Erdoğan'dan 'tek tipleşme' uyarısı: Yapay zekâ mahsullerinin yüz milyonlara ulaştığı dönemde yarın bizi neyin beklediğini bilmiyoruz!
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Erdoğan'dan 'tek tipleşme' uyarısı: Yapay zekâ mahsullerinin yüz milyonlara ulaştığı dönemde yarın bizi neyin beklediğini bilmiyoruz!

erdoğan

T24 Haber Merkezi

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, sanat alanında "tek tipleşmeye" dikkat çekerek, "Neoliberal kültür adına trend denilen, her gün değişen yeni kutsalıyla insana dair pek çok güzelliği tahrip etmektedir. Yapay zekâ mahsulü şiirlerin, kitapların, sinema filmlerinin yüz milyonlara ulaştığı dönemde gerçekle sanat arasındaki farkın kaybolduğu günümüzde yarın bizi neyin beklediğini bilmiyoruz. Milli kültürü, ahlakı dışlayan her 'trend' yüzeyselliğe mahkum olmaktan kurtulamaz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri programında konuştu. Erdoğan, ödül alan Filistinli gazeteci ve fotoğrafçı Ali Jadalallah'a bahsederken, "Filistin halkının haklı, onurlu, haysiyetli direnişini tüm ihtişamıyla insanlığın gündemine getirdi. Fotoğrafları uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Canını hiçe sayıp, hakikatin deklanjörüne başarak Gazze'deki zulmü fotoğraflarla belgeleyen Ali Jadalallah kardeşimi şahsım, milletim ve tüm mazlumlar adına tebrik ediyorum" dedi.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şu şekilde:

"Çizgilerinde insanın ve tabiatın güzellikleri okunuyor"

"Kültür ve sanat dünyamızın kıymetli mensupları, sizleri en kalbi duygularımla selamlıyorum. Kısa süre önce ebediyete uğurladığımız iki ismi anmak istiyorum. Şair, Yavuz Bülent Bakiler ile, neyzenlerin kutbu Niyazi Sayın'ı hürmetle yad ediyorum.

Kayıplarımızdan dolayı bir yanımız yaprak döküyor olsa da bir yanımız çiçek açmaya devam ediyor. Süleyman Seyfi Öğün hocamız dışarda gürül gürül akan dünya ile bağı kesilmeyen nadir hocalarımızdan biridir.

Bu seneki resim ödülümüzün sahibi kıymetli ressam Yalçın Gökçebağ beyefendidir. Yarım asırlık sanat yolculuğunda Anadolu'yu resme, resmi de Anadolu'ya taşıyan Gökçebağ, Cumhuriyetimizin ilk kuşak ressamlarından devraldığı hazineyi yeni bir seziş ve bakış açısıyla tuvale döküyor. Tablolarında bu topraklarının sesi duyuluyor. Çizgilerinde insanın ve tabiatın güzellikleri okunuyor. Özgün, canlı ve masalları andıran eserleriyle Yalçın Gökçebağ'ı tüm kalbimle kutluyorum.

"Filistin halkının haklı, onurlu, haysiyetli direnişini tüm ihtişamıyla insanlığın gündemine getirdi"

Bu yılın fotoğraf ödülünü Filistinli gazeteci ve fotoğrafçı Ali Jadalallah'a veriyoruz. Gazze'de 2 yıl boyunca devam eden vahşi soykırımı fotoğraf kareleriyle tüm dünyaya ifşa eden, objektifi ile gerçekleri medeni denilen dünyanın yüzüne çarpan Ali kardeşimiz, aynı zamanda Anadolu Ajansımızın fotomuhabiri olarak görev yapıyor. Onun kadrajından yansıyanlar sadece Gazze'deki katliamın korkunç boyutlarını değil; Filistin halkının haklı, onurlu, haysiyetli direnişini tüm ihtişamıyla insanlığın gündemine getirdi. Fotoğrafları uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Canını hiçe sayıp, hakikatin deklanjörüne başarak Gazze'deki zulmü fotoğraflarla belgeleyen Ali Jadalallah kardeşimi şahsım, milletim ve tüm mazlumlar adına tebrik ediyorum.

