Vahşetin gölgesinde kucaklaşmak
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Vahşetin gölgesinde kucaklaşmak

Dün İsrail'e giden Amerikan Başkanı Biden faşist İsrail Başbakanı Netanyahu ile kucaklaşıyor. Sonra da, hastanenin bombalanmasını başkalarının üzerine atmaya çalışarak...

Çocukların ve kadınların ve sivillerin tedavi gördüğü hastaneyi vurmanın...

Seksen yıl önce insanları gaz odalarına göndermekten ne farkı var?..

Üstelik, bugün Gazze'de hastane bombalayan, insanlık suçu işleyen İsrailliler seksen yıl önce o gaz odalarında ölenlerin torunları.

İkinci Dünya Savaşı ile ilgili çekilen sayısız filmlere bakın, büyük çoğunluğu 1943 -1945 arasını anlatıyor. Çünkü, 1943'ten sonra Hitler ve kurduğu faşizm adım adım çökmeye doğru yol alıyor. O filmler faşizmi lanetlemek adına çekiliyor.

Buna karşılık, 1943 öncesine ait filmler varsa, onların tek ortak yanı var:

Toplama kamplarında ve gaz odalarında Yahudilere uygulanan insanlık suçları.

Faşizmin soykırımını kayda geçmek amacıyla.

Bugün roller değişiyor. Gaz odalarında ölenlerin torunları bugün aynı faşist tavırla soykırıma imza atıyor. Başbakan ve bakan olarak, siyasetçi olarak, asker olarak.

Japonya bile

Dünya rayından öyle çıkıyor ki, Batı'da İsrail'i desteklemeyen yok gibi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi İsrail'in insanlık dışı saldırılarını görüşmek üzere yeniden toplanıyor.

Sürpriz yok, kınama kararı bile alamadan dağılıyor.

Karar için oy birliği sağlanamıyor. Kınamaya Amerika, Fransa, İngiltere itiraz ediyor.

Hatta, Güvenlik Konseyi'nin geçici üyesi Japonya bile İsrail'den yana oy kullanıyor.

O Japonya ki...

İkinci Dünya Savaşı'nda Amerika'nın 1945'te Hiroşima ve Nagazaki'ye attığı atom bombalarıyla insanlığın en büyük felaketini yaşamış bir ülke. Başına tarihin kaydettiği en büyük insanlık suçu gelmiş bir ülke.

Japonya bile...

Kendisi gibi, insanlık suçuyla karşı karşıya kalan Filistin halkına dönüp, bakmıyor bile!..  

Rusya - Ukrayna savaşında Rusya'ya her türlü yaptırımı gözü kapalı uygulayan ülkeler şimdi İsrail'i bağırlarına basmak için yarış halinde.

Beyaz fosfor bombası

Hastane bombalamak, sivilleri öldürmek.

Ek olarak, bir insanlık suçu daha.

İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütü İsrail'in insanlık suçunu pekiştiren belgeler yayınlıyor.

İsrail'in beyaz fosfor bombası kullandığını ilan ediyor.

Zehirli bir gaz olan beyaz fosfor dumanı insanların boğularak ölmesine neden oluyor. Ciltte derin yanıklar açıyor.

Ayrıca, patlayıcı etkisinden dolayı yangın çıkartıyor.

Birleşmiş Milletler Konvansiyonel Silahlar Sözleşmesi uyarınca, savaşta bile kullanılması yasak. 

Buna rağmen, İsrail beyaz fosfor bombası kullanıyor.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres bunu resmen açıklıyor.

Yine de, Batı'dan alkışlar İsrail'e!..

Yeni silah paketi

Vahşet ve barbarlık öyle hale geliyor ki...

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan övünerek:

"İsrail ve Ukrayna'ya ek silah yardımında bulunmak üzere, Kongreye iki milyar dolarlık yeni silah bütçesi sunuyoruz".

Ukrayna bahane, asıl amaç İsrail'e yardım.

"Demokrasi" adına gelsin silahlar, patlasın bombalar.

Böylece Amerikan silah endüstrisi bayram yapıyor.

Sadece silah endüstrisi değil, o endüstri aynı zamanda Amerika'da iki yüz farklı sanayi dalını besliyor.

