Gündem

Sözcü yazarı Özdil: Kendi barolarını kurup, geriye kalanları ideolojik, etnik, mezhepsel 'barocuklar' haline getirmek istiyorlar

"Burada bölünürsek Türkiye'yi bir daha bir arada tutabilmek imkânsız"

30 Haziran 2020 07:49

Sözcü gazetesi yazarı Yılmaz Özdil, 'çoklu baro' düzenlemesine ilişkin,  "Kendi barolarını kurup, geriye kalanları ideolojik, etnik, mezhepsel 'barocuklar' haline getirmek istiyorlar. Burada bölünürsek Türkiye'yi bir daha bir arada tutabilmek imkânsızdır." yorumunu yaptı. 

Özdil, "İnanılması güçtür ama 'siyasal dinci”liğin temeli, Atatürkçülüğün kalesi İzmir'de atıldı. 1967 yılıydı. İzmir'de Akevler konut kooperatifi kuruldu. Evet. Kendisine 'ak' diyen AKP'nin kurulmasından tee 35 yıl önce İzmir'de 'ak' adıyla kooperatif kurdular. Devasa bir arsaya apartmanlar diktiler, “müstakil mahalle” oluşturdular, böylece, mahallelerini ayırmış oldular. Kooperatif ortaklarını kendi zihniyetlerine, kendi yaşam biçimlerine mensup insanlardan seçtiler, aralarına başka komşu almadılar. Kendi mahallelerinde, kendi esnaflarını oluşturdular. Kendi bakkalları vardı. Kendi eczaneleri vardı. Kendi doktorlarına gittiler. Ortak fırından ekmek aldılar. Bilimkurgu filminden bahsetmiyorum, 1967 yılında İzmir'de yaşanan gerçekleri anlatıyorum… 'Siyasal dinci komünü' oluşturdular." ifadesini kullandı. 

Özdil, "İnsanlar ikiye ayrılır, Allah'a inananlar, Allah'a inanmayanlar, biz Allah'a inanmayanlar gibi yaşamayacağız, biz Allah'a inananların yaşadıkları sitede yaşayacağız' diyorlardı. Yanlış okumadınız… Röportajlar yapılıyordu. Akevler'de oturanların 'dindar' olduğunu söyleyerek, bir anlamda, burada oturmayanların 'dinsiz' olduğunu ima ediyorlardı. Bilahare… Türkiye'nin tamamını Akevler mahallesine dönüştürmeye karar verdiler. Akevler'den yeşeren fikirle, Akevler kooperatifinin kurucularıyla birlikte, siyasi parti kurdular, o siyasi parti bölüne bölüne, bugünkü AKP haline dönüştü." görüşünü savundu. 

Özdil, "Kendi barolarını kurup, geriye kalanları ideolojik, etnik, mezhepsel 'barocuklar' haline getirmek istiyorlar. İstanbul Barosu'nun bugün Çağlayan Adliyesi'nin önünde düzenleyeceği miting, işte bu yüzden hayati derecede önemlidir. Bu miting, sadece barolarımız, sadece avukatlarımız için değildir. 82 milyon yurttaş içindir. 'Bir arada yaşamamızı' sağlayan 'hukuk devleti' içindir. Burada bölünürsek Türkiye'yi bir daha bir arada tutabilmek imkânsızdır." değerlendirmesinde bulundu.