09 Haziran 2019

Bu kez başardık

"Olumsuzluklar ve sorunlarımız tabii ki var, buna karşın geçmişte olduğundan çok daha fazla futbolseverlerin ilgisini üzerine çeken bir milli takım da var ortada. Şimdi onlara destek olma zamanıdır"

Milli takımımız Fransa milli takımı karşısındaki ilk galibiyetini bu gece Konya’da kazandı. Şenol Güneş’in yönetimindeki milli takımın, karşılaşmaya çok iyi hazırlandığını ve geçen yıl dünya şampiyonu olan Fransa milli takımına gol pozisyonu bile vermediğini gördük. Futbola dair her şeyin çok güzel olduğu gecenin tek kötü yanı, Konya şehrinde yine ulusal marşın ıslıklanması ve saygı duruşunda yine sessizliğin sağlanamamasıydı. Ulusal marşların her ülkenin kendisine ait değeri olduğu gerçeğini inatla ve ısrarla görmezden geliyoruz. Aynı hareket milli marşımıza yapıldığında ise öfkeleniyoruz. Bu ince ayrım noktasına gelemediğimiz sürece güzellikleri değil olmaması gerekenleri konuşmak, işitmek zorunda kalmayı sürdüreceğiz.

Benzer durum UEFA eski başkanı Lenart Johansson için yapılan saygı duruşu sırasında yaşandı. Adı üstünde saygı duruşu ve bu bir dakikalık zaman zarfı içerisinde sessizlik esastır. Buna karşın her seferinde benzer görüntüleri yaşıyoruz ve saygı duruşunu tam tersi bir anlayışa alet etmek suretiyle, ölümleri adeta yok farz ediyoruz. Sıkıntılı olan bu durum sadece milli maçlar esnasında yaşanmıyor, kendi içimizde oynanan karşılaşmalarda da benzer görüntüler devam ediyor. Milli marşlara, ölümlere saygı duymadan saygı beklemek hayaldir ve maalesef bunu görmemek için var gücümüzle savaş vermeyi sürdürüyoruz.

Maça geldiğimizde ise sahadaki oyuna ve futbol kalitesine bakıldığında bir yıl önce dünya şampiyonu olan gerçekten bu takım mı? Diyesi geliyor insanın. Fransa milli takımının oynamadan kazanma gibi bir düşünce ile Türkiye’ye geldiğini ve karşılaşma süresince herhangi bir varlık gösteremediğini izledik. Buna karşın rakibini çok iyi analiz eden ve Fransa milli takımı karşısında tarihindeki ilk galibiyeti almak için çalışmış bir teknik direktör ve onun oyuncularına şahitlik ettik. Burak Yılmaz gol yollarında biraz daha dikkatli ve becerikli olmuş olsaydı, bu gece çok daha farklı bir skorla sahadan ayrılmamız işten bile değildi.

Sahada son derece iyi anlaşan ve futbol oynamaya çalışan bir milli takımımız olduğunu uzun aradan sonra görmüş olmak, sevindirici. Genç bir kadromuz var ve bu kadronun bir arada oynayacağı karşılaşma sayısı arttıkça hem birbirlerine olan güvenleri yükselecek hem de çok daha başarılı sonuçları almayı sürdürecekler. Teknik direktör Şenol Güneş’in başarısızlığını bekleyenlerin daha çok beklemek zorunda kalacaklarını söylemeliyim. Şenol hoca bu kez hem çok daha deneyimli hem de kendi futbol anlayışını oyuncularla birleştirme konusunda çok daha maharetli. Birbirimizle olan çekişmelerimize milli takımı ve onun yöneticisini alet etmek yerine ülke futbolunu nasıl daha iyi yerlere getirebiliriz konusunda kafa yormanın zamanı çoktan geldi. Olumsuzluklar ve sorunlarımız tabii ki var, buna karşın geçmişte olduğundan çok daha fazla futbolseverlerin ilgisini üzerine çeken bir milli takım da var ortada. Şimdi onlara destek olma zamanıdır.

 

Yazarın Diğer Yazıları

İki fotoğraf üzerinden futbolumuza bakış

'Marka Değeri' sözünü kullananların futbola verdiği zararın boyutlarını hala fark edebilmiş değiliz ve ne yazık ki biz fark ettiğimizde ortada futbol denilen bir şey de kalmayacak!

Sportif organizasyonları aktaranlar da değişmeli

‘İzin verildiğinde kızlarımız neleri başarabiliyorlar?’ gibi bir cümle kullandığınızda bu ülkedeki spor yapmaya çalışan kadınların, kızların yaşadıkları zorlukları hatta yapmamaları için öne çıkartılan bütün argümanları görmezden gelmiş oluyorsunuz

Neden tribünlere taraftar gitmiyor?

Türkiye’de futbolu değil futbolun dedikodusunu seviyor ve bunun üzerinden kendi taraftarlık pozisyonumuzu göstermeyi seçiyoruz