Arkadaş direnmesin lütfen!
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Arkadaş direnmesin lütfen!

Mehmet Şimşek’in istifa ettiği ancak sonrasında vazgeçirildiği haberleriyle ortalık kısa bir süreliğine karışsa da şimdilik asayiş berkemal. Bu kadar erken bırakılmaz Şimşek, daha gösterinin sonunda çıkacak faturanın ödenmesi var.

Yeni Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in istifa etmek istediği ancak taleplerinin yerine getirilmesi üzerine istifadan vazgeçtiği İletişim Başkanlığı tarafından yalanlandı da ortalık biraz duruldu. Zaten haberin yalan olduğu istifa sözcüğünün kullanılmasından belliydi. Son 22 yılda hiçbir bakanın istifa etmediğini, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “görevden affını talep ettiği”ni çocuklar bile bilir. Aslında kabinede hangi bakanın kalıp hangi bakanın gideceğine liderin karar vermesinde de şaşılacak bir durum yok, çok partili sisteme geçildiği andan itibaren durum zaten bu.

Eski Maliye Bakanlarından Kemal Kurdaş anlatmıştı Başbakan Adnan Menderes’in, “Hayatta sizi bırakmam, anca beraber, kanca beraber,” dediği en önemli bakanlarının istifasını isteyip defterlerini dürdüğü bir meclis oturumunu.

DP’den çıkan muhalefet

Aslında meselenin başına dönüp kısa bir özet vermekte fayda var. 1954 seçimlerinden Demokrat Parti (DP) büyük bir zaferle çıksa da parti içinde, dört yılda uygulanan politikalarla Hazine’nin tamtakır edilmesinden, muhalefete ve medyaya getirilen yasaklardan rahatsız olan ciddi bir kesim vardır. Buna bir de 6-7 Eylül pogromu eklenince huzursuzluk had safhaya çıkar. DP milletvekilleri Başbakan Adnan Menderes’i, Kurdaşın değimiyle “sıkı bir hesaba” çeker.  6-7 Eylül pogromundan yaklaşık üç ay sonra başta Fuat Köprülü, Fevzi Lütfü Karaosmanoğlu, Fethi Çelikbaş, Feridun Ergin ve Mükerrem Sarol olmak üzere DP’nin önde gelenleri, yönetime çok sert eleştiriler yöneltirler.

DP disiplin kuruluna sevk edilen on dokuz muhaliften dokuzu partiden ihraç edilince kalan on vekil de istifa eder. Ancak DP’den çözülmeler bununla da kalmaz ve istifa edenlerin sayısı otuz ikiyi bulur. Tarihin garip bir cilvesi, o sırada mecliste otuz bir milletvekiliyle ana muhalefet partisi durumunda olan CHP de böylece ana muhalefetlikten ikinci muhalefetliğe düşer. Bu arada küçük bir bilgi, 1954 seçimlerinde liste usulü çoğunluk sistemi uygulandığı için bir önceki seçime göre oylarını artıran CHP yüzde 35 oy almasına rağmen ancak 31 milletvekili çıkarabilmiştir. Otuz iki milletvekiliyle bir anda kendini ana muhalefet grubu konumunda bulan eski DP’liler de 20 Aralık 1955’te Hürriyet Partisi’ni (HP) kurarlar.

Genç mühendis Necmettin Erbakan’ın girişimleriyle Türkiye’nin ilk yerli motorunu üretmek için 1956’da temeli atılan Gümüş Motor fabrikasının açılışını, 20 Mart 1960’ta dönemin Maliye Bakanı Hasan Polatkan yapar. Polatkan, kurdeleyi kesmek için bir motor pistonu içerisinde kendisine sunulan makası kullanır.

