Gündem

Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Likoğlu: Anayasa Mahkemesi üzerinden demokrasi kasanların, asıl dertlerinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz

05 Nisan 2021 11:45

Yeni Şafak Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hüseyin Likoğlu, "Anayasa Mahkemesi üzerinden demokrasi kasanların, asıl dertlerinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz" görüşünü savundu. 

Likoğlu yazısında, "Anayasa Mahkemesi’nin HDP iddianamesini iade etmesinin ardından MHP lideri Devlet Bahçeli, daha önce de dile getirdiği 'Anayasa Mahkemesi kapatılsın' görüşünü tekrarladı. Bahçeli’nin bu açıklaması demokrasi havarilerini çok kızdırdı. Yapılan açıklamalara baktığınızda dersiniz ki Anayasa Mahkemesi, Türkiye’deki demokrasinin sigortası. Anayasa Mahkemesi, 27 Mayıs darbesinin ürünüdür. 1961 Anayasası ile ihdas edilen tüm kurumlar kapatılmalıdır. Anayasa Mahkemesi bugün gördüğü işlev üzerinden değerlendirilemez. Kaldı ki Sayın Bahçeli, 'kapatılsın' derken, yerine ikam edilecek yapıyı da anlatıyor. Anayasa Mahkemesi fikri, 27 Mayıs’tan önce CHP’liler tarafından dile getirilmiş, darbe gerçekleştikten sonra Milli Birlik Komitesi tarafından hayata geçirilmiştir. Anayasa Mahkemesi Adnan Menderes ve iki arkadaşının kanı üzerine kurulmuştur." düşüncesini dile getirdi.

Likoğlu şu ifadeleri kullandı: 

"12 Eylül Anayasası defalarca değişmesine rağmen, hâlâ söz konusu Anayasa’yı tartışıyoruz ve her tartışmada “Her ne kadar değişse de bu Anayasa’nın içine 12 Eylül darbesinin ruhu sızmıştır” diyoruz. Anayasa Mahkemesi de tam da aynı durumdadır. Ne kadar üyelerini değiştirirseniz değiştirin, ne kadar kanununu değiştirirseniz değiştirin, ne kadar binasını değiştirirseniz değiştirin, maalesef içine 27 Mayıs’ın ruhu sinmiştir. Bu satırları yazan olarak, orada üyelerin önemli bölümünü tanıyan ve kişisel dostluk içinde olan birisi olarak bunu söylüyorum. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi üzerinden demokrasi kasanların, asıl dertlerinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Anayasa Mahkemesi denince benim aklıma, Adnan Menderes, Refah Partisi, başörtüsü yasağı, Vural Savaş, Yekta Güngör Özden, Sabih Kanadoğlu geliyor. Mahkemeyi bu imajdan kurtarmak hepimizin görevi, özellikle de demokrasi, insan hakları, inanç ve ifade özgürlüğü konusunda samimi olanların görevidir…"