İnsanlar neden uykularında konuşur?
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

İnsanlar neden uykularında konuşur?

arşiv uyku

İnsanların büyük bölümü hayatlarının bir döneminde uykusunda konuşuyor. Bilim insanlarına göre uykuda konuşma beynin rüyalar, anılar ve duygular arasında sürdürdüğü gece mesaisinin dışa sızan izlerinden biri olabilir.

Resmi adıyla somniloqui (uykuda konuşma), Latince somnus (uyku) ve loqui (konuşmak) kelimelerinden türemiştir ve insan uykusundaki en yaygın davranışlardan biridir. Bin yetişkin üzerinde yapılan geniş kapsamlı bir epidemiyolojik çalışma, katılımcıların yüzde 66’sının hayatlarının bir döneminde uykuda konuştuğunu, yaklaşık yüzde 17’sinin ise yalnızca son üç ay içinde uykusunda konuştuğunu ortaya koymuştur.

İnsanlar uykuda ne söylüyor?

Forbes Türkiye'de yer alan habere göre, 2017 yılında nörolog Isabelle Arnulf ve Paris’teki Avrupa Uyku Araştırma Laboratuvarları’ndaki meslektaşları, Sleep dergisinde bugüne kadar yapılmış en kapsamlı dilbilimsel uyku konuşması analizini yayımladı. Araştırmacılar, polisomnografik izleme altında birden fazla gece boyunca 232 yetişkini kaydetti. 883 uyku konuşması ve anlaşılabilir 3 bin 349 kelime toplandı.

Araştırmanın ortaya koyduğu en yaygın kelime “hayır”dı. Olumsuz ifadeler tüm cümlelerin yüzde 21’inden fazlasını oluşturuyor ve NREM uykusunda REM’e göre daha sık görülüyordu. Soru cümleleri kayıtların yüzde 26’sında yer aldı. Dilbilgisel olarak tam ve doğru yapılandırılmış yan cümlecikler neredeyse yüzde 13 oranında görüldü. Küfürler ise tüm cümlelerin yaklaşık yüzde 10’unda yer alıyordu ve kişiler bunları uyanıkken kullandıklarından belirgin biçimde daha sık kullanıyordu.

Neden uykuda konuşuluyor?

Bilim henüz somniloquinin neden evrimleştiği veya neden varlığını sürdürdüğü konusunda tek ve kesin bir cevaba sahip değil. Ancak her biri tablonun farklı bir parçasını açıklayan, sağlam temellere dayanan çeşitli çerçeveler mevcut. Bellek pekiştirme hipotezi, uykuda konuşmanın beynin gece boyunca gerçekleştirdiği bellek işleme süreçlerinin bir yan ürünü, hatta bir göstergesi olabileceğini öne sürüyor. 2019 yılında Sleep Medicine Reviews dergisinde yayımlanan bir inceleme, uyku sırasında yapılan sözlü ifadelerin yakın zamanda öğrenilen bilgilerin yeniden işlenmesinde görev alan psikodilbilimsel devrelerin etkinleşmesini yansıttığını öne sürmüştür. Bu görüşe göre somniloqui, epizodik ve bildirisel belleğin pekiştirilmesine açılan gözlemlenebilir bir pencere olabilir.

İlgili bir çalışmadaki dikkat çekici bir vakada, REM uyku davranış bozukluğu olan bir hasta, uykusunda yatmadan önce çalıştığı bir metinle anlamsal açıdan ilişkili bir ifade söylemiştir. Bu beynin “dosyalama sisteminin” istemsiz bir sözlü çıktısı gibiydi. Sinirbilimci Antti Revonsuo tarafından geliştirilen tehdit simülasyonu teorisi ise daha geniş bir evrimsel çerçeve sunuyor. Revonsuo’ya göre rüya görmek, doğal seçilim tarafından şekillendirilmiş eski bir biyolojik savunma mekanizması ve uyku sırasında tehditleri algılama ve onlardan kaçınma becerisini prova etmeye yarar.

Bu teoriyi test eden ve tekrarlayan 212 rüya raporunu inceleyen bir çalışmada, rüyaların yüzde 66’sında en az bir tehdit bulunduğu ve rüya görenlerin genellikle savunmacı ya da kaçınmacı davranışlar sergilediği görülmüştür. Eğer uyuyan beyin yırtıcılar, rakipler veya sosyal tehlikeler gibi tehditlere karşı simülasyonlar yürütüyorsa, uyku konuşmalarındaki olumsuzluklar, reddetmeler ve sözel saldırganlık evrimsel açıdan anlam kazanmaya başlar. Bu durumda “hayır” kelimesi rastgele değildir; insan sözlüğündeki en eski ve en çok prova edilmiş sözcüklerden biri olabilir.

 

Baykuş, yusufçuk, yılan balığı, arı, karınca, nilüfer; küçük mucitlerden müthiş tarım projeleri!



İlgili İçerikler