Patti Smith aşkına!
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Patti Smith aşkına!

Sahneye çıkan Patti Smith, kim bilir kaçıncı kez her anıyla hafızalardan silinmeyecek bir konsere imza attı. Konserin en duygusal ve politik olarak en güçlü anı, Smith'in İsrail tarafından tankla ezilen Rachel Corrie için yazdığı “Peaceable Kingdom”ı seslendirmeden önce kurduğu cümleydi: "Bu şarkı onlar için; Filistin'in, Lübnan'ın, İran'ın, Kongo'nun, Sudan'ın ve dünyanın tüm çocukları için..."

Patti Smith aşkına!

Punk, hiçbir zaman devrimle ilgilenmedi ama sisteme başkaldırmak için elinden geleni de ardına koymadı. Hem de ne başkaldırı; küfürler, çengelli iğneler, renkli asimetrik saç kesimleri ve tuhaf giysilerle, şok ve sabote edici bir hayat savunusu.

Punk’ın adımlarının hissedildiği 68 dalgasıyla sallanan dünyada, kurallar henüz tahtından edilmemişti. Sistem, ehlileştirilebilir olduğu sürece her türlü devrim fikrine bir şekilde alan tanıyordu.

1970’lerin Amerika ve İngiltere’sinde punk sahneye fırladığında punk’ın ehlileştirebilir olmadığı ortaya çıktı. Aileler ve hükümetler dudakları uçuklamış vaziyette olan biteni izledi. Tepkiler gecikmedi ama ne çare; punk bildiği yoldan ilerledi, hem de bodoslama. Tam da olması gerektiği gibi...

Dünya artık başka bir yer

Punk; avangart sanatçılar gibi kibar, steril ve sanatsal bir başkaldırı yerine, öfkeli ve toplumsal bir manifesto ile sisteme kafa tutmayı seçmişti. Ana akım isimleri ti’ye alan, Kraliçe’yle meydan okuyan şarkılar düzen bu tarz hala aynı yolda devam ediyor. Baca belki eğri ama duman doğru çıkıyor.

Punk’ın ve alternatif müziğin en büyük öncülerinden Patti Smith, 17 Mayıs akşamı İstanbul’da sahnedeydi. Düzenin bir türlü asimile edemediği, taviz vermeyen en etkili isimlerden. Bu gücünü ve zamansızlığını, müzisyen olmadan önceki ressamlığı ve şairliğinden ödünç aldıklarıyla inşa ettiği omurgasına borçlu. Klasiklerden ve özellikle Beat kuşağı yazarlarından beslenerek yazdığı şiirlerini okumak için sahneye çıktığı o ilk günden beri de ait olduğu yerde; sahnede.

Patti 79, Wave 47 yaşında

Patti Smith’in İstanbul konseri, muazzam tarihi bir tesadüfe ev sahipliği yaptı. 79. yaşındaki sanatçı, kült albümü Wave’in yayınlanmasının 47. yıl dönümünde Stage Pass organizasyonuyla Bonus ParkOrman’da İstanbul seyircisinin karşısındaydı.

Konser öncesinde ortamı, İstanbul’un gediklilerinden sağlam müzikleriyle tanıdığımız İngiliz grup New Model Army (NMA) ısıttı. NMA, İngiliz işçi sınıfının öfkesini şarkılarıyla üzerimize saldı ve sonra New Yorkluları izlemek için konser alanında yerlerini aldı

Sahneye çıkan Patti Smith, kim bilir kaçıncı kez her anıyla hafızalardan silinmeyecek bir konsere imza attı. Açılışı binlerce izleyicisi ile en bilinen şarkılarından “Dancing Barefoot” ile yaparak dinleyicisine “iyi ki buradayım” hissini damardan verdi. Ardından “Ghost Dance”, “Summer Cannibals”, “Revenge”, “The Crystal Ship” ile devam etti. Smith’in, Jim Morrison’ın mezarı başında yazdığı “Break It Up” müthişti. “Fireflies” ile ortalık alev aldı. Konserin en duygusal ve politik olarak en güçlü anlarından biri ise, Smith'in İsrail tarafından tankla ezilen Rachel Corrie için yazdığı “Peaceable Kingdom”ı seslendirmeden önce kurduğu cümleydi:

"Bu şarkı onlar için; Filistin'in, Lübnan'ın, İran'ın, Kongo'nun, Sudan'ın ve dünyanın tüm çocukları için..."

İnsanların özgür olması gerektiğini söylediği yer sarsıcıydı. Hayranlarından Kaan’ın yaş gününü kutladı, evlenen çiftlere iyi dileklerini iletti ve gökkuşağından, gökyüzünde göremediği aydan söz etti. Kapanışta “Gloria” ve “Because The Night” şarkılarını söyleyerek İstanbul’a veda etti.

Veba katalizörü

Patti Smith, feyz aldığı Beat yazarlarına, sokaklara ve hayata hiç ihanet etmeden dünyayı ilk günkü heyecanla geziyor, sevdiği şairlerin mezarlarını ziyaret ediyor ve şarkılarını söylemeye devam ediyor ve kendisine inananları asla mahçup etmiyor.

1977 yılında Sniffin' Glue (Bali Çekmek) fanzini, sisteme kafa tutan İngiliz punk’ının öncüsü The Clash’i kast ederek, “Kalıcı olurlarsa alacakları pastadan bir dilimdir ancak Television ve Patti Smith mücadeleyi kazanırsa her şeyin ötesine, yıldızlara uzanacaklar” diyordu. Sniffin' Glue haklı çıktı, Patti Smith yıldızlara uzanırken pastayı sistemin suratına fırlatmayı ihmal etmedi.

İşte tam da bu nedenlerle, Smith’in henüz 29 yaşındayken, 15 Mayıs 1976’da The Guardian’dan Robin Denselow’a verdiği röportajda söylediği “Biz yeni vebanın katalizörleriyiz” cümlesi bugün yeniden gündeme geldi. The Guardian’ın 15 Mayıs 2026’da yeniden yayınladığı ve Smith’in alternatif müziğin geleceğine dair adeta bir kâhin gibi konuştuğu söyleşisi tekrar tekrar okunası.

Patti Smith'in İstanbul konseri

Sadece üç akor

Patti Smith, Manhattan’ın ana akım müzik sistemini enfekte eden, punk müziğinin mabedi haline gelen efsanevi CBGB kulübünde, “Babel” isimli kitabında topladığı şiirlerini, suç ortağım dediği Lenny Kaye’in gitarı eşliğinde seslendirerek başladı hikayesine. Sonrasında kurduğu grubuyla birlikte tarihe yön verecek şarkılarını söylemeye başladı.

Velvet Underground ve New York Dolls’dan etkilendiği; yalnızca üç akor (mi, re ve la) kullandığı tarzıyla, New York underground rock gruplarına da ilham verdi. Richard Hell ve Ramones gibi isimlerle birlikte deneysel rock ve punk kitlesi yaratmada en etkili figürlerden biri oldu.

The Guardian’da kendisini yeni bir sanatsal altın hücumunun ilk maden arayıcısı ilan etmesinden onlarca yıl sonra, Patti Smith'in sesiyle topraktan çıkardığı bu kültürel zenginlik, sonraki nesilleri beslemeye devam ediyor.

Patti Smith ismini taşıyan ve oğlu Jackson Smith (gitar), Tony Shanahan (bas & klavye) ve Seb Rochford’dan (davul) oluşan kuarteti ile İstanbul’daydı.

 

İlgili İçerikler