Kurtarıcı çalışmalar: Unutulanlar ve Korkmayınız

Erol-Üyepazarcı

Unutulanlar, Hiç Bilinmeyenler ve Bilinmek İstemeyenler

EROL ÜYEPAZARCI

Oğlak Yayınları 2019 2 cilt, büyük boy 1016 s.

"Erol Üyepazarcı önce Korkmayınız Mister Sherlock Holmes ile polisiye romanın Türkiye yolculuğunu, ardından da bir fikri takip örneği olarak popüler romanın yüz yıllık yolculuğu için Unutulanlar, Hiç Bilinmeyenler ve Bilinmek İstemeyenler’i kaleme aldı. Türkçe edebiyat tarihi çalışmaları arasına iki köşe taşı armağan etti böylece. Büyük emek eseri, ilmek ilmek çalışılmış, binlerce sayfalık bu çalışmalar, üzerine yazılacak onlarca tez, yüzlerce yazıyla tartışılmayı, tabiri caizse 'pamuğunun atılmasını' bekliyor."

MESUT VARLIK

Eskiler olsa buna “Bit pazarına nur yağdı” derdi. Oysa biz bugün kıymet bilmek, değerini teslim etmek, iade-i itibar, kanon tartışmaları gibi bir kelime havuzuyla konuşuyoruz.

Kültürün, özellikle popüler olanının analizinin zorluğu malzemelerin birbirinden çok kopukluğu, istatistiklerin dağınık verilerden oluşması, siyaset ve tarihselleştirme ayarlarının değişkenliği gibi birçok nedenden kaynaklanıyor.

Bir yazılı kültür geni olmadığı için, toplumsalın aktarımı ancak literatürle mümkün olabiliyor. Bu bağlamda, çok (daha) geç kalınmadan bu çalışmaları yapan isimlerden biri, edebiyat tarihyazıcılığımız açısından “kurtarıcı” çalışmalar yapan Erol Üyepazarcı’nın iki büyük çalışmasını anmalıyız.

Önce Korkmayınız Mister Sherlock Holmes ile polisiye romanın Türkiye yolculuğunu, ardından da bir fikri takip örneği olarak popüler romanın yüz yıllık yolculuğu için Unutulanlar, Hiç Bilinmeyenler ve Bilinmek İstemeyenler’i kaleme aldı.

Türkçe edebiyat tarihi çalışmaları arasına iki köşe taşı armağan etti böylece. Büyük emek eseri, ilmek ilmek çalışılmış, binlerce sayfalık bu çalışmalar, “üzerine” yazılacak onlarca tez, yüzlerce yazıyla tartışılmayı, tabiri caizse “pamuğunun atılmasını” bekliyor. Üyepazarcı bu açıklıkla ortaya koyuyor bu çalışmaları.

Kendisiyle K24'te uzun bir söyleşi yapıp iki ayrı bölümde yayımlamıştık: “Popüler romanlar ‘kanon’ romanların laboratuvarıdır" diyordu Üyepazarcı, niçin unutulanlar üzerinde çalıştığını da açıklıyordu:“Edebiyatın proleterlerini seviyorum, asilzadegân sınıfını herkes anlatıyor.”

Edebiyatın toplumsal dönüşümü yansıtması düz bir ayna yansıtışı değildir; aksine, ayarlı bir mercekle bakınca kasları görülen bir canlı yapı gibidir. Gününde söylenen sözlerle, zaman içinde o sözlerin yolculuğu, anlamı çok nadiren denk gelir. Üyepazarcı’nın kitabına seçtiği başlıktaki “Bilinmek İstemeyenler” raddesi buraya tekabül ediyor.

“Neyden dönüşüyoruz?”, “Nasıl dönüşüyoruz?”, “N’oluyoruz?” sorularının cevabına yaklaşabilmek için bu tür literatür çalışmalarına ihtiyacımız var.

Türkiye okurlarının çok büyük kısmının bu kitaplarda geçen isimlerin çok büyük kısmını duymadığına iddiaya girmek işten sayılmaz. İsim saymaya hiç girişmeyeceğim; sayfalarca... Bugünü anlamaya çalışırken kimleri unuttuğumuz sorusunun meraklıları varsa hâlâ…

K24’ün GKK tema-dosyasında bu isimlerin de çok azının yer alıyor olmasını kenara not etmeli.

•