Bundan yaklaşık 4 yıl önce, T24’teki ilk yazılarımdan birini şampiyon bir takımın taraftarı olmanın sevinci ve gururuyla, “Beşiktaşlı olmak” başlığıyla kaleme almıştım. Bugün ise bu yazıyı Beşiktaşlı bir divan kurulu üyesi olarak büyük bir üzüntü ve mahcubiyet duyarak yazıyorum.
Beşiktaş’ın kara günü 12 Nisan
12 Nisan Cumartesi sadece Beşiktaş’ın değil, futbolun tarihinde kara bir gün olarak anılacaktır. Daha önce futbol sahalarında hakemlerin dövüldüğünü, futbolcuların birbirlerine girdiğini, seyircilerin kanlı bıçaklı kavga ettiklerini çok gördük. Ama hafızam beni yanıltmıyorsa bir divan kurulu toplantısında, başkanlık yapmış birinin kürsüde konuşmasını yaparken saldırıya uğradığına ilk kez şahit olduk. İlk kez bir divan kurulu toplantısı tamamlanamadı, ertelenmek zorunda kaldı. Övünç kaynağımız Beşiktaşlılık duruşu ayaklar altına alındı.
Delikanlı ÇARŞI
Hasan Arat’ı seversiniz, sevmezsiniz, icraatlarını başarılı bulmayabilirsiniz ama konuşmasına engel olmanın, küfürleşmenin, yumruk atmanın hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Hele de deplasmanda kazandığı bir maçtan İstanbul’a dönerken uçaktaki rakip takım futbolcuları incinmesin diye tezahürat yapılmasına izin vermeyen Süleyman Seba’nın başkanlık yaptığı Beşiktaş gibi şiarında centilmenlik yazan bir kulüpte. Sadece Beşitaşlıların değil, futbola ilgi duysun duymasın herkesin hayranlık duyduğu Beşiktaş’ın taraftar grubu ÇARŞI delikanlıdır ama kabadayı asla değildir. Bir Asi ruhtur ÇARŞI, haksızlığa, duyarsızlığa, zulmedir isyanı.
Asaletin timsali divan
Divan Osmanlı Sarayından gelen bir kurumdur. Divanda padişahlar, vezirler akil adamlar yer alır. Özünde asalet vardır. Divan edebiyatının bir adı da Enderun edebiyatıdır. Herkes şiir yazıp şair olabilir, ama divan şairi olmak bir ayrıcalıktır. Divana çıkmak huzura çıkmak demektir. Divan ulvi bir makamdır, kavga etme yeri değildir. Beşiktaş da divana seçilebilmek için en az 25 yıldır kulüp üyesi olmak şarttır. Neresinden baksanız divan üyelerinin yaş ortalaması 50’nin üzerindedir. Koca koca insanların sille tokat birbirlerine girmesi Beşiktaşlı genç nesillere de kötü örnek olmuştur.
Beşiktaş üç senedir kasım ayında şampiyonluğa veda ediyor. Hiç önemli değil. “Başın öne eğilmesin, aldırma kartal aldırma” tezahüratlarıyla hala binlerce taraftar tribünleri dolduruyor. Beşiktaş, olaylı divan kurulu toplantısının olduğu gün kendi sahasında Başakşehir’e 2-0 mağlup oldu. Ama emin olun Başakşehir’in attığı goller Beşiktaşlıları Hasan Arat’a atılan yumruklar kadar üzmemiştir. Beşiktaş iki hafta önce Galatasaray’ı en kötü döneminde yendi. İki hafta sonra Fenerbahçe’yi de yenecektir.
Beşiktaş “Şerefiyle oynar, Hakkıyla kazanır.”
Siyah beyaz Beşiktaş’ın ne yazık ki geçen hafta sonu beyazı gitti, siyahı kaldı.
Beşiktaş’ı karaya boyayanlar utansın.