Vietnam'dan Afganistan'a, Kore'den Irak'a, Panama'dan Suriye'ye, Somali'den Grenada'ya boşuna mı savaş çıkartıyor Amerika?..

Hepsinin ulvi amacı var:

"O ülkelere demokrasi götürmek için!..

Teröre son vermek için!.."

Biden - Netanyahu

Şimdi sıra Filistin'de.

Hamas olağanüstü cehaletle İsrail'e saldırarak uyuyan yılanı uyandırıyor, kendi halkını, binbir güçlükle kurulmuş Filistin devletini bütün bölgeyle birlikte büyük tehlikeye atıyor.

Fırsat bu fırsat, hastane bombalamaya kadar, İsrail saldırıyor da, saldırıyor.

Dün İsrail'e giden Amerikan Başkanı Biden faşist İsrail Başbakanı Netanyahu ile kucaklaşıyor.

Sonra da, hastanenin bombalanmasını başkalarının üzerine atmaya çalışarak...

İsrail'e desteğini sürdürerek... 

Suça ortak oluyor.

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail'e geldi. Başkan Biden, Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından Ben Gurioan Havalimanında karşılandı.

* * *

Sosyal demokratlar seçim kazanmış!..

Savaş var ama, dünyada başka gelişmeler de, var. Bizdeki muhalefet partilerine örnek olmak üzere.

Önce Polonya'ya gidiyoruz.

Polonya'da iktidarda sekiz yıldır muhafazakâr bir parti var. Tesadüf bu ya, adı "Hukuk ve Adalet Partisi".

Yönettiği süre içinde Anayasa ihlalleri, medyayı ele geçirmek, halkı kutuplaştırmak yoluna gidiyor. Avrupa Birliği iktidarın uygulamalarını "demokrasiye aykırı" bularak, AB'den alacağı bazı fonları kesiyor.

Üç gün önceki seçimde "demokrasiyi yeniden tesis etmek" vaadinde bulunan sosyal demokratlar ve diğer muhalefet partileri oyların yüzde 54'ünü alarak, iktidarı deviriyor. Hukuk ve Adalet Partisi yüzde 35 oyla birinci çıkmasına rağmen, Meclis'te çoğunluğu kaybediyor.

Şimdi Yunanistan'a, Atina ve Selanik'e gidiyoruz.

Üç gün önce iki kentte de, belediye başkanlığı seçimi var.

Atina ve Selanik belediye başkanlıklarını sosyal demokrat PASOK adayları kazanıyor.

İktidar yenilgiye uğruyor, üstelik Atina'da iktidarın adayı Başbakanın yeğeni ama, kaybediyor.

PASOK'a Radikal Sol İttifak (SYRIZA) destek veriyor.

Bizim muhalefet sayesinde biz yıllardır unuttuk ama, iktidarlar seçim kaybedebiliyor!..

Hatta, sosyal demokratlar seçim kazanabiliyor!..

Yalçın Doğan kimdir?

Yalçın Doğan, 1965 yılında Alman Lisesi'ni, 1969'da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi.

Gazeteciliğe 1973 yılında Cumhuriyet'te ekonomi muhabiri olarak başladı. 1981 yılında Cumhuriyet Ankara Temsilciliğine atandı.

1989'da köşe yazarı olarak geçtiği Milliyet'te önce Yayın Koordinatörü, 1999'da Genel Yayın Yönetmeni görevlerini üstlendi. 2003'te Hürriyet Gazetesi'nde sürdürdüğü köşe yazarlığı 2015 yılında sona erdi. O tarihten bu yana T24'te köşe yazarlığına devam ediyor.

Türk Dil Kurumu, Sedat Simavi, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'in çeşitli ödülleri yanında, 2014'te yılın en iyi köşe yazarı, Halk TV'nin 'Kırılmayan Kalemler' ödülünü kazanan gazeteciler arasında yer aldı.

Her biri özgün araştırma içeren IMF Kıskacında Türkiye, Dar Sokakta Siyaset, Fenerbahçe Cumhuriyeti, Savrulanlar kitapları ile anılarını derlediği Sussam Susulmaz Yazmasam Olmaz kitaplarını yazdı. Ayrıca, Komünist Enternasyonelde Faşizmin Tahlili başlığı ile yayımlanan Almanca'dan yaptığı bir çevirisi bulunmaktadır. Almanca ve İngilizce bilir.

İlgili İçerikler