefendi ile hanımefendiyi görkemli törenle karşıladık, devasa salonlarda ağırladık. Avrupa'ya dönünce Türk ekonomisi güçlü, demokrasisi sağlam, yargısı bağımsız ve tarafsız derler mi? Demeleri lazım!?.