Avrupa Konferans Ligi H Grubunda mücadele eden temsilcimiz Fenerbahçe, gruptaki dördüncü maçında Bulgaristan’da Ludogorets deplasmanındaydı. Ligde ve Avrupa'da iki farklı on bir kullanan İsmail Kartal’ın sakatlıklarla başı dertteydi. Özellikle stoperler ve alternatifsiz olan Fred’in sakatlıkları, sarı lacivertlileri zor durumda bırakmış ve toplamda 19 maçlık galibiyet serisi sonrasında, sezonun ilk yenilgisini Kadıköy’de, Trabzonspor karşısında almıştı. Bu mağlubiyetin bir yol kazası mı olduğu, yoksa son yılların kırılganlığının habercisi mi olduğunun sinyalini bu maç bize verebilecek miydi?
İsmail Kartal, Trabzonspor maçının başlangıç kadrosunda tam dört değişiklik yaparak çıktı Ludogorets maçına. Samet’in yerine genç Yusuf, İrfan Can Kahveci-Szymanski ve Dzeko’nun yerlerine de Kent-Crespo ve Batshuayi sahadaydı Razgrad’da. Bu sezon Fenerbahçe’nin Avrupa Kupası maçlarında tercih ettiği kadroların ortak özelliği içeride, dışarıda coşkulu, tempolu, önde baskılı daha dinamik bir oyun pratiğiydi. Oysa Ludogorets maçı başlayınca bunları göremedik. Daha dengeli ve biraz da yorgun bir takım gördük. Yine de ilk 15 dakika içerisinde erken bir golle öne geçebilecek pozisyonu buldu sarı lacivertliler. İlk yarıda rakip kaleye sadece tek şut (isabetli) atabilen Fenerbahçe bir gol yedi ve devreyi 1-0 geride tamamladı. İkinci yarının başında baskıyı biraz arttıran sarı lacivertliler, Batshuayi ile pozisyona girdi ama direği geçemedi. İsmail Kartal’ın ilk hamlesi 63. dakikada geldi. Zajc’ın yerine Szymanski, Kent’in yerine İrfan Can Kahveci girdi oyuna. İsmail Kartal, grupta kaybetme lüksü varken üst üste iki maç kaybetmek istemiyordu. 76. dakikada Crespo ile Tadic’in yerlerine Umut ile Cengiz’i aldı oyuna İsmail Hoca. Böylece sahadaki forvet sayısını arttırarak hem takımına hem de rakibine maçı kazanmak istediğinin işaretini verdi. Ama Fenerbahçe’de eksik olan bir şeyler vardı. Üst üste kazanırken sahadaki coşku ve agresiflik eskisi gibi değildi, tıpkı özgüven gibi. Gol için yüklenen sarı lacivertliler son dakikada kaptırılan bir top sonrasında yenilen golle maçı 2-0 kaybetti.
Bu yenilgiye rağmen Fenerbahçe H grubunda puan farkıyla liderliğini sürdürüyor ve muhtemelen de bu grubu lider olarak bitirecek. Ama ligde üç gün sonra zorlu Adana Demirspor deplasmanı var ve gözler sakatların durumunda. Son yılların en geniş ve derin kadrosu olarak değerlendirilen bu kaliteli kadroda bazı oyuncuların alternatifi maalesef yok.
Bir de buna sahada olanların fiziksel ve mental düşüşünü eklersek Fenerbahçe kritik bir döneme giriyor.
Tıpkı kazanmak gibi kaybetmek de alışkanlık yaratabilir ve Fenerbahçe iki maçtır üst üste kaybediyor. Sarı lacivertli takımın şu andaki tek ihtiyacı, sahada buna isyan eden, bu durumu kabullenmeyen ve sorumluluk alabilecek oyuncular...
Melih Gümüşbıçak kimdir?Melih Gümüşbıçak 10 Ağustos 1968'de Ankara'da doğdu. Ankara 50. Yıl Lisesi'nden mezun olduktan sonra iktisat ve siyasal bilgiler öğrenimi gördü. Mesleğe başladığı TRT'de spor programları sundu, daha sonra Doğan Yayın Holding'e geçti. İzleyen dönemde Show TV'de "Televole" adlı spor magazin programını sundu. Daha sonra Lig TV'ye geçen Gümüşbıçak, bu kanalda sunuculuk yaptı, ardından 360 kanalında spor programı hazırlayıp sundu. TRT'de Şampiyonlar Ligi karşılaşmalarını ve çeşitli spor yayınlarını sunan Gümüşbıçak, T24'te ağırlıklı olarak Fenerbahçe maçlarını yorumlayacak. |


