28 Aralık 2021

Büyük Doğu Nizamı'na ve Necip Fazıl'a hayran bir Erdoğan...

Erdoğan, Necip Fazıl'a hayran, çünkü o da demokrasiyi ara istasyon görüyor ve özgürlüklere tahammül edemiyor

Tayyip Erdoğan, Necip Fazıl'a hayrandır.
Necip Fazıl onun için "Büyük Üstad"dır.
Bu yıl sekizincisi yapılan
Necip Fazıl Ödülleri'ni hiç kaçırmaz,
kazananlara ödülleri kendi eliyle verir.
Geçen günkü törende Erdoğan,
"İslam medeniyeti"ne vurgu yapmış,
bu çerçevede Necip Fazıl'ı yere göğe koyamamış: 

İlim, hikmet, ahlak ve adalet temelleri
üzerine kurulan İslam medeniyeti,
dünyayı güzelleştirmeyi ve bütün mahlukat için
daha yaşanılabilir hale getirmeyi
gaye ediniyor. Bu ödüller kendileri dışında
hiç kimseye var olma hakkı tanımayan
fikir ve sanat dünyamızın zorbalarına
karşı açılmış bir bayraktır.

Erdoğan, Necip Fazıl'a neden bu kadar hayran?
Şöyle sıralanabilir:
Necip Fazıl "demokrasi"yi sevmez.
Bir zamanların Milli Görüşçüleri gibi o da,
demokrasiyi eski Yunan'dan, Batı'dan gelen
bir küfür düzeni sayar.
Ama Necip Fazıl da, bu "küfür düzen"inden
yararlanmak, yani demokrasiyi ara istasyon
olarak kullanmak ister. Bir başka deyişle:

Necip Fazıl da, Türkiye'yi Batı'dan kopartıp 
Doğu'ya açmak için demokrasiyi bir basamak,
bir proje olarak görür.
Hayranlarının bir başyapıt
saydıkları
İdeolocya Örgüsü'nde Necip Fazıl şöyle der: 

Bu emrin neşriyle beraber, 
"Matbuat Hürriyeti" isimli milli ve içtimai felaket
vesilesi kaldırılmıştır. Bundan böyle
matbuat bilinen manada hür değildir.

Her şekli ve her neviyle matbuat,
en sert murakabe
(denetim) ve
en keskin
güdüme tabi tutulacaktır.
Büyük Doğu nizamı, demokrasilerde
olduğu
gibi serbest basına tahammül edemez.
İnsan hür değildir, hür olan eşek veya köpek... 

Necip Fazıl, İdeolocya Örgüsü'ndeki
son sözüyle taşı gediğine koyar:

Demokrasya, getirdiği prensiplerle,
icap ederse kendisini tepeletmek
yolunu da açık bırakan
telakki ve teşkilatın ismidir.
Biz kanuna aykırı şekilde "İslamı getirin"
demiyoruz. "Demokrasyayı getirin,
ötesi
kolay!” diyoruz.”

Necip Fazıl son derece açık sözlüymüş.
Hiç saklısı gizlisi yok, olanca içtenliğiyle yazıyor.

Demokrasiden nefret ediyor.
Basın özgürlüğü deyince, tüyleri diken diken oluyor.

"Büyük Doğu nizamı, serbest basına
tahammül edemez" diyor. Ama demokrasiyi
ve basın özgürlüğünü
kullanmak istiyor, "Büyük Doğu nizamı"nı
kurmak için... Demokrasi Necip Fazıl için
bir ara istasyon...
Son derece açık dilli:

"İslamı getirin" demiyoruz.
"Demokrasyayı getirin,
ötesi kolay!" diyoruz. 

Erdoğan'ın Necip Fazıl'a hayranlığının
nedenleri çok açık değil mi?
Erdoğan da Doğu'ya hayran,
Batı'ya sırtını dönüyor.
Batı değerlerini günahı kadar sevmiyor.
Batı değerlerinin ürünü olan
demokrasi deyince tüyleri diken diken oluyor.
Bağımsız yargıyı, güçler ayrılığını
gömüyor. Hukukun üstünlüğü
Erdoğan'ın vücut kimyasını bozuyor.
Kısacası:
Necip Fazıl'ın bir zamanlar hayalini
kurduğu Büyük Doğu Nizamı'nın
yolunda yürüyor Tayyip Erdoğan...



Bu konuda 20 Aralık 2017 tarihli T24 yazım da okunabilir.

Yazarın Diğer Yazıları

Geldikleri gibi gidecekler! Geldikleri gibi gidecekler! Geldikleri gibi gidecekler!

Canan Kaftancıoğlu'nu izliyorum. Her zamanki gibi dimdik, dan dan dan konuşuyor: "Asla umutsuz olmayacağız!"

Selahattin Demirtaş'tan mektup...

"Sizler toplumun vicdanı, ortak aklı ve hakkaniyetin sesi olarak ülkemizin içinde bulunduğu tıkanıklığın aşılmasına katkı sunabilirsiniz"

Yarım yüzyıl sonra Denizler'in idamı…

Biz politikada "devrimci şiddet"ten söz ederken üç genç ipe gitti: Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan...