29 Kasım 2021

Futboldaki şiddete karşı yapılanlara dair

Biz şiddetle mücadele etmiyoruz tıpkı diğer bütün alanlarda yapmayı maharet saydığımız ‘mış gibi yapma halini’ servis etmeye devam ediyoruz. Bu ise futbol sahalarındaki garabetin artmasına ve sahaya bir şeyler atmayı taraftarlık zanneden tiplerin giderek çoğalmasına yol açıyor.

21 Kasım tarihinde Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanan derbi mücadelesi sırasında yine çok bilindik görüntülerle karşı karşıya kaldığımızı yazmıştım. Türkiye’nin en büyük futbol mücadelesi olarak görülen karşılaşmada her seferinde futboldan çok yaşananların konuşulmasını artık kanıksadık! Ve böylesi bir ruh halinin içerisine girmiş olmamız nedeniyle de olan bitenleri gerçek anlamda yıllardır çözebilme konusunda herhangi bir gelişme gösterebilmiş de değiliz.

Stadyum girişlerindeki aramalardan başlayarak, oynanacak olan karşılaşmaların bitimine kadar geçen süre içerisindeki olup biten güvenlik zafiyetini sonlandırabilmiş değiliz. Her seferinde içeriye başta bozuk paralar olmak üzere, çakmak, su şişesi, çeşitli yiyecek ve içecek maddelerinin rahatlıkla sokulabildiğini görüyoruz. Hatta daha önceki yıllarda içeriye sokulan alkollü içecek şişelerinin dahi tribünlerden oyunculara atıldığını da hatırlatmalıyım. Son derbi mücadelesinde ise Mesut Özil’e fırlatılan zippo çakmağın yaratabileceği hasarın farkında dahi olmayan bir taraftarlık anlayışının bu karşılaşma bitiminde yazılan onlarca ifadeye karşın bir sonraki Avrupa ligi mücadelesinde de aynen devam ettiğini görmek şaşkınlık verici! Galatasaray kulübünün Olympique Marsilya takımıyla oynadığı UEFA Avrupa Ligi grup karşılaşmasında takımları galip oynarken dahi ısrarla sahaya bozuk para ve kapalı suları atmayı sürdüren taraftarlara en sert tepkiyi takımın kalecisi ve kaptanı Muslera veriyordu. Muslera birkaç kez sahaya yabancı maddeler atan bu tribünlerin önüne giderek atmamalarını işaret ettikten sonra işaretleriyle kafasını gösteriyordu. Bu hareketleri yaparken ise gerçekten son derece kızgın ve öfkeli bir şekilde bu tuhaflığı yapan taraftarlarına tepkisini ortaya koyuyordu. Galatasaray Kulübü yıllar önce Neutchatel Xamax takımıyla oynadığı karşılaşmada yedek kulübesinde oturan bir futbolcunun başına isabet eden bozuk para nedeniyle galip geldiği karşılaşmadan hükmen mağlup ilan edilmişti. Ve bu durumu çözebilmek için adeta ulusal seferberlik ilan edilmiş ve UEFA nezdinde tam anlamıyla bir lobi faaliyeti yürütülmek suretiyle Galatasaray, yoluna devam edebilmişti.

Aradan geçen bunca yıla karşın taraftarların hala karşılaşma içerisinde rakip futbolculara ve teknik ekibin oturduğu yedek kulübesine yönelik sözlü müdahalelerinin ötesine geçen bu tip eylemleri büyük zararlar vermeye yol açabiliyor. Bu durumun sadece ülkemiz için geçerli olmadığını ve bu yazıda yine aynı gün oynanan bir başka karşılaşmada olup bitenleri ve sonucunda gerçekleşenleri de sizlerle paylaşmak suretiyle bir mukayese yapma olanağını görmenizi istiyorum. 21 Kasım günü Olympique Lyon ile Olympique Marsilya takımları arasında Fransa’da oynanan lig karşılaşmasında korner atışını yapmak için köşe noktasına giden Dimitri Payet’in kafasına şişe isabet etti. Kafasına aldığı darbe sonrası bayılan futbolcunun tedavisi gerçekleştirildi ve takımlar soyunma odalarına geri döndüler. Şişeyi atan taraftar polis tarafından gözaltına alındı ve maç yarıda kaldı. Daha ayrıntılı bilgi almak isteyen okurlarımız metnin sonuna eklediğim habere bakabilirler⃰.  Olan bitenin bizi daha çok ilgilendiren kısmı ise Payet’in kafasına şişe atan taraftarın hemen tespit edilmesi ve Lyon ceza mahkemesi tarafından şişe atma eylemini gerçekleştiren taraftara 6 ay tecilli hapis cezası ile 5 yıl boyunca statlara giriş yasağının verilmiş olmasıdır. Yani stadyum içerisinde gerçekleştirilen eylemlerin bizde olduğunun aksine cezai anlamda karşılığının verilmiş olmasıdır. Öte yandan Lyon Kulübü sahasında çıkan olaylar nedeniyle bir maç seyircisiz oynama cezasına çarptırılmıştır.

