Gündem

Genco Erkal "Cumhurbaşkanı’na hakaret" suçlamasıyla ifade verdi: Bu acımasız düzene karşıyım!

“Başkanlık sistemine karşıyım, ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına karşıyım, insanların düşünceleri yüzünden hapis yatmalarına, yoksulları daha yoksul kılan bu acımasız bozuk ekonomik düzene karşıyım”

Genco Erkal, avukatı Aslı Kazan refakatinde Çağlayan Adliyesi'nde ifade verdi

19 Nisan 2021 15:16

T24 Haber Merkezi

Usta tiyatro sanatçısı Genco Erkal (83), avukatı Aslı Kazan ile birlikte İstanbul Cumhuriyet Savcılığı Basın Bürosu'na giderek 'Cumhurbaşkanı'na hakaret suçu' oluşturduğu iddiasıyla soruşturma konusu yapılan yedi Twitter paylaşımı ile ilgili olarak ifade verdi. Avukat Kazan, "Tweetler için 'ağır eleştiri' yorumu dahi yapılamaz; süreç ifade özgürlüğüne yönelik yaratılan korku ikliminin bir başka örneğinden ibarettir." değerlendirmesini yaptı.

Savcılık çıkışı açıklamalarda bulunan Erkal, 60 yıldır politik tiyatro yaptığını belirterek "bir yararı olacağını düşünmediğinden dolayı hiçbir zaman hakaret yoluna başvurmadığını" söyledi. Usta tiyatrocu verdiği ifadede, "Başkanlık sistemine karşıyım. İfade özgürlüğünün kısıtlanmasına karşıyım. İnsanların, düşünceleri yüzünden hapis yatmalarına karşıyım. Doğanın katledilmesine, betonlaştırılmasına karşıyım. Yoksulları daha yoksul kılan bu acımasız bozuk ekonomik düzene karşıyım. Laik bir ülkede din olgusunun bu kadar ön plana çıkarılmasını ve sürekli dinin bir siyasi malzeme olarak kullanılmasına karşıyım" dediğini aktardı.

Tiyatro sanatçısı Genco Erkal'a destek olmak için CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Turan Aydoğan, Gülizar Emecan, Ali Şeker, Mahmut Tanal da adliyeye geldi.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ‘hakaret' ettiği iddiasıyla hakkında başlatılan soruşturma kapsamında ifade verdikten sonra açıklama yapan usta sanatçı, şunları söyledi:

"Bir yararı olacağını düşünmediğimden hiçbir zaman hakaret yoluna başvurmadım"

“Twitter’daki paylaşımlarım yüzünden ifadeye çağrıldım. Hiçbirinde Cumhurbaşkanına hakaret diye bir şey zaten söz konusu değil. İşimin politik tiyatro yapmak olduğunu, 60 yıldır bu işi yaptığımı ve hem sahneden hem de sosyal medyadan, dünyanın her yerinde haksızlıklara, baskılara, adaletsizliğe, bağnazlığa karşı olduğumu ve bu düşüncelerimi açıkladığımı anlattım.

60 yıldır politik tiyatro yapıyorum. Dünyada ve ülkemizde gördüğüm haksızlıkları, baskıları, adaletsizliği, bağnazlığı eleştiriyorum. Doğal olarak bu duruşumla askeri ve sivil tutucu iktidarları rahatsız ediyorum. Bu benim görevim. Bir yararı olacağını düşünmediğimden hiçbir zaman hakaret yoluna başvurmadım.

Başkanlık sistemine karşıyım dedim. İfade özgürlüğünün kısıtlanmasına karşıyım. İnsanların, düşünceleri yüzünden hapis yatmalarına karşıyım dedim. Doğanın katledilmesine, betonlaştırılmasına karşıyım dedim. Yoksulları daha yoksul kılan bu acımasız bozuk ekonomik düzene karşıyım dedim. Laik bir ülkede din olgusunun bu kadar ön plana çıkarılmasını ve sürekli dinin bir siyasi malzeme olarak kullanılmasına karşıyım dedim.

Bunları hem sahnede hem de sosyal medyada sürekli anlatıyorum ama asla hakaret yok. Paylaşımlarımın neresinde Cumhurbaşkanına hakaret görülmüş anlayabilmiş değilim."

Avukat Aslı Kazan: Korku ikliminin bir başka örneği

Genco Erkal'ın avukatı Aslı Kazan da, beş yıl önceki bir ihbarın soruşturma konusu yapıldığına işaret ederek, tweetlerdeki görüşlerin 'değil hakaret, ağır eleştiri bile sayılamayacağını' vurguladı. Kazan, T24'e şu açıklamayı yaptı:

"Müvekkilimizin 2016 yılında Twitter üzerinden yaptığı 5 paylaşım 'duyarlı bir vatandaş' tarafından emniyete ihbar edilmiş. Bu ihbar mailinden 5 yıl sonra Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı bir araştırma raporu düzenlemiş ve 2020 yılından bulduğu iki tiviti de ekleyerek Cumhurbaşkanı'na hakaret suçu değerlendirmesiyle evrakı Cumhuriyet Başsavcılığı'na göndermiş.
Soruşturmaya konu bu 7 paylaşımın hiçbirinde suç unsuru bulunmadığı gibi bu tweetler için 'ağır eleştiri' yorumu dahi yapılamaz. 60 yıllık usta tiyatro sanatçısı, her zamanki eleştirel tarzıyla ve mizahi bir dille başkanlık sistemine, insanları yoksulluğa mahkûm eden bozuk ekonomik düzene, doğa katliamına ilişkin görüşlerini paylaşmıştır. Durum bundan ibarettir. Söz konusu süreç, ifade özgürlüğüne yönelik yaratılan korku ikliminin bir başka örneğinden ibarettir."