Türkün dostu düşmanı
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Türkün dostu düşmanı

Türk-Yunan ilişkilerindeki en büyük iki krizin Pangalos'un bakanlığı döneminde yaşandığını hatırlarken, her iki krizin de bir savaşa yol açmadan yine onun Bakanlığı döneminde çözümlendiğini unutmayalım...

Kişilerin ve devletlerin “Türk dostu” ya da,” Türk düşmanı” şeklinde damgalanmasına oldum olası karşı çıkmışımdır. Tarih Türk dostu olarak bildiklerimizden yediğimiz kazıklarla doludur. Özellikle uluslararası ilişkiler duygulara ve kişisel dostluklara dayanarak yürütülemez. Belirleyici etken menfaatlerdir. Bu tezin en güzel örneklerini Türk-Yunan ilişkilerinde görebiliyoruz. Ülkemizde büyük Türk dostu olarak ün salan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yemin törenine özel davetli sıfatıyla katıldığı anlaşılan Yunanistan'ın eski Dışişleri Bakanlarından Dimitri Avramapoulos, benim zamanımda ana muhalefet partisinin sözcüsü görevindeydi. Türkiye hakkında etmedik laf bırakmaz, ertesi gün de beni kahvaltıya davet edip, bunları söyleyerek partinin içerisindeki aşırı unsurların önünü kestiğini iddia ederdi.

Yunanistan’ın çok tartışılan Dışişleri Bakanı Pangalos vefat etti

Türkiye’de azılı Türk düşmanı olarak bilinen, halk arasında rasyonel olmayan davranışları nedeniyle zaman zaman “Dangalos” diye isim takılmış olan ,Yunanistan’ın ünlü politikacılarından Theodoros Pangalos geçtiğimiz hafta içerisinde hayata gözlerini yumdu. Uzun süredir aşırı kilosu nedeniyle yaşadığı sağlık sorunlarıyla boğuşan Pangalos'un ölümü ailesi tarafından yayınlanan bir Twitter mesajında, ”Evinde, etrafında ailesi ve yakınlarıyla çevrili olduğu halde barış içerisinde vefat etti“ sözleriyle duyuruldu.

Theodoros Pangalos kimdir?

84 yaşında hayata veda eden Pangalos Yunanistan’da pek yaygın görüldüğü gibi hanedan bir aileden geliyordu. Kendisiyle aynı ismi taşıyan dedesi General Pangalos 1926 yılında askeri darbe ile iktidarı ele geçirerek bir süre ülkesini diktatörlükle yönetmişti. Theodoros Pangalos ise siyasete komünist Partisinde başlamış, daha sonra Papandreau’nun partisi PASOK saflarına katılmış, 1967’deki askeri cunta yönetimine karşı çıktığı için vatandaşlıktan atılmıştı. Siyasi yaşamında Kültür Bakanlığı, Dışişleri Bakan Vekilliği ve Dışişleri Bakanlığı, Başbakan Yardımcılığı görevlerinde bulunmuştu.

Pangalos ve Türkiye

Türkiye’de Pangalos'un tanınması ise Türkiye ve Yunanistan’ı savaşın eşiğine getiren Kardak ve Öcalan krizlerinin onun Dışişleri Bakanlığı dönemine rastlamasıyla oldu. Pangalos Türkiye’de olduğu gibi Yunanistan’da da çok tartışılan bir kişiliğe sahipti. 25 Haziran’daki seçimleri kazanarak tekrar Başbakan olması beklenen Kyriakos Mitsotakis ölüm haberini aldığında Pangalos'un daima zekası, mizahı ve cesaretiyle hatırlanacağını belirterek niteliklerini çok güzel özetlemiş.

Türk-Yunan ilişkilerindeki en büyük iki krizin Pangalos'un bakanlığı döneminde yaşandığını hatırlarken, her iki krizin de bir savaşa yol açmadan yine onun Bakanlığı döneminde çözümlendiğini unutmayalım. Atina’daki Türk gazetecileriyle yaptığı bir sohbet sırasında, Türkiye ile Yunanistan arasındaki sorunların bir savaşa neden olmayacak kadar “kaliteli sorunlar” olduğunu belirterek herkesi güldürmüş.

Pangalos’la görüşmem

Atina’ya Büyükelçi olarak atandığımda Pangalos, Başbakan Yardımcılığı görevini yürütüyordu. Nezaket ziyaretlerim çerçevesinde beni bir gece Parlamento'daki çalışma ofisinde kabul etti. Görüşmemizden bir gün önce Atina’daki selefim Büyükelçi ile Tel Aviv’de alçak koltuk krizi yaşamıştı. İsrail’de yaşananlar her zamanki gibi Yunan basınında da yankı bulmuştu. "Acaba benim başıma da benzer bir iş gelir mi?” endişesiyle görüşmeye tedirgin bir ruh haliyle gittim.10-15 dakika kadar bekletilince tedirginliğim daha da arttı. Odaya girdiğimde Pangalos masasından kalkarak “Buyrun oturun” dedi.Oda da farklı boyutlarda 3-4 koltuk vardı. Kafam hep alçak koltuk krizine takılı olduğundan, ”Önce siz oturun” dedim. Sorun çıkarmadı. Ben de kendime onunkinden daha alçak olmayan bir koltuk seçtim.

