Dünya

Kanada, Boeing 737 Max'ın uçuş yasağını kaldırıyor

Bakanlık, uçağa ilişkin yaklaşık 2 yıllık incelemenin tamamladığını ve uçağın Kanada hava sahasına dönebilmesi için yapılması gereken bir dizi değişikliğin ayrıntılarını içeren "uçuşa elverişlilik yönergesi" yayınladığını açıkladı

18 Ocak 2021 23:00

Kanada Ulaştırma Bakanlığı, Mart 2019'da Endonezya ve Etiyopya'daki kazaların ardından dünyada yere indirilen Boeing 737 Max’ın uçuş yasağını kaldıracağını duyurdu.

Mart 2019'da Endonezya ve Etiyopya'da meydana gelen kazalarda 346 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından Boeing 737 Max dünya çapında yere indirilmişti. Brezilyalı havayolu şirketi Gol geçtiğimiz sene 9 Aralık’ta Boeing 737 Max’lerin uçuşlarını yeniden başlatan ilk firma olmuş, uçak Sao Paulo kentinden Porto Alegre kentine uçmuştu.

Kanada Ulaştırma Bakanlığı da yaptığı açıklama ile Boeing 737 Max'lerin Kanada hava sahasında tekrar uçmasına izin verileceğini duyurdu. Bakanlık, uçağa ilişkin yaklaşık 2 yıllık incelemenin tamamladığını ve uçağın Kanada hava sahasına dönebilmesi için yapılması gereken bir dizi değişikliğin ayrıntılarını içeren "uçuşa elverişlilik yönergesi" yayınladığını açıkladı.

Bakanlık, 737 Max'lerin ticari uçuşlarını yasaklayan havacılara yönelik bildirimi kaldırarak, çarşamba günü uçağın hava sahasını kullanması için son adımın tamamlanacağını belirtti.

Kanada Ulaştırma Bakanı Omar Alghabra yaptığı açıklamada, “Son 20 aydır Transport Canada'nın sivil havacılık güvenliği uzmanlarının titiz çalışmaları Bakanlığın tespit ettiği güvenlik endişelerinin giderilmesini sağladı. Kanadalılar ve havayolu endüstrisi, Transport Canada'nın bu uçağın Kanada hava sahasında hizmete dönmesine izin vermeden önce tüm güvenlik sorunlarını özenle ele aldığından emin olabilirler” dedi.

Kanada hükümeti, 737 Max'lerde önerilen değişiklikleri bağımsız olarak incelemek ve kendi test uçuşlarını gerçekleştirmek için 15 bin saat harcadı.

Kanada, 737 Max'leri dünya çapında yere indiren son ülkelerden biri olurken, yaşanan kazalar uçağın uçuş kontrol sistemi ve sertifikasyon süreciyle ilgili ciddi kusurlar olduğunu ortaya çıkardı. (İHA)