20 Haziran 2019

Taksim The Marmara, müşteri mahremiyeti tartışmaları yarattı

Görüntülerin yayınlanmasında gazetecilik ya da siyasilerin özel hayatı açısından sorun var mı?

YSK tarafından iptal edilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçim 23 Haziran 2019’da yenilenecek. Süreç devam ederken, 17 yıl sonra ilk defa iki adayın karşı karşıya geldiği bir münazara gördük. Ancak, Ekrem İmamoğlu ve Binali Yıldırım'ın katıldığı bu münazara yüksek izlenme oranına karşın, heyecanlı olmayan, suya-sabuna fazla dokunmayan bir şekilde geçti.

Buna karşılık sonrasında başka bir tartışma gündemi aldı. Taksim The Marmara Oteli’nin güvenlik kameralarından alınan bir takım görüntüler ortaya çıktı. Görüntüler, 16 Haziran Pazar günü yapılan münazaradan 3 gün önceyi yani 13 Haziran’ı gösteriyor. Küçükkaya'nın The Marmara Otel'e gidip, İmamoğlu ile yüz yüze bir görüşme yaptığı, buna karşılık Binali Yıldırım ile benzer bir görüşme yapmadığı, yani iki adaya eşit davranmadığı iddiaları var.

Görüntülerin 13 Haziran tarihini taşımasına karşın, neden hemen yayınlanmadığı ve münazara sonrasında 18 Haziran’da ortaya çıkardığı, akla bir takım sorular getiriyor. Ama biz "kişisel veriler konusunu yakından takip ettiğimiz için" bu taraftan bakacağız. Olayın "The Marmara otelin mahremiyet konusunda gösterdiği ihmal" tarafı yani hukuku ile ilgileneceğiz.

Konuyu Avukat Gökhan Ahi'ye sorduk:

Görüntülerin yayınlanmasında gazetecilik ya da siyasilerin özel hayatı açısından sorun var mı?

Basında ve sosyal medyada sadece fotoğraflar değil, güvenlik kameralarından alındığı çok belli olan videolar da yayınlandı. Bu tür görüntülerin, basın ve sosyal medya tarafından, seçim rekabeti içinde yayınlanmasında, gazetecilik ve siyasilerin özel hayatı açısından pek bir sorun görmüyorum. 

“Suç soruşturması ya da yetkili hâkim kararı olmadığı sürece otel görüntülerinin yayınlanması hukuki değil”

Ancak, sorun bu görüntülerin basına sızdırılmasında veya otel tarafından korunmamış olmasında. Otellerde, iş merkezlerinde veya apartmanlarda güvenlik kamerası konulabilir, hatta kameralardan elde edilen kayıtlar saklanabilir, görevlisi tarafından incelenebilir. Ancak ne olursa olsun, bu kayıtlar herhangi bir suç soruşturması olmadıkça ve yetkili hakim kararı olmadıkça, polis de dahil hiç bir kişiye ve kuruma verilemez. 

Özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin gizliliği

Anayasa’nın 20. maddesi özel hayatın ve kişisel verilerin gizliliğini teminat altına alan bir maddedir. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nda hem özel hayatın gizliliğini hem de kişisel verilerin gizliliğini ihlal ayrı ayrı suç olarak tanımlanmıştır. Kayıtların otelden olması, durumun vehametini daha fazla ortaya koyuyor, zira otellerden beklenen hizmet sadece konaklama, toplantı vesair hizmetler değil ayrıca yüksek derecede mahremiyettir. Hatta oteller, güvenlik kameralarıyla ilgili olarak gerekli bilgilendirmeleri de (aydınlatma yükümlülüğü) yapmak zorunda. 

"Otel yönetimi veri sorumlusu sıfatıyla doğrudan sorumludur"

Kaldı kl, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, tüm işletmelere, her türlü elde ettiği kişisel verileri (buna kamera görüntüleri de dahil) hukuka uygun, dürüst, güncel bir şekilde işlemek ve mutlaka bu verileri belirli, açık ve meşru amaçlar için işlemek, verileri işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü tutmak yükümlülükleri yüklemiştir.

Ayrıca, tüm veriler hukuka uygun işlense bile, bu verilerin içeriye ve dışarıya karşı etkin bir şekilde korunması gereklidir. Dolayısıyla, bu kamera görüntüleri ister bir güvenlik görevlisi tarafından sızdırılsın, ister otel yönetimi kendi isteğiyle versin, isterse de bir hacker tarafında sisteme sızılarak alınsın, otel yönetimi Veri Sorumlusu sıfatıyla doğrudan sorumludur. Kişisel Verileri Koruma Kurulu bu konuyu soruşturmalıdır ve gerekli idari para cezalarını uygulamalıdır.

Otel internette aranınca müşteri mahremiyetine dikkat etmeyen otel olarak çıkmaya başladı

Konunun suç olup olmaması, kişisel veri ihlali olup olmaması bir yana, otelin itibarı da fazlasıyla zedelenmiştir. Ne yazık ki bu otel, internette aranınca, müşteri mahremiyetine dikkat etmeyen bir otel olarak çıkmaya başlamıştır. Artık kimse, herhangi bir yerde görüntülerim çıkabilir diye kolay kolay bu otelde kalmak veya bir toplantıda bulunmak istemeyecektir.

Avukat Ahi'nin yorumlarının bir başka şekli, Ertuğrul Özkök'ün bugün yazdığı yazıda yer aldı.

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları

Cumhurbaşkanlığı'nın Whatsapp kararı, kendi genelgesi ile çelişiyor

Siz "Uçtan uca haberleşiyoruz, sadece biz görüyoruz" diye düşünürken, haberleşmenin arasına giren bir kişi, her iki tarafın mesajlarını görebilir ve kaydedebilir hale geliyor

Netflix, Twitter, Google, Facebook sansüre karşı durur mu?

Hatta "Ah gitti mi, gidiyor mu?" dan önce, bu hükümetle ne tür bir anlaşma yapıyor, hükümetin sansür yapmasına ne kadar müsaade ediyor" diye sorun...

Kulis: RTÜK ile pazarlık mı var; Netflix yöneticileri geçen hafta RTÜK yönetimi ile bir araya geldi

Netflix, Twitter ve Facebook gibi devletle iyi kötü anlaşmaya ve iş yapmaya mı çalışacak, yoksa gidecek mi?