Gündem

YSK Başkanı Güven: Türkiye’nin yarısını bana düşman ettiler

"Pişman olduğum hiçbir karara imza atmadım"

21 Ocak 2020 13:20

Görev süresi 23 Ocak’ta dolacak ve emekliliğe ayrılacak olan Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven, görev yaptığı döneme ilişkin açıklamalarda bulundu. Güven, pişman olduğu bir karara imza atmadığını belirtti. Kendisine haksız birçok ithamda bulunulduğunu söyleyen Güven, "Bundan bütün ailem zarar gördü. Bunu diyen üst düzey kişiler telefon açıp, ‘Hakkını helal et, sana haksızlık ettik’ dediler. Türkiye’nin yarısını bana düşman ettiler. Bunlar çok üzdü. Biz bunu karşıladık ama ailemizi çok üzdü" dedi. 

"Pişman olduğum hiçbir karara imza atmadım"

HaberTürk TV'de katıldığı programda konuşan Güven, "Hâkim olup adalet dağıtmak istedim, bütün hayatım bu şekilde geçti. Yeniden dünyaya gelsem yeniden hâkim olmak isterim. Hak, adalet, kul hakkı çok önemlidir. Ben yeni stajyerlere şunu söyledim, “Hâkimlik yaparken empati yapın. Kürsüde dururken karşınızdakinin de anneniz, kardeşiniz olabileceğini düşünün. Hata yapmış olabiliriz ama ben geri döndüğümde okumadan karar  ve inanmadan verdiğim, pişman olduğum hiçbir karara imza atmadım” diye konuştu. 

"YSK'ya oy birliğiyle seçildim"

Güven, "Ankara Ticaret Mahkemesi Başkanı iken Yargıtay’a seçilmeyi çok istedim, seçilemeyince çok üzüldüm. Kısa bir süre sonra o dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek, beni müsteşar yardımcısı olarak görevlendirdi. Müsteşar yardımcılığından ben devleti tanıdım, devlet de beni tanıdı. Yargıtay’a seçildim sonra. YSK’ya oy birliğiyle de başkanlık görevi tebliğ edildi bana seçimle" ifadesini kullandı. 

"Türkiye'de seçimler zor geçiyor"

2017 Anasaya Referandumu'ndaki 'mühürsüz oy pusulası' kararı ve YSK'nın 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini yenileme kararları ile tartışmaların gündeminde olan Güven, hiçbir zaman YSK Başkanlığı’nı bırakmayı düşünmediğini dile getirdi. Güven,  "Elimden geldiğince YSK’ya aldığım yerden daha ileri bir yere götürmenin gayreti içinde oldum. Sıkıntılı günlerimiz çok oldu. Çünkü Türkiye’de seçimler zor geçiyor, biz de çok zorluklar çektik. Niye bırakayım ki, hiç öyle bir şey düşünmedim" dedi. 

"Türkiye'nin yarısını bana düşman ettiler"

Güven, "Biz hâkimlerin aileleri devamlı fedakârlık yapmak durumunda kalıyorlar. Hâkimlik hayatım boyunca, ailem çeşitli fedakârlıklar yaptı. Aileme yeterince zaman ayıramadım. Haksız birçok ithamlarda bulunuldu. Bundan bütün ailem zarar gördü. Bunu diyen üst düzey kişiler telefon açıp, ‘Hakkını helal et, sana haksızlık ettik’ dediler. Türkiye’nin yarısına bana düşman ettiler. Bunlar çok üzdü. Biz bunu karşıladık ama ailemizi çok üzdü. Yüksek tansiyonla, halterle gezdiğim çok oldu. Bunu o zamanlar kamuoyuna duyurmanın anlamı da yoktu" diye konuştu. 

Kendisi hakkındaki karikatürlere ilişkin Sadi Güven, “Bazen çok hoş oluyor. Torunlarımla bakıp gülüyoruz, onlar da bana gönderiyorlar. Gülerek karşılamak gerekir" düşüncelerini dile getirdi.

 

Güven konuşmasını şöyle sürdürdü. 

"2014’ten bu yana  sonuçların değiştirildiği şeklinde bana tek bir itiraz gelmedi"

"Eleştiri hakaret düzeyine ulaşmadığı sürece bana göre bedava akıl gibidir. Kurumun ve insanların gelişmesine neden olur. Ancak bu eleştirileri de seçim hukukuyla ilgili bilgi sahibi olanların yapması gerekir. Türkiye’de seçimler çok güvenli. Her zaman söylüyorum, seçimde yarışan siyasi partiler sandığın başında, oyları sayan ve itirazları ilk karşılayan yedi kişiden 5 tanesi partili üyeler. Onların tutanaklarını dünyada ilk kez tarama yaparak siyasi partilerle bize geldiği saniyede paylaşıyoruz. Bir süre sonra da vatandaşlarımızın erişimine açıyoruz. 2014’ten bu yana  sonuçların değiştirildiği şeklinde bana tek bir itiraz gelmedi, tutanakların değiştirildiği yolunda da… Şu oluyor, itiraz üzerine ilçe seçim kurullarımız tutanağı değiştiriyorsa, o değiştirmeyi ilişkin kararı ve değişmiş şeklini de biz internete koyuyoruz. Dünyada da bu konuda tekiz. Bunu çok rahat bir şekilde söyleyebilirim. Mükerrer seçmen de yok. Vatandaşlarımız bu konuda rahat olsun.

"Siyasi partilerin haberinin olmadığı hiçbir toplantı olmuyor"

Siyasi partilerin haberinin olmadığı hiçbir toplantı olmuyor. Diledikleri kadar konuşuyorlar, yalnızca oy hakları yok. Ben ‘keşkeler’le yaşamak istemem. Bir şey konusunda karar verirken, araştırırım. Hep ‘iyi ki’lerle yaşamak benim amacım olmuştum. İyi ki bu görevi yaptım. Burada güzel şeyler yaptık arkadaşlarımla beraber. Binamızı yaptık, yasamızı çıkardık, taramayı getirdik, sistemi biraz da şeffaf ve denetlenebilir hale getirdik. Personel eksikliğimizi de tamamladık. Bir sürü şey yaptık.

"Gönül rahatlığıyla görevimi bırakacağım"

Ben gönül rahatlığı ile görevimi bırakacağım ancak yapamadığım şeyler de var.

Yasalar çok dağınık vaziyette ve çok eski. Bazen yönetmelikte çok ciddi manada sıkıntılar çekiyoruz.

"Türkiye siyaseten e-seçime hazır değil"

Tek bir çatı altında toplanması gerekir diye düşünüyorum. Yapılması gereken bazı şeyler var. Biometrik kimlik çok çabuk şekilde tamamlanırsa oy kullanırken, kimin oy kullandığı anlaşılır. Dünyanın hiçbir yerinde artık zarf yok, oy pusulaları katlanmak suretiyle sandığa atılıyor. Sandığın dışındaki şeffaflığına dikkat edilir. Türkiye’de vatandaşların dilediği yerde oy kullanmasının mümkün, YSK’da buna hazır yasal düzenleme gerekiyor. Türkiye’de e-seçime hazırız. Altyapısı var ama Türkiye siyaseten buna hazır değil. 

"Emekli olunca avukatlık yapmayacağım"

Ciddi manada yorulduk artık avukatlık falan yapmayacağım. Bugüne kadarki 8 zorlu seçimde bana desteklerini esirgemeyen kurul üyelerime, teşkilata, tüm kurum ve kuruluş bakanlıklara teşekkür ediyoruz.