Yasin Börü’ye sahip çıkılırken diğer öldürülenler ve yaşananlar yok sayıldı: Skandallar zinciri ve 12 yıl gizlenen soruşturma
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Yasin Börü’ye sahip çıkılırken diğer öldürülenler ve yaşananlar yok sayıldı: Skandallar zinciri ve 12 yıl gizlenen soruşturma

İki cinayet işlendi ve şüphelilerden hiçbiri tutuklanmadı. Bir numaralı sanığı, evinde arama yapılmadan önce iki kez aradığı tespit edilen, sonradan aramaya katılan TEM komiseri hakkında da bir işlem yapılmadı. O komiserin başka nedenle sonradan ihraç edildiği söylendi ancak Dargeçit’te yapılanlara ilişkin hakkında araştırmaya bile gerek görülmedi. 12 yıl süren soruşturmadan sonra mahkeme, kovuşturmanın genişletilmesi yönündeki talepleri de geri çevirerek davayı hızla karara bağlama eğiliminde

Yasin Börü’ye sahip çıkılırken diğer öldürülenler ve yaşananlar yok sayıldı: Skandallar zinciri ve 12 yıl gizlenen soruşturma

Mardin Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde az kişinin bildiği ve umursadığı bir dosya var.

6-8 Ekim 2014’teki Kobani olaylarından tam 12 yıl sonra açılmış bir davanın dosyası…

12 yıl neden beklendi, nasıl oldu da sonrasında bu dava açılabildi, meçhul…

Ancak 12 yıldır açılması beklenen ve şubat ayında açılan dava, Türkiye’de örneğine pek rastlanmayacak biçimde birkaç ayda bitme noktasına geldi.

Mahkeme, öylesine hızlı hareket etti ki savcı, dava açıldıktan sadece üç ay sonra esas hakkındaki görüşünü açıkladı. Artık haziran ayındaki duruşmada karar verilmesi bekleniyor.

* * *

Kobani olayları aklımızda özellikle Yasin Börü cinayetiyle yer etti. 16 yaşındaki lise öğrencisi Börü’nün vahşi biçimde öldürülmesi elbette etkili biçimde soruşturulmalı, bütün sorumlular ceza almalıydı. 6-8 Ekim tarihlerinde öldürülen diğer isimler gibi.

Ancak diğer cinayetler gündeme getirilmez ve sadece birer sayı olarak anılırken Börü’nün öldürülmesi iktidar tarafından özellikle gündemde tutuldu ve halen AİHM kararlarına rağmen cezaevinde tutulan Selahattin Demirtaş başta olmak üzere siyasilere yönelik operasyonlara zemin oluşturuldu.

* * *

Aynı olaylar sırasında Mardin Dargeçit’te de iki genç öldürüldü. Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’nde, olaylardan tam 12 yıl sonra açılan dava, bu iki gencin öldürülmesi ile ilgili… Ancak dosyayı biraz incelediğinizde açılan davadan çok 12 yıl boyunca yaşanan skandallar dikkatinizi çekiyor.

12 yıl boyunca, “gizlilik” kararı altında yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ya da tutuklanan olmamış…

İddianamede, Hizbullah’ın dağılmasından sonra siyasi kolu olarak kurulduğu bilinen HÜDA Par’a yakın 5 isim “kasten öldürme”, “kasten yaralama” suçlarından sanık…

Sanıklar, Dargeçit’te imamlık yapan, yine Hüda Par’a yakın derneklerden olan Ravza Der’in Başkanı K.Ş., müftülük memuru olan oğlu M.Ş., dönemin Hüda Par Belediye Başkan Adayı A.S., Hüda Par üyesi R.V. ve Z.S…

* * *

Dosyaya göre, yaşananları, gariplikleri ve skandallar zincirini şöyle özetlemek mümkün:

