Gündem

Erdoğan'dan 'Osman Kavala' açıklaması: Bu adam Türkiye'nin Soros'uydu ve Gezi olaylarının perde arkası koordinatörüydü

Erdoğan, Gezi davası kararlarına ilişkin gelen tepkilere, "Bu ülkede hukuk var, yargı var" sözleriyle yanıt verdi

27 Nisan 2022 21:29

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gezi davası kararları ve Osman Kavala'yla ilgili, "Bu adam Türkiye'nin Soros'uydu ve Gezi olaylarının perde arkası koordinatörüydü" dedi. 

Gezi Davası'nda mahkeme, iş insanı Osman Kavala'ya ağırlaştırılmış müebbet hapis; Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay ve Yiğit Ali Ekmekçi'ye 18’er yıl hapis cezası verdi. Karar yurt içi ve yurt dışında büyük bulurken Erdoğan "Bu ülkede hukuk var, yargı var. Bu yargı da kendi inandıklarını, bildiklerini hakkın egemen olması için bu kararı verdiler, vereceklerdir. " sözleriyle eleştirilere yanıt verdi. 

Dolmabahçe Sarayı'nda STK temsilcileri ile bir araya geldiği iftar programında konuşan Erdoğan, "Büyük bir siyasi ekonomik bunalımın ardından gelen 3 Kasım 2002 seçimleriyle adeta bir Anadolu ihtilali başlattık. Ülkemizin önünde yepyeni bir dönemin kapılarını açan 3 Kasım seçimleriyle birlikte Türkiye milletimizin tamamı için daha fazla demokrasi, hukuk, adalet ekonomik kalkınma manasına gelen kutlu bir yola girmiştir. Eski Türkiye güzellemesi yapanlar ya dönemi bilmeyenlerdir, ya o dönemde yaşayanların müsebbipleridir, ya da o karanlık dönemden nemalanan vesayet artıklarıdır. Bugün 2002 öncesi Türkiye'siyle 2022 Türkiye'sini karşılaştıran ahlak, vicdan sahibi herkes ülkemizin nereden nereye geldiğini görecektir. Geçtiğimiz 20 yıl boyunca ekonomide ülkemizi her yıl ortalama yüzde 5 büyüterek ihracatta rekorlar kırarak, tarihi bir başarıya imza attık" diye konuştu.

"Bu adam Gezi olaylarının perde arkasıydı"

Gazi davasına ilişkin mahkemenin verdiği karara ilişkin konuşan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: 

"Hukukta adalete güveni tesis ederek, hizmetlerin kaliteli ve hızlı olmasını sağladık. Öyle ki herkes dünyada biz hukuk devletiyiz derken, onlara biz guguk devleti değiliz, biz de hukuk devletiyiz diyoruz. En son malum bir zatla ilgili verilen karar bazı çevreleri çok rahatsız etti. Peki kimdi bu adam? Bu adam Türkiye'nin Soros'uydu. Bu adam gezi olaylarının perde arkasıydı, koordinatörüydü. Yargımız onunla ilgili nihai kararını verdi. Bu kararda belirli çevreleri ki, malum çevrelerdir rahatsız etti. Kusura bakmasınlar bu ülkede hukuk, yargı var. Bu yargı kendi inandıklarını bildiklerini hakkın egemen olması için bu kararı verdiler, verecekler. Şimdi birçok yerden arayanlar var. Yurtdışına gittiğimiz zamanlarda da bize bazı telkinlerde bulunanlar oldu. Biz de onlara kusura bakmayın dedik. Bizim ülkemiz hukuk devleti dedik. Siz Avrupa'nın değişik ülkelerinde hukuk devleti olduğunuzu iddia ederek terör örgütünün sokaklarınızda boy göstermesine evet diyorsunuz. PKK, kendi paçavralarıyla caddelerinde boy gösteriyor, herhangi bir şey söylemiyorsunuz. Türkiye'de ise atılan adımlar sizleri rahatsız ediyor. En son AİHM, ilk derecem hakeme veya üst derece kararını vermediği sürece biz bu noktada adım atamayız dedi. Şimdi karar verildi. Bu karar verildikten sonra artık atılan adıma tabi olacaklar. Olsanız da olmasanız da yargının bu kararı uygulamaya girecektir"