Bu vesile ile sırf Gazze'deki vahşete kamera tuttukları için katledilen 37'si kadın 283 basın mensubunu rahmetle anıyorum. İsrail'in acımasızca öldürdüğü gazetecilerin kahramanca mücadelesini bir kez daha saygıyla selamlıyorum. İsrail hükümeti ne kadar engellemeye, susturmaya çalışırsa çalışsın, vicdanlı yürekler, hakikatin peşinde koşan gerçek gazeteciler Filistin'de olan olup bitenleri gözler önüne sermeye devam ediyor. Biz de Filistin halkının yanında eğilmeden, bükülmeden dimdik duruyoruz. Gazze soykırımında TRT ve AA başta olmak üzere Türk basın kuruluşları gerçekten yürekli duruş sergiledi. İletişim Başkanlığımız, Gazze'de katledilen basın mensuplarının fedakârlıklarını kayda almak amacıyla geçen hafta bir kitap yayınladı. Gazze'de yaşananların unutulmaması ve aıdaletin tecellisi için bundan sonra da her cephede mücadelemizi sürdüreceğiz.

"Mirasçısı olduğumuz kültür ve medeniyet iklimi büyük sanatçıların inşa ettiği müşterek zenginliğimizdir"

İnsan başlı başına bir sanat şahaseridir. Eski zamanlardan itibaren insan yeryüzünde karşılaştığı her nesneyi her durumu her ses ve rengi sanatın malzemesi olarak görmüştür. İnsanlık ailesi içinden çıkardığı dehalarla sanatçı ruhlarla muazzam bir sanat birikimi meydana getirmiştir. Mirasçısı olduğumuz kültür ve medeniyet iklimi büyük sanatçıların inşa ettiği müşterek zenginliğimizdir. Bu zenginlik aynı zamanda devamlılık düşüncesinin neticesidir. İnsanoğlunun acıları, sevinçleri, varolma çabasının en güçlü kanıtlarından biri de kültür ve sanattır. İnsan varoldukça sanat da varolacaktır. İnsan yaşadıkça sanat da yaşayacak, kendisini yenileyecek, yeniden üretmeye devam edecek.

Arif Nihat Asya bakın nasıl sesleniyor: Gökte öksüz dilimi bayrağıma ay yaparım, yeter ki ver sen ben ondan mutlaka bir şey yaparım... Cümle sanatın özeti, insanı, dünyayı ve ötesini anlama sanatıdır. Din, kültür, sanat alanında eser veren menüvverlerimizin tamamı bizim için kutup yıldızıdır. 

"İnsanı edilgen hale getiren cendereden ancak kendi köklerimize sarılarak kurtulabiliriz"

İnsanı edilgen hale getiren cendereden ancak kendi köklerimize sarılarak kurtulabiliriz. Bugün popüler olan pek çok filmin coğrafyadaki etkisine baktığımızda sanatın dönüştürücü gücünü görebiliyoruz. Sıradanlaşma ve tek tipleşme insanın sanatçı özgürlüğünü tehdit ediyor. Küresel tüketim çarkı insanın biricikliğini yok etmenin yanı sıra bireyin yeteneklerini de aynı tornadan geçirmektedir. 

Neoliberal kültür adına trend denilen, her gün değişen yeni kutsalıyla insana dair pek çok güzelliği tahrip etmektedir. Yapay zekâ mahsulü şiirlerin, kitapların, sinema filmlerinin yüz milyonlara ulaştığı dönemde gerçekle sanat arasındaki farkın kaybolduğu günümüzde yarın bizi neyin beklediğini bilmiyoruz. Milli kültürü, ahlakı dışlayan her 'trend' yüzeyselliğe mahkum olmaktan kurtulamaz."

İlgili İçerikler