  • Dargeçit’te 6 Ekim’de başlayan protestolar 7 Ekim’de gün boyu ilçenin farklı noktalarında devam etti. İddiaya göre olaylar sürerken K.Ş. ve oğlu silahlarıyla sokaklardaydı. Hatta oğlu, olaylar başladığında, sosyal medyadan silahlarını hazırladıklarına yönelik mesajlar da paylaşmıştı. İlçede süren olaylar sırasında K.Ş.’nin de aracı yakıldı. Kimin yaktığı hâlâ meçhul… K.Ş., bu sırada pompalı tüfeğiyle sokaktaydı ve çok sayıda kişi pompalı tüfek saçmalarıyla yaralandı. Aynı sırada oğlu ve Z.S. adlı arkadaşının da tabanca ve uzun namlulu silahlarla ateş açtıklarına yönelik tanık ifadeleri de mevcut.
  • Ateş açıldığı sırada, bayram ziyareti için Batman’dan ailesinin yanına gelen Bilal Gezer, başından tek mermiyle vuruldu ve hayatını kaybetti. Bilal’in M.Ş. ve Z.S. tarafından vurulduğu duyulunca göstericiler evlerine ve iş yerlerine doğru harekete geçti. Bu sırada göstericilere bazı evlerden kaleşnikofla ateş açıldı. Bu sırada parkta otururken caddede ne yaşandığını merak eden ve görmek için Ravza Der adlı derneğin bulunduğu ara sokağa giren Sinan Toprak, silahlı kişilerle karşılaştı. Tanıkların anlatımına göre, “Amca yapma, biz işçiyiz” demesine rağmen ateş açıldı. Sol alt dudağından giren ve boynunun arkasından çıkan mermiyle hayatını kaybetti.
  • Olaylar gerekçe gösterilerek cinayetlerle ilgili olarak inceleme hemen yapılmadı. Tanık anlatımlarına rağmen şüpheliler de gözaltına alınmadı. Olay anını ve yerini gösterebilecek MOBESE kameralarının kapalı olduğu ve gece ikide yeniden açıldığı anlaşıldı.
  • Bazı dükkanların kameraları sonradan incelendi ve uzun namlulu silahlarla gezen, ateş açan kimi isimler tespit edildi. Onlarca tanık, cinayetlerden önce de aynı beş ismin insanlara ateş açtığını anlattı. Cinayetleri de bu isimlerin işlediğini söyledi.
  • Aynı gece, imam K.Ş. için gözaltı, arama ve el koyma kararı verildi. Ancak evinde arama yapılmadan önce, sabah 05.57’de iki kez Dargeçit TEM Şube Komiseri’nin K.Ş.’yi aradığı anlaşıldı. Aynı komiser daha sonra K.Ş.’nin evinde yapılan aramaya da katıldı. K.Ş.’ye evinin basılacağı, arama yapılacağı bilgisinin verildiği iddia edildi. Nitekim, evinde yapılan aramada o gece kullandığı öne sürülen silahların hızla saklanmaya çalışıldığı anlaşıldı. Ancak silahların tamamı saklanacak gibi değildi. Çöp kovasına konulmuş tabanca, birden fazla av tüfeği, pompalı tüfek, fişek ele geçirildi.
  • Arama sırasında hiçbir şüphelinin telefonuna el konulmadı. İfadeye götürüldükleri sırada telefonlarını rahatça kullandıkları da sonradan HTS kayıtlarından anlaşıldı.
  • Ş., aleyhindeki delillere, evde bulunan silahlara, tanık ifadelerine rağmen adli kontrolle serbest bırakıldı.
  • Aylar sonra A.S.’nin evinde de arama yapıldı. Burada da adeta cephanelik bulundu. Öylesine rahat davranılıyordu ki evdeki bir akrabası, arama sürerken dışarı çıktı, dükkanına gitti ve ruhsatsız bir tabancayı buradan çıkaracağı sırada fark edildi. Ancak gözaltına bile alınmadı.
  • Dosya sanıklarından K.Ş’nin oğlu olan M.Ş’nin 7 Ekim günü sabah Facebook’tan “namluları yağlayın, bizim anamız ağlayacağına onların anası ağlasın…” ölümlerden sonra da “..alma mazlumun ahını çıkar aheste aheste…” şeklinde paylaşım yaptığı tespit edildi ancak hakkında işlem yapılmadı.
  • Sanıklardan Z.S’nin yurt dışına kaçtığı duyuldu, eşi Irak’a gittiğini bildirdi. Hakkında arama kararı verildi. Döndüğünde Afganistan’a da gittiğini anlattı. Ancak neden Irak ve Afganistan’a gittiği, ne yaptığı sorulmadı, araştırılmadı. İfadesi alınıp serbest bırakıldı.
  • Dosyaya giren bilgi/belge ve tespitlere rağmen şüpheliler R.V, M.Ş, A.S hakkında ancak mart ayında gözaltı kararı verildi. Emniyette ifadeleri alınıp serbest bırakıldılar. Hiçbirinin telefonlarına el konulmadı.
  • Sanıklardan A.S.’nin evinde yapılan aramada da çok sayıda ruhsatsız silah bulundu. A.S. de tutuklanmadı. Bir süre sonra A.S.’ye, üstelik aramadan sonra can güvenliği olmadığı gerekçesiyle “silah taşıma” belgesi verildi.

* * *

12 yıllık dosyadan çıkan iddialar bunlar.

İki cinayet işlendi ve şüphelilerden hiçbiri tutuklanmadı.

Bir numaralı sanığı, evinde arama yapılmadan önce iki kez aradığı tespit edilen, sonradan aramaya katılan TEM komiseri hakkında da bir işlem yapılmadı. O komiserin başka nedenle sonradan ihraç edildiği söylendi ancak Dargeçit’te o gece yapılanlara ilişkin hakkında araştırmaya bile gerek görülmedi.

12 yıl süren soruşturmadan sonra mahkeme, kovuşturmanın genişletilmesi yönündeki talepleri de geri çevirerek davayı hızla karara bağlama eğiliminde.

Kobani davasında bütün kamu kurumları müdahil olmuştu.

Bu davada nedense hiçbiri ortada yoklar.

Kobani davasında, siyasilerin mesajlarıyla cinayetlerin arasında bağ bulunmadığı tespit edildi, cezalar da bundan verilmedi. Buna rağmen siyasi isimleri dillerine dolayıp, cinayetle suçlayanlar, bu cinayetler konusunda ağzını açmadı.

Provokasyon, cinayet, rastgele kalabalığa ateş açma, gösterilere bile katılmayan isimlerin başlarından vurularak öldürülmesi…

İnsanların, “Burada ne oldu?” diye sorması için daha başka ne gerekiyor?

Ve 12 yıl boyunca neden bu dosyanın üzeri örtüldü, tartışılması, konuşulması engellendi?

Dava bu hızla nasıl görüldü ve cezasızlıkla mı bitirilecek?

Kobani olayları başta olmak üzere, 2014’ten itibaren yaşananları anlayabilmek için sadece davalara, gizlenen soruşturmalara değil, çok daha büyük bir resme bakmak gerekiyor.

İlgili İçerikler