Haberler
25 Mart 2026 07:32
Güncelleme: 25 Mart 2026 10:53
Ankara’da üniversite öğrencileri, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan 19 Mart eylemlerinin birinci yılında Konur Sokak’tan Yüksel Caddesi’ne yürüdü. Öğrencilerin Güvenpark’a yürüyüşüne polis engel olurken, yer yer arbede yaşandı. Ortak açıklamada "19 Mart’ı yaratan koşullar ortadan kalkmadı" denildi.
Ankara’daki üniversite öğrencileri, CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan 19 Mart eylemlerinin birinci yılında Konur Sokak’ta toplanarak Yüksel Caddesi’ne yürüdü.
Öğrenciler yürüyüş sırasında ellerinde “YÖK, polis, medya bu abluka dağıtılacak”, “AKP’den hesabı gençlik soracak” ve “Kayyumlar gidecek, biz kalacağız” yazılı dövizler taşıdı. Bunun yanı sıra öğrenciler yürüyüş boyunca “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Bu böyle gitmez, gençlik biat etmez” ve “Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek” sloganları attı.
Yüksel Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde okunan ortak basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
"Bir yıl önce bugün 19 Mart’ta üniversite öğrencileri olarak geleceğimizi çalanlara karşı ayağa kalktık. Kampüslerden sokaklara taştık. Önümüze kurulan barikatları tanımadık, yıktık. Kampüslerimizden sokaklara aktık geldik. O zaman yalnızca eylem yapmadık. İktidarın örmeye çalıştığı korku duvarlarını yıktık ve yan yana geldiğimizde ne kadar güçlü olduğumuzu gördük. Üniversitelerden yükselen ses kısa sürede meydanlara yayıldı. Gençliğin öfkesi ve umudu şehirlerin sokaklarında yankılandı.
19 Mart, bu ülkenin gençliğinin yoksulluğa, baskıya ve geleceksizliğe karşı artık yeter dediği gündü. Geleceğimizi karartanlara, üniversiteleri susturmak isteyenlere ve gençliği yalnızlaştırarak teslim almak isteyenlere karşı sözümüzü söylediğimiz gündü. O gün barikatların ardında yalnızca polisler yoktu. Gençliğin önüne çekilmiş karanlık bir düzen vardı. Ve biz o gün yalnızca barikatları değil bu düzenin bize dayattığı çaresizliği de yıktık. Aradan bir yıl geçti. Peki 19 Mart’ı yaratan koşullar ortadan kalktı mı? Hayır. Aksine daha da ağırlaştı.
Öğrencilerin bir araya geldiği her alan hedef alınıyor. Çünkü iktidar çok iyi biliyor ki öğrenciler yan yana geldiğinde, sözünü birlikte söylediğinde ve örgütlendiğinde bu düzenin dayattığı sessizliği kabul etmez. Gençliğin örgütlü gücünden korktukları için üniversitelerdeki kulüp ve toplulukları dağıtmaya çalışıyorlar. Öğrencilerin yan yana gelişini engellemeye çalışıyorlar. Öğrencilerin dayanışma alanlarını zayıflatmayı ve gençliği yalnızlaştırmayı hedefliyorlar. Ancak saldırılar yalnızca üniversitelerle sınırlı değil. Ülkenin dört bir yanında demokratik haklar gasp ediliyor. Halkın iradesi yok sayılıyor.”
Açıklamada öğrencilerin talepleri şöyle yer aldı:
"Taleplerimiz net: Üniversitelere ve belediyelere yönelik kayyum politikaları son bulsun. Muhalefete yönelik baskılar son bulsun! Başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere tüm siyasi tutsaklar serbest bırakılsın! KYK burslarına enflasyon oranında zam yapılsın! Tüm krediler bursa dönüştürülsün ve ihtiyacı olan her öğrenciye burs verilsin. Çocuk işçilik yasaklansın. Genç işçiliği güvenceli hale getirilsin. NATO’dan çıkılsın. Bütçe savaşa değil eğitime harcansın."
Basın açıklamasından sonra Konur Sokak'tan, Meşrutiyet Caddesi'ne geçerek Güvenpark'a yürümek isteyen öğrencilere kolluk kuvvetleri engel oldu. Yer yer öğrenciler ve polis arasında gerginllik ve arbede yaşandı. Güvenpark'a yürüyüşlerine izin verilmeyen öğrenciler yaşanan gerginliklerden sonra üçerli ve beşerli gruplar halinde Konur Sokak'tan ayrıldı.