Sağlık

TTB Şehir Hastaneleri Raporu: Çalışanlara şiddet artacak; hastalardan fark ücreti alınacak

Raporda, kimi sağlık çalışanlarının işsiz kalmalarının söz konusu olabileceğine dikkat çekildi

11 Şubat 2018 11:33

Türk Tabipleri Birliği'nce (TTB), “Tedavi Hizmetlerinde Gizli Özelleştirme: Şehir Hastaneleri” çalıştayı bünyesinde oluşturulan çalışma gruplarının raporları kamuoyu ile paylaşıldı. Üç ana başlıkta hazırlanan rapora göre, birçok eksiklikle açılan şehir hastanelerinde sağlık çalışanlarının şiddete uğrama olasılıkları giderek artacak. Hastalar da  “şehir hastanesi fark ücreti” ile karşılabilir. 

TTB’nin internet sitesinde kamuoyu ile paylaşılan raporlar, “Şehir Hastanelerinde Kira ve Hizmet Bedelleri Nasıl Ödenecek”, “Şehir Hastanelerinde Sağlık Hizmeti Sunumu, Tıp ve Uzmanlık Eğitimi” ve “Sağlık Emekçilerini Neler Bekliyor” ana başlıklarında 3 ayrı çalışma grubu tarafından hazırlandı. 

"Şehir hastaneiyle fark ücreti gelebilir"

“Şehir Hastanelerinde Kira ve Hizmet Bedelleri Nasıl Ödenecek” başlıklı raporda, kamu özel iş birliği modeli gereğince şehir hastanelerinde yapılacak projelerin bedelinin, döner sermaye bütçesinden ödenmesinin ön görüldüğü, hekimler ve sağlık çalışanlarının ödenecek kira ve hizmet bedelleri nedeniyle döner sermaye gelirlerinde azalma olacağından kaygılandığı belirtiliyor.

Raporda, hizmetlerin bir bölümü döner sermayeden ödense bile, şişirilmiş maliyetler nedeniyle personel ödemelerinde azalmalar oluşabileceği söyleniyor. Raporda, kamu özel iş birliği projelerinden doğan borçların devlet borçları içinde görülmemesinin, ileride hastalardan alınacak katkı-katılım payları artışına ve sağlık hizmetinin tümden paralı hale gelmesine sebep olabileceği söyleniyor.

"Fark ücreti gelebilir"

Şehir hastanesiyle fark ücretinin de gelebileceğine dikkat çeken rapor, söz konusu model ile yatırımın koruyucu sağlık hizmetlerine değil “hastaneciliğe ve hasta olmaya” yapıldığını öne tespit ediyor. Raporda, mevcut politikalarla kimi sağlık çalışanlarının işsiz kalmalarının söz konusu olabileceği de dikakt çekiliyor. 

"Sağlık çalışanları mutsuz"

“Şehir  Hastanelerinde Sağlık Hizmeti Sunumu, Tıp ve Uzmanlık Eğitimi” başlıklı ikinci raporda, Mersin Şehir Hastanesi ve Adana Şehir Hastanesi deneyimleri paylaşılıyor. Buna göre Mersin Şehir Hastanesinde, hizmet sunan sağlık çalışanları için SMG, dinlenme ve benzeri açılardan mekansal alanların yeterli olmadığı, görev değişim sürecinde herhangi bir sözleşme yapılmadığı ve sağlık çalışanlarının mutlu olmadığı yönünde bilgiler verildi. Adana Şehir Hastanesinin deneyimini de aktaran rapor, burada da durumun pek farklı olmadığını şu şekilde özetliyor:

“Tıpta uzmanlık öğrencilerinin ve diğer sağlık çalışanlarının döner sermayelerini alamadıkları ifade edilmiştir. Hekimlerin sekretarya yüklerinin çok fazla olduğu paylaşılmıştır. Sağlık çalışanlarının mutsuz olduğu paylaşılmıştır.” İkinci çalışma grubunun hazırladığı rapor da, mevcut hastanelerin çevresinde var olan diğer hizmet sektörlerinin de (eczaneler, esnaf) süreçten etkilendiği söyleniyor. 

"Sağlık çalışanlarının şiddete uğrama riski artabilir"

“Sağlık Emekçilerini Neler Bekliyor” başlıklı son raporda ise, şehir hastanelerinin hazırlıksız, birçok eksiklikle, politik ve ekonomik beklentiler ve baskılarla açıldığı belirtiliyor. Raporda söz konusu eksikliklerden kaynaklı çalışma ortamı nedeniyle, sağlık çalışanlarının şiddete uğrama olasılıklarının giderek artacağı, iş kazalarının sıklıkla görüleceği ön görülüyor. Bu ön görü ise raporda şu şekilde izah ediliyor:

“Şehir hastanelerinde hasta ve yatak sayılarının artmasına rağmen aynı oranda hekim ve diğer sağlık çalışanlarının sayısı artmamıştır. Artan iş yükü, yönetimlerin fazla hasta bakılması ve hasta yatışı yapılması konusundaki baskıları, yaşanan aksaklıkların sorumlusu olarak hekim ve diğer sağlık çalışanlarının görülmesi ve yönetimlerin bu bakışa hizmet etmeleri, teknik alanda eksikliklerin fazlalığı, çalışma sürelerinin uzunluğu, ücretlerin yetersizliği ve düşmesi, sağlık çalışanlarının yalnızlaştırılması tüm çalışanlarda mutsuzluğa, huzursuzluğa sebep olmakta ve tüm çalışanlar hızla tükenmişliğe sürüklenmektedir.”