27 Mart 2020

İdlib’in neresinden dönerseniz kârdır…

Size acilen para lazım ve muhtaç olduğunuz para İdlip’de mermi, mühimmat, uçak yakıtı, roket, ÖSO çapul çetelerine maaş olup gidiyor

AKP’nin başta Reis’i olmak üzere karar vericileri sözüm sizedir, kulak verin…

(Sizden olağan durumlarda "AKP Reisi ve AKP elebaşıları" diye söz ederim. Ama bu kez öyle yapmadım. Çünkü T24 okurları arasında sayınız pek az. Oysa ben bu yazıya onların değil, sizlerin kulak vermenizi istiyorum. O yüzden sizleri kızdırmayacak bir hitapta karar kıldım. Buna değer verin. Her zaman böyle kıyak yapmam, haberiniz ola…)

Yazının başlığında "kâr" sözcüğünü kullandım. Bu büyülü sözcüğü duyunca içinizin nasıl ısındığını, gözlerinizin nasıl parladığını bilirim. Ben de zaten size kâr edebileceğiniz, hem de bayağı yüklü bir kâr elde edeceğiniz bir öneride bulunuyorum.

Dikkatle okuyun e mi?

* * *

Biliyorum başınız bu Koronavirüs ile belada. Pek renk vermiyorsunuz ama işinden, aşından olan ve olacak emekçilerin homurtuları sizlerin hassas kulaklarına çoktan gelmiş olmalı.

Gerçi "ekonomik istikrar kalkanı" gibi fiyakalı bir ad taktığınız bir önlem paketi açıkladınız. O paket için 100 milyar TL ayırdığınızı Reisiniz kostak kostak ilan etti. Ancak o paketin 98 milyarı patronların cebine giriyor. Sizin Reis o "kalkan"ı açıklarken, her dönemin TOBB başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na bakarak boş yere "Neşen yerinde" demedi. O kalkan patronları koruyan bir kalkan olarak tanımlanmış. Fakir fukaraya, yaşlıya gence ise 2 milyar liralık sadaka misali üç beş kuruş ve kolonya dağıtılacak. Kolonya içilmez. O 2 milyarcık ile kimsenin karnı doyurulmaz.

İşin daha da vahimi şu: Cepte o 100 milyar TL de yok.

Hatırlayın vakti zamanında ekonomi dehası damat ve ondan daha da "dahi" olan kayınpeder kafa kafaya verip "Varlık fonu" filan diye bir şeyler icat ettiler ve devletin kasasını da, kefen parasını da, "işsizlik fonu" denen ve tümüyle çalışanlara ait olması gereken paraları da o fona aktardılar ya, işte o yüzden artık cepte para kalmadı.

Mecburen borç bulacaksınız, dünya ekonomisinin ağır yaralar aldığı, almaya devam ettiği şu günlerde borç bulmak demek, uluslararası tefeci kuruluşların kucağına oturmak demek.

Özetlersek: Başınız sahiden ve fena halde belada

Üstelik aslan payının patronlara ayrıldığı o kalkan için borç bulsanız da işe yaramayacak, derde derman olmayacak. Koronavirüs salt insanların değil, ekonominin de canına okumakta. Kapanan işyerleri binlerce ve binlerce işsiz yaratıyor, yaratacak. Yarın fabrikalar da üretime ara verecek ve bunca yılın deneyimi ile duraksamadan belirteyim ki hiçbir patron çalışmayan fabrikasının işçilerine ücret ödemez.

Yani yakında işsizlik artmayacak, patlayacak

Para bulmanız lazım ve acele bulmanız lazım. Yoksa…

Anladınız.

Ben size acilen para bulmanızın yolunu anlatayım.

15 Temmuz 2020’de sizin Reis’i ne demişti? Aktarıp hatırlatayım:

"… Ne diyorlar, ekonomi battı, ekonomi bitti. (…) Terörle bu denli büyük bir mücadele verilirken bu mermi, kurşun, kalkan uçaklar, helikopterler fıstık, leblebi mi dağıtıyor. Bunların hepsi para değil mi, ekonomi değil mi?"

Çok doğru. Suriye’de, özellikle İdlib’de su gibi para harcanıyor. Bunu en iyi bilenlerden biri de iktidar ortağı yaptığınız MHP’nin anlı şanlı lideri Devlet Bahçeli. Üç buçuk ay kadar önce. 29 Kasım 2019’da Suriye’nin kuzeyinde, özellikle İdlip’de harcanan paranın ayrıntılı bir dökümünü çıkardı. Aynen aktarıyorum:

"…Mesela Fırtına obüsleri dakikada altı ile sekiz mermi atma kapasitesine sahip. (…) Bu mermilerin ortalama fiyatı 1000 dolar. Günde 500 mermi 500 bin dolar eder. (…) Bir harekatta 100 obüs topu kullanıldığını düşünürsek yılda sadece 5 milyar dolar obüs maliyeti karşımıza çıkar. Bir savaş uçağının attığı sıradan bir bombanın fiyatı 2500 dolar. F-16’ların attığı bombanın ortalama fiyatı da yaklaşık 3 bin dolar.Bir F-16, hiç ateş açmadan 1 saat havada uçmasının maliyeti 14 bin dolar. Sadece Zeytin Dalı Harekatı’nın ilk gününde uçan savaş uçaklarımızın yakıt bedeli 1 milyon dolar. Bomba ve mühimmat bedelinden bakınız hiç bahsetmiyorum bile…"

Bahçeli’den al haberi: İnce ve doğru bir hesap bu.

Adam besbelli ki farkında olmadan Koronavirüs'e karşı işçinin, emekçinin, işsiz kalanın, yakında kalacak olanın, aç kalacak olanların korunup kollanabileceği mali kaynağı bir çırpıda açıklamış işte.

* * *

Artık ayrıntıya girmenin gereği kalmadı. Sizler kâr kokusunu, para kokusunu en çabuk olan bir siyasi hareketin önde gelenlerisiniz. Size acilen para lazım ve muhtaç olduğunuz para İdlip’de mermi, mühimmat, uçak yakıtı, roket, ÖSO çapul çetelerine maaş olup gidiyor.

Anladınız. Öyleyse davranın:

İdlib’in neresinden dönerseniz kârdır.

Yazarın Diğer Yazıları

Sohbettir, okumasanız da olur…

Kendime gaz veriyorum. "Koçum Aydın, sen koronaya teslim olacak delikanlı mısın? Haydi koçum diren"

Milliyetçilik ve popülizm yükselirken

Bu salgın gelip geçecek. Ama ulus-devletlerin ve onların popülist liderlerinin uğursuz kazanımları kalacak

Gelecek günler, aylar, yıllar üstüne sorular, sorular, sorular…

Çoğunluk çalışmak, üretmek ve bu yüzden de evde kalmamak zorunda. Ama haftalardır öğrendiklerimiz evde kalamayanların ya hastalanacaklarını ya da hastalık yayacaklarını söylüyor. Bu bir kısır döngü değil mi?