06 Ocak 2022

İran'da hapishaneden toplum idolüne dönüşmek...

Farhadi'nin son filmi doğrusu hayli tartışmayı hak ediyor. Ve ben bu konuda bizdeki kimi kalemler kadar cömert olamayacağım

KAHRAMAN

X X X

(A Hero/ Ghahreman)

Yönetim ve senaryo: Asghar Farhadi
Görüntü: Ali Ghazi, Arash Ramezani
Oyuncular: Amir Jadidi, Mohsen Tanamandeh, Sarina Farhadi, Fereshteh Sarde Orafaly, Sahar Goldust

İran filmi, 2021. 

İran sinemasının efsane adı Asghar Farhadi'nin son filmi, dışarıda çok büyük ölçüde farklı tepkilere neden olmuş. Sinefillerin vazgeçilmez kaynağı olan IMDb - international movie data base sitesine bakıyorum da 10 üzerinden verilen seyirci puanları 1'den 10'a doğru kayarak insanı şaşırtıyor. Tanınmış eleştirmen görüşleri de öyle...

Farhadi bir dönem, sineması çok gözde olan bir halkın (artık pek öyle değil) önde gelen sinemacılarındandı. Bir kuşak öncesinin efsaneleri Abbas Kiarostami, Majid Majidi, Bahman Ghobaldi gibi isimlerin izinden giderek... Özellikle 2009'dan itibaren çektiği Elly Hakkında, Bir Ayrılık, Satıcı, Herkes Biliyor gibi filmleriyle yalnızca ülkesi İran'da kalmayıp dış ülkelere de giderek o kültürlere de el atan, özgün ve enerjik bir yaratıcı. Bu son filmiyse doğrusu hayli tartışmayı hak ediyor. Ve ben bu konuda bizdeki kimi kalemler kadar cömert olamayacağım.

Film yüklenip ödeyemediği bir büyük borç nedeniyle hapse atılan genç Rahim'in öyküsünü anlatıyor. Hapisten izinle ve borcunu bir biçimde ödemek vaadi ve umuduyla çıkan Rahim, böylece kızkardeşi, onun ailesi, ayrıldığı eşinden kalan konuşma özürlü küçük oğluyla yeniden bir araya geliyor. Bu arada, Rahim, ilişki kurduğu bir kadının bulup kendisine getirdiği bir çantanın içinde bulunan altınları paraya çevirerek, borcunun en az önemli bir bölümünü kapatmayı umuyor.

Ama sonra, ya o servetin asıl sahibi konusunda uyanan vicdan azabından ya da çok ilerisini gören hinoğlu hinliğinden, bu kararından vazgeçip çantanın sahibini arıyor, buluyor ve parasını ona veriyor. Yeri gelmişken söyleyeyim: Rahim ve gerçek kişiliği konusunda uyanan bu şüphe ve yaratılan bu ikilem, yazar-yönetmenin bize asla tam gerçeği sunamadığı bir büyük soru olarak kafamızda yer edecektir!..

Sonrası? Sonrası bitmek tükenmek bilmeyen bir toplumsal ve ahlaki bulmacadır. Borcunu ödeme şansı iyice azalan ve bu konuda paranın sahibi, hikâyenin gerçek 'kötü adamı' Behram'dan en küçük bir jest bile göremeyen Rahim, tam bir bunalım içine girer.

Ama o arada bambaşka bir şey olur. Hapishaneye geri dönen Rahim, kurumun özel yönetim kurulunun da desteğiyle birden sosyal medyada ve TV'lerde 'günün adamı' olmaya doğru yol alır. Çünkü onca parayı reddedip gerçek sahibine ulaştırarak büyük bir insanlık dersi vermiştir ve ülkede 'günün adamı' olmayı hak etmiştir, Böylece film bambaşka bir alana kayar ve sade bir insanın yerinde alınmış bir kararla nasıl bir toplumun zirvesine tırmandığının örneğini verir. Ama şimdi de sorun şudur: Bu ani ve hak edilmemiş ün ve saygınlık sürebilir mi? 

Film kimilerinin çok iyi bulduğu, benimse son derece konuşkan olarak nitelediğim senaryosuyla kuşkusuz önemli temalar çevresinde geziniyor. Böylece elbette İran denen önemli komşu ülkenin birçok gerçeğini tanıyoruz. Hem de Şiraz gibi bir rüya kentte çekilmiş olmasının sağladığı Orta Doğu egzotizmi havasıyla... Adalet ve hapishane gerçeklerinden yoksul semtlerin iç burucu atmosferine dek... Elbette her toplumda böyledir. Her toplumda zenginler ve yoksullar, iyiler ve kötüler vardır. Ama burada bir dönemin en büyük uygarlıklarından birini yaşamış, harika şehirlere sahip, sanatın her alanında önemli isimler yetiştirmiş bir toplum var. Ve bu hele İran'ı bilen birisini hayli üzüyor. 

Sonuç olarak filmin ilgiye değer yanları var kuşkusuz... Ama çok geveze, kimi bölümlerde çok statik (durağan). Ve oyuncuların hepsinin de kusursuz olduğu söylenemez. Kadınların İran usulü, başları kapalı olsa da yüzlerinin tümüyle açık olduğunu ve ayrıca birbirlerine fazla benzediğini de söylemeliyim. Öyle ki kimi yerlerde karıştırmak bile mümkün!.. Başroldeki Amir Jadidi'nin yakışıklılığı ise sanırmış kadınları etkileyecektir. 

Aşırı uzun süresi (2 saat 20 dakika) de buna eklenince, doğrusu çok büyük keyif verdiğini söylemek zor. Ama hakkını yememek için, filmin başta 2021 Cannes şenliğinde Büyük Ödül (Altın Palmiye'den sonra gelen) başta, birçok yerel ve uluslar arası ödülü olduğunu da eklemeli ve has sinemaseverlere tavsiye etmeliyim.

Yazarın Diğer Yazıları

Domuzuna aşık bir adamın tuhaf öyküsü

Bu belki öncelikle bir gastronomi filmidir. Üç bölümde anlatılır: her biri seçkin yemek adını taşıyan... Ama o bilinen yemekli filmler genelde hoş komediler olurken, burada iç acıtan bir dram karşınıza gelir

Yıllar sonra bir Stephen King uyarlaması izlemek

Onun eski bir romanını yenileyen bir yaklaşım ve ondan yapılan yeni bir filmle karşı karşıyayız

Yaşlılık ve ölüm üzerine hüzünlü bir film

Film, tüm Gaspar Noe filmleri gibi, seyirciden belli bir sabır talep eder. Ama bunun karşılığını da verir