Gündem

Yeni Şafak yazarı Kaplan: Ayasofya’nın temsil ettiği ruhu kavrayamayan kuşakların zihinlerinin prangalı olduğunu söylemek bile gereksiz!

12 Temmuz 2020 13:22

Yeni Şafak yazarı Yusuf Kaplan, Ayasofya'nın ibadete açılmasına ilişkin, "Ayasofya, Türkiye’nin hükümranlığının, bağımsızlığının sembolüdür. Ayasofya’nın temsil ettiği ruhu kavrayamayan kuşakların zihinlerinin prangalı olduğunu söylemek bile gereksiz! O yüzden Ayasofya’nın zincirlerinin kırılması, Türkiye’nin ruhunun kurtarılması anlamına geliyor." görüşünü savundu. 

Kaplan, "Ayasofya’nın temsil ettiği ruh, 'kılıç hakkı' olarak camiye çevrilmesinde gizlidir. Ayasofya’nın cami olması, hem Ayasofya’nın hem de bu toplumun ruhunun korumasının yegâne şartlarından biri ve ruhunu koruduğunun en önemli göstergesidir. Bu toplumun ruhunun, bu ülkenin bağımsızlığının, bütünlüğünün belki de en önemli sembolü Ayasofya’dır ve Ayasofya bunu, 'kılıç hakkı' olarak camiye (cuma camisine) çevrilmesine borçludur. Bu ülkede tarih bilincinin nasıl linç edildiğinin, bu toplumun tarihinin nasıl inkâr edilerek müzeye konulduğunun en önemli göstergelerinden biri, Ayasofya’nın ruhu, kılıç hakkı meselesi ve bağımsızlık sorunu arasındaki kopmaz ilişkilerin bir türlü halkıyla kavranamamasıdır. Anlı şanlı tarihçilerimiz bile bu meseleyi anlamakta ve anlatmakta zorlanıyorlar. Niçin? Yeterli bir tarih felsefesi birikimine ve güçlü bir tarih bilincine sahip olmadıkları için." düşüncesini dile getirdi. 

Kaplan, "Her şeyden önce, 'kılıç hakkı' meselesi, savaşla değil barışla ilgili bir meseledir. Barışın teminatıdır 'kılıç hakkı'. İkincisi ve bununla irtibatlı bir diğer önemli mesele de, bağımsızlık, hükümranlık ve darülislâm kavramları arasındaki kopmaz irtibattır. Ayasofya’nın camiye çevrilmesi, buranın darülislâm (İslâm yurdu) olduğunun ilan edilmesidir. Darülislâm ne demek peki? Herkesin emniyette olacağı bir hayatın, düzenin temin edileceği, özellikle de gayrimüslimlerin herhangi bir baskı ile karşılaşmadan kendi inançlarını yaşayabilecekleri bir zeminin, emin, güvenilir bir barış yurdunun tesis edileceğinin teminat altına alınması demektir darülislâm." görüşünü savundu. 

Kaplan, "Bir yerin darülislâm olması, orada barış ve huzurun, garanti altına alınması demektir. Darülislâm, bu anlamda Müslüman bir beldenin veya ülkenin hükümranlığının, bağımsızlığının, istiklal ve istikbalinin hem yegâne şartı hem de yegâne kaynağıdır. Ayasofya’nın zincirlerinin kırılması, Türkiye’nin ruhunun kurtarılması anlamına geliyor" ifadesini kullandı. 

Yazının devamı için tıklayın