19 Ocak 2022

Mali'de seçimleri erteleyen darbeciler yaptırımlarla karşı karşıya

Mali'yi içine düştüğü bataktan kim çıkaracak?

Batı Afrika'nın Fransızca konuşan 21 milyon nüfuslu ülkesi Mali'de, 2020 yazında, askerler meşru hükümeti devirdiler. Yolsuzluklara bulaşmış, seçimlere şaibe karıştırmış, güvenliği bir türlü sağlayamamış ve hayli yıpranmış İbrahim Boubakar Keita (IBK) yönetiminin indirilmesi, aylardır hükümet aleyhinde gösteriler düzenleyen Mali halkı arasında sevinçle karşılandı. Ancak, darbelere karşı sıfır tolerans politikasından taviz vermeyen Afrika Birliği ve Batı Afrika Ekonomik Topluluğu (ECOWAS) darbecilerin önünü kesti. Çetin pazarlıklar sonucunda, bir buçuk yılı aşmayan bir süre için, sivil/asker karışımı bir geçici hükümetin, Mali'yi, demokratik seçimlere taşımak üzere yönetmesi üzerinde mutabakata varıldı. İhtiraslı askerler, 2021 yazında bir vesile uydurarak "darbe içi darbe" yaptılar ve karma hükümetin sivil devlet başkanı ile başbakanını görevden aldılar. Böylece ülke, seçimlere 8 ay kala, tamamen, darbenin lideri Albay Assımi Goita'nın hakimiyeti altına girdi.

Darbeciler dünyaya meydan okuyor

2022 şubat ayında, devlet başkanı ve parlamento seçimleri düzenlemeyi taahhüt eden albay Assımi Goita, geçtiğimiz hafta, Afrika Birliği, ECOWAS ve uluslararası topluma adeta meydan okuyarak, seçimleri 5 yıl sonraya ertelediklerini duyurdu. Büyük tepkilere yol açan bu gelişme üzerine, Bamako ile ECOWAS arasında ipler koptu. 9 Ocak günü düzenlenen zirve sırasında, bölge liderleri, Gana başkanlığında, darbeci yönetime karşı ağır yaptırımları uygulamaya soktular: Mali ile sınırlar kapatıldı, temel ihtiyaç maddeleri istisna bırakılarak dış ticaret yasaklandı, finansal işlemler durduruldu, Mali'nin bölge Merkez bankası ve diğer ticari bankalardaki kıymetleri donduruldu, (8 bölge ülkesi, Dakar'da bulunan ortak Merkez Bankası üzerinden, ortak para birimi kullanırlar: Franc CFA). Bamako'da görevli ECOWAS ülkeleri büyükelçileri Mali'den ayrıldılar. Halen, Mali'ye benzer şekilde, darbe sonrası geçiş dönemi karmaşası yaşayan Gine (Konakri), ECOWAS kararlarına uymayacağını ve yaptırımlara katılmayacağını duyurarak "darbeci dayanışması" sergiledi.

Yaptırımlar darbecileri mi, halkı mı cezalandırıyor?

Buraya kadar okuduklarınızdan "aferin bölge ülkelerine, demokrasiye sahip çıkıyorlar, darbecilere geçit vermiyorlar" diye düşündüğünüzü tahmin ediyorum. Haklısınız, ben de sizlere katılıyorum. Ancak bu vesileyle, değerlendirmenin, resmin tamamına bakılarak yapılması gerektiğine de dikkatinizi çekmek isterim. Uygulamaya konulan ağır yaptırımların ceremesini, tabiatıyla, öncelikle, masum Mali halkı çekecek. Mevcut derin sıkıntılar bir kat daha artacak. Bölge ülkelerinde yerleşik, Mali'ye ihracat yapan firmaların işleri bozulacak. Denize kıyısı olmayan Mali'nin ithalatı, Senegal ve Fildişi Sahili limanları üzerinden yapılır. İthal mallarını, söz konusu limanlardan, bin kilometreden fazla uzaklıktaki Bamako'ya taşıyan binlerce kamyoncunun işleri duracak. Bölge ülkelerinde ikamet eden ve çalışan Mali vatandaşları ailelerine para gönderemeyecek vs. (Mali'nin milli gelirinin yüzde 7'si dışarıdan yollanan bu paralardan oluşur.)

