Dünya

Gezi ile Sarı Yelekler: Fransa'da eylem yapma hakkını engellemiyorlar; sorunlara çözüm bulmaya çalışıyorlar

20 Şubat 2020 11:35

Paris’ten gazeteci Arzu Çakır Morin, Gezi Davası'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Morin, Gezi Parkı eylemleri ve Paris'te 2018 Kasım ayında başlayıp bugüne kadar ilerleyen Sarı Yelek eylemlerini karşılaştırdı. Morin, Fransa'da anayasal eylem yapma hakkının engellenemediğini söyledi ve "Sabırla bu eylemleri yasaklamıyorlar ve bir çözüm bulmaya çalışıyorlar" dedi. 

RS FM’de Atilla Güner’le Akşam Postası yayınına konuk olan Arzu Çakır Morin, Türkiye’de Gezi davasında verilen beraat kararı ve Osman Kavala’nın tahliye kararının ardından yeniden gözaltına alınarak tutuklanmasını konuştu. "Fransa'nın 'Gezi'si" benzetmesi yapılan Sarı Yelekler eylemlerine değinilen yayında Morin şunları söyledi: "1.5 yıldır bu eylemleri izliyoruz. Türkiye’de ağaç, Mısır’da başka bir şeydi çıkış noktası. Bu tür eylemlerin bir çıkış noktası oluyor. Fransa’da akaryakıt zamlarına tepki için doğdu bu hareket. Sosyal medyadan organize oldular. Aralık 2018’de hükümete hayatı zindan eden bir eylem haline geldi. Bir gece Fransız polisi 10 bin gaz bombası kullanmak zorunda kaldı. Bu radikalizm giderek arttı. Önce sabırlı davrandılar. Olayın şiddeti arttıkça polis şiddeti de arttı. Yıl sonunda yargıya giden dosyalardan 3 bini hakkında karar verildi. 1240’ı şartlı tahliye edildi. 920’si ise kamu görevinde çalışma cezası aldı. 3 bin 100 gözaltıdan 1460’ı hakkında hiçbir işlem yapılmadı. Gözaltılar ortalığı yakıp yıkan, polisle çatışma isteyen grup içindendi."

Fransa'da eylem hakkının anayasal hak olduğunu ve buna engel olunamayacağını söyleyen Morin, sözlerine şöyle devam etti:  "Fransa 1 yıl 6 aydır eylem hakkını engelleyemiyor. Bu eylemlerin hedefinde hükümet var. Her eyleme Macron maskeleri var. Macron şarkıları, inanılmaz hakaretler ve sokak yazıları var. Ama bu da eleştiri hakkı olarak görülüyor. Buna da müdahale yok. Ama müdahale ne zaman başlıyor? Vurup kırdıklarında, kırıcı delici silah alet taşıdıklarında… Bir boksör vardı ve fazla gaz sıkan polisleri dövdü. 5-6 tanesini yere indirdi. Bu büyük infial yarattı. Hükümet bu boksörü aldı 48 saat gözaltında tuttu. Gözaltı süresi yinelendi. 1 ay tutuklu kalması istendi. Suçun ağır olmasından dolayı. 1 ay sonunda serbest bırakıldı. Şartlı tahliye edildi. Cumhurbaşkanlığı sarayına gireceğiz, Sarayı basacağız diyen bir kişi birkaç kez gözaltına alındı. Ama her seferinde 48 saat sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı''.

Güner’in “Macron, 'Sarayı basacağız' diyen eylemcilere nasıl bir tepki verdi?” sorusuna ise Morin şöyle yanıt verdi:

“Macron eylemlerin başında 10 milyar Euro yardım yapacağını açıkladı. Dertlerini anladığını ve halka hak verdiğini söyledi. Ancak işler sonra sarpa sardı. Demokrasi sorunu olarak ortaya kondu. Sabırla bu eylemleri yasaklamıyorlar ve bir çözüm bulmaya çalışıyorlar.”