05 Haziran 2020

Kasırganın gözü, kasırganın dibi...

Muhalefet muhalefet yapacak ama “Saray'ın tuzakları”na düşmeyecek, bölünmeyecek, hedefinde demokrasi ittifakı olacak…

Meclis’teki darbe...
Daha da derinleşecek...
Rejimin baskıcı çizgileri...
Daha da kalınlaşacak...
Yazın bir kenara:
Kasırganın gözünü ya da kasırganın dibini daha görmedik.
Koronavirüs-ekonomik kriz-siyasal kriz...
Türkiye bu "üçlü kriz"in tetiklediği kasırganın içinde kıvranıyor, yuvarlandıkça yuvarlanıyor.
Saray bu nedenle düğmeye bastı.
İktidarını korumak için harekete geçti.
Bahçeli-Çakıcı fotoğrafı bu yüzden...
Meclis’teki darbe bu yüzden...
Milletvekillerine cezaevi kapılarının açılması bu yüzden...
CHP ile HDP'nin arasını torpilleyecek hamleler bu yüzden...
Millet İttifakı'nı çatlatmaya dönük adımlar bu yüzden...
Kendinizi aldatmayın:
Rejim daha da otoriterleşecek...
Muhalefete dönük baskılar daha da ağırlaşacak...
Çünkü Erdoğan-Bahçeli ikilisi Türkiye'de kaotik bir ortam yaratmaya uğraşıyor.
Kaotik bir ortamda, Türkiye'nin gittikçe ağırlaşacak olan temel sorunlarının arka planda kalacağını düşünüyor Erdoğan-Bahçeli ikilisi...

Koronavirüs sonrasının işsizlik, yoksulluk, enflasyon, hayat pahalılığı gibi Türkiye'nin kapısını daha çok çalacak yakıcı sorunları kaotik ortamda perdelemek istiyor Erdoğan- Bahçeli ikilisi...
Bir başka deyişle:
Bu ikili gündem değiştirmek istiyor!
Bunun için de en başta yaptıkları iş, muhalefeti kışkırtmak!
Muhalefet ne kadar kışkırtılırsa...
Türkiye ne kadar kutuplaştırılırsa...
Memleket manzaraları ne kadar kaotik hâl alırsa...
Muhalefet o kadar kolay ezilecek...
Muhalefet o kadar kolay bölünecek...
Muhalefet o kadar kolay etkisizleşecek...
Ve Saray iktidarı o kadar güçlenecek diye düşünüyor Erdoğan-Bahçeli ikilisi...
İyi güzel de...
Şimdi bu ne demek oluyor?
Muhalefet otursun oturduğu yerde mi diyorsun?
Uslu muhalefet mi diyorsun?

Bir başka deyişle:
"Kışkırtma"ya, "provokasyon"a gelmemek adına yerinden kıpırdamasın mı muhalefet?
Bak, HDP milletvekilleri ellerinde DARBE VAR pankartlarıyla Meclis’ten yürüyüşe geçtiler bile.
Geri mi bassınlar?
Yürümesinler mi?
Sloganlara kulak ver:

Darbeci iktidarla
karşı karşıyayız!
Bu iktidarın tek amacı,
kendi koltuklarını
korumaktır.
Bu iktidarın zulmü karşısında
asla boyun eğmeyeceğiz,
diz çökmeyeceğiz.
Darbe var,
iktidar demokrasiye darbe yapmaktadır.

Haksızlar mı?
Senin yazının başlığı da MECLİS’TE DARBE VAR değil mi?
O zaman?..
Meclis’te darbe yapılıyorsa...
Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması için yine düğmeye basılmışsa...
Muhalefet süt dökmüş kedi mi olsun?
Kışkırtmaya, provokasyona gelmemek için "muhalefet yapmak"tan mı vazgeçsin?
Sokağa çıkıp yürümesin mi?
Gösteri yapmasın mı?
Bak kardeşim;
Muhalefet elbette muhalefet yapacak.
Kürsülerden sesini duyuracak.
Haksızlıkları haykıracak.
Adaletsizliğe isyan edecek.
Hukuk için ayağa kalkacak.
Sokağa da çıkıp yürüyecek.
2017 yılının ADALET YÜRÜYÜŞÜ gibi harika muhalefet örnekleri de verecek.
Ama aynı zamanda dikkatli olacak.
Erdoğan’ın, milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasını sağlayan 2016’daki Anayasa değişikliği tuzağına Kılıçdaroğlu’nun düşmesi gibi "Saray'ın tuzakları"na düşmeyecek!
Bölünmeyecek!
Birlik olacak!
Hedefinde mutlaka demokrasi ittifakı olacak, bu hedeften sapmayacak.
Demokrasi mücadelesinde meydanı Saray iktidarı'na, Erdoğan-Bahçeli ikilisine bırakmak yok.

 

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

1000 gündür bir hücrede tek başına yatıyor; Osman Kavala'ya özgürlük!

Daha kaç gün dayanabilir bir insan... Bir hücrede, kurtarılmadan...

Yazılara ara...

Yazılarıma iki hafta ara veriyorum

Devlet ana mı, baba mı bilmem ama yeniden sahne alıyor!

Ve Koronavirüs kriziyle birlikte "devletin geri dönüşü" yaşanırken Kılıçdaroğlu'ndan "yeni devletçilik" çağrısı...