Bir saate yakın süren baş başa görüşmemizde bana uzun uzun Türk ve Yunan dostluğunu anlattı. Bu dostluğu Amerika'nın bozmaya çalıştığından söz etti. Son yıllarda Türkiye’den sonra Atina sokaklarında aleyhinde en fazla gösteri yapılan Amerika'nın, Türkiye’yi kullanarak Yunanistan’a nasıl çökmeyi başardığını görünce Pangalos’un çok da haksız olmadığını düşünmüyor değilim.

Açık sözlü, patavatsız Pangalos

Pangalos'un bir diğer özelliği de sözünü hiç sakınmadan söyleyebilmesiydi. 2010 yılında Yunanistan’ın içine düştüğü ekonomik krizle ilgili olarak muhalif bir milletvekilinin, Parlamento’da "Bu kadar parayı ne yaptınız?” sorusuna, ”Hep beraber ortak mutfaktan yedik” diye cevap verince, Başbakan Papandreau muhalefetten özür dilemek zorunda kaldı. Pangalos daha sonra bu başlığı taşıyan bir kitap da kaleme aldı. Pangolos sadece Türkiye ile değil, Almanya ile de çok uğraşırdı. Almanya için kullandığı, "çocuk beyinli dev” benzetmesi Almanları çok kızdırmıştır.

Türkiye’den 10 bin km uzaklıkta Türkiye’de ne olup bittiğinden bihaber kaleme aldığım bu yazıyı Pangalosun espri yeteneğini gösteren bir hikayesiyle bitirmek istiyorum.

Pangalos’un kilo sorunu başbakan yardımcılığı döneminde had safhaya varmaya başlamıştı. Koltuklara sığamaz, arabaya binemez bir hale gelmişti. Bir vesileyle görüştüğü o zamanki Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas kendisine ”Theodor, çok kilo alıyorsun,diyet yapıyor musun? " diye sorduğunda, Pangalos, ”Yapıyorum Sayın Cumhurbaşkanım, ama bir diyetle doyamadığım için aynı anda iki diyeti birden yapıyorum” cevabını vermiş.

Ölünün arkasından konuşulmazmış. Pangolos'un nasıl bir insan olduğuna gelin siz karar verin.

Hasan Göğüş kimdir?

Hasan Göğüş, 1953 yılında Gaziantep'te doğdu. 1976'da Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden mezun oldu.

Diplomatik kariyerine 28 Nisan 1977'de başladı. Yurtdışında sırasıyla Yeni Delhi Büyükelçiliği'nde ikinci kâtip, BM Cenevre Ofisi nezdinde Türkiye Daimi Temsilciliği'nde başkâtip, Londra Büyükelçiliği'nde müsteşar, AGİT'te Daimi Temsilci Yardımcısı olarak çalıştı.

Dışişleri Bakanlığı merkezde; Müşterek Güvenlik İşleri, Savunma Anlaşmaları ve Uygulama dairelerinde ikinci kâtiplik, müsteşar özel kalem müdürlüğü, Bağımsız Devletler Topluluğu Genel Müdürlüğü'nde Orta Asya Daire Başkanlığı, AGİT Silahların Kontrolü ve Silahsızlanma Genel Müdür Yardımcılığı, Çok Taraflı Siyasi İşler Genel Müdürlüğü ve Avrupa Birliği ve Avrupa ülkeleriyle ikili ilişkilerden sorumlu Müsteşar Yardımcılığı görevlerinde bulundu. Merkezdeki son görevi sırasında Türkiye-Hollanda ilişkilerine katkılarından dolayı Hollanda Kraliçesi Beatrix tarafından "Oranje- Nassau" nişanı ile ödüllendirildi.

Büyükelçi olarak Türkiye'yi sırasıyla Yeni Delhi, Atina, Viyana ve Lizbon'da temsil etti. 23 Ekim 2018'de Dışişleri Bakanlığı'ndan emekliye ayrılan Hasan Göğüş, Uluslararası Kalkınma Hukuku Örgütü Danışma Kurulu ve Okan Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyeliklerini sürdürüyor, T24'te dış politika konusunda yazılar yazıyor.

Hasan Göğüş'ün ayrıca 42 yıllık meslek anılarını derlediği, Doğan Kitap'tan yayımlanmış "Zor Başkentlerde Diplomasi" ve köşe yazılarını topladığı İdeal Kitap'tan yayımlanmış "Diplomasi Yazıları" isimli iki kitabı bulunmaktadır.

İlgili İçerikler