Yaptırımlar ne zaman kalkar?

İşin aslına bakılırsa, askeri yönetimin seçimleri erteleyebileceğine dair sinyaller son aylarda gözümüze çarpıyordu. Ancak gerek ECOWAS, gerek Fransa'nın öncülüğünü yaptığı bir çok batılı ülke, seçimlerin zamanında yapılmamasını kesinlikle kabul etmeyeceklerini duyurduğundan, darbecilerin böylesi riskli bir girişiminden önce, iki kez düşünmeleri gerektiği de apaçık ortadaydı.

Bundan sonra ne olur? Şahsi tahminim, ne kadar gerilse de, ilişkilerin kopmasına müsade edilmez, Mali halkının sıkıntılarının dip yapmasına onay verilmez, taraflar fazla gecikmeden tekrar masaya otururlar, seçimlerin bir ya da bir buçuk yıl ertelenmesi üzerinde mutabakat sağlanır.

Seçimlerin ertelenmesi seçmeni ne kadar rahatsız etti?

Peki, bu gelişmeler karşısında Mali halkı ne diyor? Seçimlerin ertelenmesi Mali seçmenini rahatsız etmiyor mu? Demokrasinin askıya alınması, halk nezdinde endişe ve gerginlik yaratmıyor mu? İstisnalar dışında, galiba ve maalesef yaratmıyor. Geçtiğimiz cuma günü, cuma namazı ertesinde, başkent Bamako ve diğer büyük şehirlerde, geçiş hükümetinin yönlendirmesiyle, binlerce Mali vatandaşı sokaklara döküldü, ECOWAS'a ve Fransa'ya lanet okudu, yaptırımları protesto etti. Seçimlerin söz verilen tarihte (şubat 2022) yapılmamasını, 5 sene ileriye ertelenmesini, protesto edenler olduğu yönünde bir bilgiye henüz rastlamadım. 2020 yılında, darbeye yol açan, başarısız IBK yönetimine karşı kitlesel protesto gösterilerinin arkasındaki başat güç konumundaki M5-RSP adlı sivil örgütlenme içinde, asker ağırlıklı geçiş döneminin uzatılmasından memnun olmayanların varlığı biliniyor. Ancak, bir araya gelerek, kuvveden fiile geçebilirler mi, henüz meçhul.

Bütün suç sömürgeci Fransa'nın mı? 

Mali halkının ülkede işlerin iyi gitmemesinden genellikle Fransa'yı sorumlu tuttuğunu biliyoruz. Sokaktaki vatandaş, 2013 yılından itibaren Mali'de askeri operasyonlar düzenleyen, cihatçı ve ayrılıkçı gruplara karşı mücadele etmek üzere Mali ordusunu eğiten, donatan Fransa'nın (AB ile birlikte) ülkede barışı, güvenliği ve huzuru sağlayamadığını ileri sürüyor. Paris'in, ülkenin iç işlerine karışmayı adet edindiğini, bu defa ECOWAS üzerinden Mali halkını cezalandırdığını düşünüyor. Darbeci hükümet ise, ECOWAS yaptırım kararlarının arkasında Fransa'nın bulunduğunu, açık seçik dile getiriyor, hedef gösteriyor.

Fransa'da nisan ayında başkanlık seçimleri düzenlenecek. Cumhurbaşkanı Macron, Mali konusunun, darbeci hükümet ile ilişkilerin, ülkede ki Fransız askeri varlığının ve operasyonlarının, bölgede ölen 50 civarındaki Fransız askerinin, seçim gündeminde yer alarak aleyhinde kullanılmasından endişe duyuyor. Bu tereddüt doğrultusunda, Mali'deki Fransız müdahale gücünün (Barkhane) görevinin sona ereceği aylar öncesinden duyuruldu. Fransa, darbeci yönetimi eleştirirken ön plana çıkmamaya özen gösterdi, sorumluluğu ECOWAS'ın üslenmesini tercih etti. Ancak, Paris'in bütün çabasına rağmen, Fransa-Mali ilişkileri son 2-3 yıl içinde gerildikçe gerildi. Askeri yönetimin seçimleri erteleme kararı ise bardağı taşıran damla oldu. 

Ruslar Mali'de öne çıkıyor

Fransa-Mali ilişkilerinin kötüye gidişindeki diğer önemli unsur ise Rusya faktörüdür. Özellikle darbeci yönetim döneminde, Moskova, konjonktürün de yardımıyla, giderek öne çıkmış, rağbet gören ortak haline dönüşmüştür. Protestolarda, bir yanda Mali ve Rusya bayrakları dalgalanırken, diğer tarafta "Fransa defol" pankartları dikkati çekmektedir. Her ne hikmetse, önce Orta Afrika Cumhuriyeti'nde, ardından da Mali'de, Paris ne kadar geriye gitmişse, Moskova da bir o kadar ilerlemiştir. Askeri yönetim tarafından inkar edilmekle birlikte, Wagner unsurlarının geçtiğimiz haftalarda Mali'ye intikal ettikleri ve halen çatışma bölgelerinde konuşlanarak cihatçı güçlere karşı silahlı çatışmalara dahil oldukları, herkesin bildiği sır mahiyetindedir. Başta Fransa, AB ülkeleri, ABD ve Mali'ye komşu ülkeler, Wagner milislerinin Mali'ye intikalini güçlü ifadelerle kınamışlarsa da, halkın desteğini arkasına alan darbeci hükümetin, Rusya ve Wagner ile siyasi ve askeri ilişkilerini sürdüreceği anlaşılmaktadır.

Mali'yi içine düştüğü bataktan kim çıkaracak?

2022 yılı başında, Mali'nin durumu, çözülmesi mümkün olmayan karmaşık bir denklemi andırmaktadır. Darbeciler, geçen bir buçuk yıl içinde, ülkenin karşı karşıya bulunduğu devasa sorunları çözebilecekleri kanaatini uyandıramamıştır. Tüm kabahati eski sömürgeci Fransa'ya yıkmak işin kolayına kaçmaktır. Ülkenin güvenlik sorunlarını çözmek, uluslararası toplumun desteğini almak kaydıyla, Mali ordusunun temel sorumluluğudur. Terörle mücadelede, dost ülkeler sadece sizin elinizden tutar, ülkeyi bataktan çıkarmak ise Mali siyasetinin ve ordusunun asli görevidir. Albay Assımi Goita yönetimi, Rusya'nın, Wagner üzerinden veya doğrudan, Fransa'nın beceremediğini yaparak, ülkeyi düştüğü çukurdan çıkarabileceğini değerlendiriyor ve hesaplarını buna göre yapıyorsa, bu noktada galiba ve maalesef, "Vay Mali'nin haline" demek dışında bir seçenek kalmıyor. 

Darbecilerin 2020 yazında koltuğundan indirdiği devlet başkanı İbrahim Boubakar Keita iki gün önce, Bamako'da vefat etmiştir. Yazımızı Mali halkına taziyelerimizi sunarak noktalayalım.

Yazarın Diğer Yazıları

Avrupa Birliği üyeliği Bulgaristan'a ne sağladı?

Brüksel makamları, Sofya'daki siyasetçilere, zaman zaman havuç ve sopa göstermekte, doğrular ve yanlışlar konusunda, başöğretmen edalarda, ikazlarda bulunmaktadır

Somali'de geciken seçimler ve güvenlik sorunları

Onaylanan "Somali Geçiş Planı" doğrultusunda, 2024 sonuna kadar, AMISOM güçlerinin yerini peyderpey alacak ulusal ordu, El Şebap karşısında başarılı neticeler elde edemez ise, yeni Somali hükümetinin durumu zora girecektir

Sırbistan'ın Moskova aşkı; nereye kadar?

Eski bir Belgrad sakini sıfatımla, Sırbistan'ın, diğer Balkan ülkelerinin gerisinde kalmadan, AB yolculuğuna sorunsuz devam etmesini samimiyetle temenni ediyorum