Buradan sonra yaşananlar karşısında ülkemizde nasıl bir gelişim çizgisi izlenmekte olduğunu ise Galatasaray kulübünün son oynadığı Fenerbahçe karşılaşmasının ardından Profesyonel Futbol Disiplin Kuruluna (PFDK) sevki ve sonrasında kurulun verdiği kararlar üzerinden takip edelim. Önce PFDK’nın bu karşılaşma ile ilgili olarak Galatasaray kulübüne verdiği cezalar neler ona bakalım;

"GALATASARAY A.Ş.'nin, 21.11.2021 tarihinde oynanan GALATASARAY A.Ş.-FENERBAHÇE A.Ş. Spor Toto Süper Lig müsabakasında, taraftarlarının neden olduğu çirkin ve kötü tezahürat nedeniyle ve bu eylemin aynı sezon içinde ev sahibi kulüp olduğu müsabakada 2. kez gerçekleştirilmesinden dolayı 50.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT'nin 53/3. maddesi uyarınca çirkin ve kötü tezahüratta bulunan KUZEY TRİBÜN 205, 206, 105, 106, 107, 108, DOĞU TRİBÜN 112, 114, DOĞU VIP TRİBÜN 211, 212, 213, 214, GÜNEY TRİBÜN 118, 119, 120, 121, 221, 220, 219, BATI VIP TRİBÜN 202 bloklarda yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine, Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.'nin, taraftarlarının neden olduğu saha olayları nedeniyle 96.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına, FDT'nin 52/3. maddesi uyarınca saha olaylarına karışan taraftarların bulunduğu DOĞU TRİBÜN 114 blokta yer alan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının bloke edilmesi suretiyle bir sonraki ev sahibi kulüp olduğu müsabakaya girişlerinin engellenmesine,

1. ve 2. maddede 2 farklı eylem nedeniyle bloke edildiği belirtilen DOĞU TRİBÜN 114 bloka giriş yapan seyircilerin elektronik bilet kapsamındaki kartlarının toplamda takip eden 2 ev sahibi müsabakada bloke edilmesine, Aynı müsabakada GALATASARAY A.Ş.'nin, merdiven boşluklarının boş bırakılmamasından dolayı ve bu eylemin aynı sezon içinde ilk kez gerçekleştirilmesi nedeniyle 25.000.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına”

Galatasaray Kulübü'nün başkanı, teknik direktörünün yanı sıra yönetici ve foto muhabirinin de cezalarına ilişkin kararlar bu metin içerisinde yer almıştır. İki ülkede futbol sahalarında yaşanan şiddete ilişkin alınan kararlar ve uygulamalara dair esasları örnekleri ile karşılaştırabiliriz. Bir tarafta maçın esnasında oyuncunun kafasına şişe atan taraftarın tespit edilip hemen stadyumdan çıkartılması ve iki gün içerisinde mahkemesinin sonuçlandırılıp cezanın kamuoyu ile paylaşılması durumu söz konusudur. Öte tarafta ise sahaya çakmak atan kişinin kim olduğu her zamanki gibi tespit edilememiştir! Bu yüzden de atan kişi yüzünden onun yer aldığı tribünde hiçbir şekilde şiddet eylemine karışmayan taraftarlar da bir sonraki karşılaşmayı takip edememe cezasına çarptırılmışlardır!

Avrupa’daki karşılaşmalarda da olayların çıktığını fakat olay çıkartanların cezalandırılma yoluna gidildiği gerçeğini görüyoruz. Buna karşın ülkemizde sahada olay çıkartanların cezalandırılmadığını hatta tam tersine her seferinde ödüllendirildiği bir anlayışın devam ettirildiğini biliyoruz. Olay çıkartanları tespit etmek ve onları cezalandırmak yerine yıllardan bu yana aynı bakış açısıyla olaylara hiç ama hiç karışmayanları hatta o maçta tribünde bile olmayanları cezalandırmayı ısrarla sürdürüyoruz. Aslında biz şiddetle mücadele etmiyoruz tıpkı diğer bütün alanlarda yapmayı maharet saydığımız ‘mış gibi yapma halini’ servis etmeye devam ediyoruz. Bu ise futbol sahalarındaki garabetin artmasına ve sahaya bir şeyler atmayı taraftarlık zanneden tiplerin giderek çoğalmasına yol açıyor. Çünkü ısrarla gördükleri bu ve bu durum cezalandırılmıyor, geçiştiriliyor üstelik yapanlar her defasında görmezden geliniyor.


https://www.thetimes.co.uk/article/5aa5e094-4b24-11ec-9bc65abf98655bc4?shareToken=bb8c2c0900427181d1cf470f1b9a33a6

Yazarın Diğer Yazıları

Akıl, sağduyu ve hakkaniyet giderek yok oluyor

Burası hakikaten çok ama çok ilginç bir ülke ve futbol bu ülkenin insanları için bir varlık nedeni olma durumunu sürdürmekte. Kulüp başkanları ve yöneticiler bu ilgiyi kötü yönde kullanmayı sürdürdükçe, oynanan oyun her geçen gün biraz daha fazla çirkinliklerle birlikte hayatlarımızı karartmayı sürdürecek

Futbol kalmadı size yabancı madde verelim!

Türkiye'deki taraftar güzellemeleri aksini iddia etse de ülkenin taraftar kültürünün maç öncesi bağırıp çağırmanın ve oynanan karşılaşmayı motive etme doğrultusunda değil tam aksine kışkırtma amaçlı bir eğilim içerisinde olduğunun örnekleri saymakla bitmez

Marka değerinizin karşılığı bu mudur?

Keşke bütün bu tuhaflıklar yerine sadece futbolu ve futbolda yaşananları konuşuyor olabilseydik!