15 Temmuz 2021

15 Temmuz...

15 Temmuz'a karşı olmak, tek başına, demokratlığın kriteri olamaz!

2016 yılı 15 Temmuz gecesi...
O geceyi unutmam gerçekten zor.
Bodrum'da iki hafta tatil yapacak
ve hiç yazı yazmayacaktım.
Uçaktan inmiş, eve daha yeni ulaşmıştık.
Telefonum çaldı, televizyonu aç,
tuhaf bir şeyler oluyor uyarısı, geldi.
Sonra televizyonun karşısına çakıldım,
"darbe"yi canlı olarak izlemeye başladım,
48 saat hiç uyumadan...
15 Temmuz'u 16 Temmuz'a
bağlayan tam gece yarısı,
TRT'de başarısız darbenin bildirisi
okunurken üç tane tweet attım:  

16 Temmuz 00:00
Hasan Cemal @HSNCML  

DARBEYE HAYIR!
DARBEYE HAYIR!
DARBEYE HAYIR!

16 Temmuz 00:04
Hasan Cemal @HSNCML

TRT'DE ŞİMDİ
DARBE BİLDİRİSİ
OKUNUYOR;
ASKERİ DARBELER
ÇARE OLMAMIŞTIR,
BUNDAN SONRA DA
OLMAYACAKTIR.
DARBEYE HAYIR!

16 Temmuz 00:09
Hasan Cemal @HSNCML

ERDOĞAN İKTİDARIYLA MÜCADELE
ASKERİ DARBEYLE DEĞİL,
DEMOKRATİK YOLLARDAN OLMALIDIR,
ÇARE BUDUR!

Çizgi: Tan Oral

Gece yarısı bu tweet'leri attıktan hemen sonra
oturup bazı bölümleri aşağıda yer alan
DARBEYE HAYIR
başlıklı bir yazı yazdım

Evet, darbeye hayır!
Bu ülkede askerî darbeler çare olmadı.
Bundan sonra da olmayacak.

Türkiye 27 Mayıs'ta, 12 Mart'ta,
12 Eylül'de tank sesiyle uyanmış,
ancak demokrasinin önü açılmamıştır.
Tam tersine darbeler darbeleri getirmiş,
siyaset her seferinde kutuplaşmıştır.
Darbeler, siyasette taşların
yerli yerine oturmasını engellemiş,
siyasetin normalleşmesini geciktirmiştir.
Erdoğan iktidarını demokrasi konusunda
en sert şekilde eleştiren bir gazeteciyim.
Ancak, bu iktidarın darbeyle gitmesine
kesinlikle karşıyım. Böyle bir darbenin Türkiye'yi
daha kötüye götüreceğini düşünüyorum.
Çare, tüm zorluklarına rağmen
demokratik çizgide ve milletin oyuyla
bulunmalıdır. Bir kez daha askerî darbeye hayır!  

16 Temmuz 2016 günü sabaha karşı
darbeye hayır başlıklı bu yazımdan
birkaç saat sonra
bir yazı daha yazmıştım.
Başlığı şöyleydi: 

Asker darbesi,
Erdoğan darbesi!

Bu yazımın bazı satırları aşağıda: 

Asker darbesi çöktü, peki ya Erdoğan darbesi?..
Gün geçtikçe derinleşmekte!
15 Temmuz,
Erdoğan'ın kendi deyişiyle,
Allah'ın bir lütfu oldu.
15 Temmuz sayesinde muhalefet odaklarını
daha büyük bir hızla temizlemeye koyuldu.
Ben böyle düşünüyorum. Evet, askerî darbeye
hayır
dedim, Erdoğan'ın yanında durdum.
Ama bu duruşum bana
"Erdoğan darbesi"ni unutturmuyor.
Unutturamaz!
Çünkü, ben asker darbeleri gibi
sivil darbelere de karşıyım.
Tank sesleri ile gelen darbeleri
kaç kez yaşadım.
Şimdi de "seçim sandığı"ndan çıkmış
bir "sivil darbe"yi yaşıyorum.
Bu da "Erdoğan darbesi"dir.
Yazın bir kenara:
15 Temmuz'a karşı olmak, tek başına,
demokratlığın kriteri olamaz!
 

Bu görüşüm bugün de değişmedi.
Aradan kaç yıl geçti, Türkiye hâlâ 
Erdoğan'ın darbe süreci içinde...
Tek yol, Erdoğan'a milletin oyuyla
hadi sana güle güle, demek
ve Türkiye'de demokrasi
ve hukukun üstünlüğünü
inşa etmeye koyulmaktır.
Bunu yapabiliriz.

Yazarın Diğer Yazıları

Evet, umutsuz olmaya hakkımız yok!

Hoşgörü-diyalog-uzlaşma... Tek adamlığa karşı güçler ayrılığı, yetki paylaşımı... Koalisyon korkusu değil uzlaşma kültürü... Yarınki Almanya seçimlerini düşünürken böyle bir halkayı çekiyorum.

Kürt sorunu... Kılıçdaroğlu... HDP... İmralı... Kandil... Ve barış...

Kılıçdaroğlu'nun, "Kürt sorununu HDP ile çözebiliriz" derken olumlu bir çıkış yaptığını düşünüyorum ama, "aması" da var.

Hrant Dink'ten: “Gelin önce birbirimizin acılarına saygı gösterelim!”

Sevgili Hrant’ın bu sözüydü, yaşadığı acılardı, Erivan’da bir sabah vakti gün doğarken Soykırım Anıtı’nın önünde bana duygu fırtınası yaşatan...