Hesap vakti

HP’nin kurulmasından yaklaşık bir ay önce, DP Meclis Grubu’nun 29 Kasım 1955’te yaptığı altı buçuk saatlik toplantı kıran kırana geçer. Kurdaş’ın, “Menderes’i sıkı bir hesaba çektiler,” dediği toplantıda Menderes, en yakın mesai arkadaşlarını birer birer kurban vererek de olsa alkışlar arasında güvenoyu almayı başarır. Menderes’in etkili konuşması sonucu kızgın DP’lilerin hedef tahtasına, İktisat ve Ticaret Bakanı Sıtkı Yırcalı, Maliye Bakanı Hasan Polatkan ile Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Fatin Rüştü Zorlu oturur.

Hasan Polatkan, kurtlar sofrasına kurbanlık koyun gibi sürülürken, sorulan sorulara cevap verirken yardım etmeleri için yanında Hazine Genel Müdür Yardımcıları Kemal Kurdaş ve Burhanettin Ulutan’ı da getirir. Kurdaş, “Orada Menderes’in aktörlüğüne şahit olduk,” diyordu.

Olacakları aşağı yukarı tahmin eden Polatkan, görüşmeye cebinde istifa mektubuyla gider. Önce Sıtkı Yırcalı hesaba çekilir. Soru cevapların ardından Menderes son derece kararlı, “Arkadaş istifa etsin,” der ve Yırcalı istifasını verir. Yırcalı’nın ardından Fatin Rüştü Zorlu kürsüye çağrılır. Menderes tartışmalar sırasında odasına döner. Tartışmalar bağırış çağırış aşamasına geldiğinde aşağı iner ve yine aynı şeyi söyler, “Arkadaş istifa etsin!” Zorlu da istifasını verir. Sıra artık Polatkan’a gelmiştir. O sırada verilen aradan yararlanan Polatkan, istifa mektubu cebinde Menderes’in odasına gider. Kısa bir süre sonra Kurdaş ve Ulutan’ın yanına gülümseyerek döner. “Çocuklar hallediyoruz bu meseleyi” der, “beyefendi, katiyen istifamı kabul etmedi, beraber geldik, beraber gideriz, kimse benim olduğum yerde senin istifanı isteyemez, dedi.”

Oturum tekrar başladığında sorulara cevap vermek üzere Polatkan kendinden emin bir ifadeyle çıkar kürsüye. DP’liler kaldıkları yerden bağırıp çağırmaya, hesap sormaya devam ederler. Eleştirilerin hakarete döneceği noktada sahneye yine Menderes girer ve “Arkadaş direnmesin lütfen. Bu işin icabı çekilmektir!” der. Polatkan şaşkın, çaresiz, o da istifasını verir. Gerçi DP’nin ilk döneminin bütün ekonomik faturasının kesildiği Polatkan, istifasından bir yıl sonra, 3 Aralık 1956’da yeniden aynı göreve getirilir.

Malum, büyük balık küçük balığı yer, her zaman faturanın kesileceği piyonlar lazımdır çünkü.

Şengün Kılıç kimdir?

Şengün Kılıç, Gazi Üniversitesi, Maliye Fakültesi'nden mezun oldu. Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Anasanat Dalı'na devam etti.

1986 yılında gazeteciliğe başladı. Çeşitli gazete, dergi, radyo ve televizyonlarda muhabirlik, editörlük ve haber müdürlüğü yaptı. 

Biz ve Onlar/Türkiye'de Etnik Ayrımcılık (1992, Metis Yayınları), Beyaz Bir Düş (2004, Epsilon Yayınları), Sinemada Ulusal Tavır/Halit Refiğ Kitabı (2006, İş Kültür Yayınları), Erozyon Dede, Hayrettin Karaca Kitabı (2008, İş Kültür Yayınları), CHP'li Yıllar 1946-1992 (2010, İş Kültür Yayınları), Hayatım Mücadeleyle Geçti/Kemal Kurdaş Kitabı (2010, İş Kültür Yayınları), Çayın 90 Yılı (2014, Kesişim Yayınları), Haberde Yargı/Yargı Haberciliği Elkitabı (2019, bianet), Kadehlerdeki Dudak İzleri (2002, Overteam,) adlı kitapları yayımlandı.

İlgili İçerikler