"Camiden buradaki makamımıza kadar kanallar açmak suretiyle geldiler"

Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:

"Kızlarımızın başörtüleriyle okula giremediği veya başörtülü olan kızlarımızın üniversiteye giremeyip kapılarda süründüğü, polislerin maalesef kızlarımızın başörtülerini çekip aldığı dönemden şimdi tüm güvenlik güçlerimizin onları teminat altına aldığı bir döneme geldik. Demokraside tek parti faşizminin ve darbecilerini milli iradeye vurduğu gizli açık tüm prangaları parçalayıp attık. Dolmabahçe Camisi, o camide bira kutularıyla caminin içinde o oturan müptezeller, camiden buradaki makamımıza kadar kanallar açmak suretiyle, geldiler, ondan sonra gezicilerle beraber Taksim Meydanı'na yürüdüler. Onları özgürlükçü olarak savundular. Bu nasıl bir özgürlükçülük ki, bütün orada devlette ait otobüsleri yakıp yıkmaktan tutunda benim vatandaşlarımın dükkanlarına varıncaya kadar onları yakıp yıktılar. Bunlar mı özgürlükçü? İşte o geziciler orada kalıp, bunu çevre adına yaptılar, bu nasıl çevrecilik. Bu ülkede çevrecilik destanını biz yazdık. 5 milyon civarında fidan ağaç dikerek yaptık. Orada 12 tane ağacın bir başka yere nakline dediler ki, ağacı söküyorlar dediler. Bunların hayatı bu, akşam yalan, sabah yalan" 

"Hukuk ve adalet dersi verildi"

"Biz Kuzey Irak'ta şu anda yapmış olduğumuz hareketle 5 tane şehidimiz oldu, ama 60 civarında teröristi öldürdük. Parlamentonun içinde ana muhalefetin sesi çıkmadı. Parti müsveddesi olan grup ise nasıl yaparlar, nasıl oralara giderler gibi ifadelerle önümüzü kesmeye çalışıyorlar. Ne derseniz deyin, nerede terörist olursa istediği yerde olsun oraya benim komandom girecektir ve girdi. Artık bu işlerden taviz yok. Sınır ötesinde 30 kilometre oraya gireceğiz dedik ve girdik. Bundan sonraki süreçte oradaki operasyonlar devam ediyor. Millet adına karar veren bağımsız ve tarafsız mahkemelerimiz darbecilere hak ettiği cezalara çarptırılması demokrasimiz adına büyük bir başarıdır, kendilerine teşekkür ediyorum. Vesayet dönemlerinde darbecileri alkışlayan yargıdan, bu gün onlardan hesap soran bir yargıyla gelmemiz Türkiye için bir kazanımdır.

15 Temmuz ihanetinin hesabını hukuk önünde soran yargımız, Yassı Ada utancından sonra adını tarihe altın harflerle yazdırmıştır. Artık ne Yassı Ada var, ne Yaslı Ada var, şimdi Demokrasi ve Özgürlükler Adası var. Gezi olaylarıyla ilgili kararla yargımız sadece vicdanları rahatlamakla kalmamışı, aynı zamanda benzer niyetleri taşıyanlara hukuk ve adalet dersi vermiştir. Taksim Meydanı'nda o gezi olaylarının olduğu yerlerde bir tarafta cami, diğer tarafta Atatürk Kültür Merkezimiz yeni haliyle şu anda icrada. O plan içerisinde daha başka projelerimiz olacak. Yargımız Türkiye dışındakilerin ne de onların sözcülüğünü yapanların şantajlarına boyun eğmeyerek bağımsızlığını ispat etmiştir. Türk yargısı hakkında kesimlerin buram buram tehdit kokan dili bu tarihi kararın ülkemiz için ehemmiyetini gölgeleyemeyecektir. Yargı bağımsızlığından hukuktan, adaletten, meclisin iradesinde bahsedenlerin tavır değiştirerek mahkememizi hedef alan utanç olmanın ötesinde ikiyüzlülüktür,

 

TIKLAYIN - Gezi davasında karar: Kavala'ya ağırlaştırılmış müebbet; Mücella Yapıcı, Tayfun Kahraman, Çiğdem Mater, Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Yiğit Ali Emekçi'ye 18 yıl hapis ve tutuklama!

TIKLAYIN - