Gündem
Deutsche Welle

HNA: Alman yargı skandalına son nokta

Alman basınında Suriye’deki durum, Almanya’daki ilticacıların sınırdışı işlemlerinin hızlandırılması tartışmaları ve eski Nazi görevlisi hakkındaki tarihi mahkeme kararı öne çıkan konuları oluşturuyor.

29 Kasım 2016 03:17

Nürnberger Zeitung gazetesi Suriye'deki duruma ilişkin bir yorum yapıyor:

"Batı'nın Suriye'deki çekimserliği yakında rejimin zaferine ve Rusya ile İran'ın bölgedeki nüfuzunu pekiştirmesine yol açacak. Bu Suriyeliler için savaşın bitmesi, ölümlerin son bulması ve muhtemelen savaş öncesi duruma geri dönülmesi anlamına gelir. Gerçi savaş öncesi diktatörlük rejimi hakimdi ama en azından insanlar dinlerini özgürce yaşayabiliyorlardı."

Almanya'nın Baden-Württemberg Eyaleti İçişleri Bakanı Thomas Strobl iltica başvurusu kabul edilmeyen mültecilerin sınırdışı edilmesine yönelik uygulamanın sertleştirilmesini istiyor. Strobl, Kasım ayı sonunda yapılacak eyaletlerin içişleri bakanları toplantısında bu konunun tartışılmasını talep etti. Berlin'de yayımlanan Der Tagesspiegel gazetesi konuyla ilgili şu yorumu yapıyor:

"Almanya'da her mültecinin iltica başvurusunda bulunma hakkı var. Bir başka deyişle savaştan, kovuşturma ve işkenceden kaçan herkes, daha iyi bir yaşam arayışıyla gelenlerle aynı muameleyi görür. Ancak aslında aynı durumda olmayanların aynı muameleyi görmesi, gerçekten korunmaya muhtaç olanları dezavantajlı duruma düşürüyor. Siyasi takibata uğramayıp, daha ziyade iyi bir yaşam arayışında olan göçmenler başvurunun reddi hakkında hızlıca bilgilendirilmeli, bu kişiler uzun iltica başvuru sürecine sokulmamalıdır. Durumun erkenden netleşmesi, bu kişileri sonradan sınırdışı edilme sonucu yaşanacak derin hayal kırıklığından korur."

Alman Federal Temyiz Mahkemesi (Yargıtay), Auschwitz Nazi Toplama Kampı'nın muhasebecisi 95 yaşındaki Oskar Gröning'in toplu katliamlarda sorumluluğu bulunduğuna hükmederek tarihi bir karara imza attı. Hessische Niedersächsische Allgemeine kararı şöyle değerlendirdi:

"Alman yargısındaki en büyük skandallardan birinde Federal Temyiz Mahkemesi son noktayı koydu. Yetmiş yılı aşkın bir sürenin ardından Yüksek Mahkeme, Nazi rejiminin temerküz kamplarında görev almış hiçkimsenin bireysel suçtan muaf olamayacağına hükmetti. Gröning kararı açıkca, kamplarda rejim adına bulunan herkesin toplu ölümlerin sürdürülmesine ve Nazi ölüm endüstrisinin işlemesine katkıda bulunduğu için bir Nazi suçlusu olduğu anlamına geliyor. Gazın vanasını kendi çevirmese de ya da silahı ateşlemese de orada görevli herkes ölümlerden sorumludur. Bundan sonra Toplama Kampları görevlileri‚ ‘Sadece emirleri yerine getirdim‘ deyip kaçamayacak."

Frankfurter Rundschau gazetesi ise kararı olumlu bulmakla birlikte, geç kalınmış olduğu için suçluların cezasını çekemeyeceği yorumunda bulunuyor:

"Diğer davalarda da emsal teşkil edecek olan bu kararla Federal Temyiz Mahkemesi, yarım yüzyıldan daha fazla bir süreden sonra Nazi rejiminin bekçileri ve ölümlere yardımcı olan diğer görevlilerinin de 'ölüm cihazının' bir parçası olduğunu ve dolayısıyla 'organize cinayetlerle doğrudan bağlantılı olduklarını' hukuken tanıdı. Bu gecikme bir skandaldır. Bu karardan etkilenecek Nazi rejiminin geriye kalan az sayıdaki yardımcısı mahkumiyet yaşayamayacak. Zira hapse girip cezalarını çekmeleri yaşlarından dolayı ihtimal dışı."

© Deutsche Welle Türkçe

Derleyen: Deniz Karahan

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştirDeutsche Welle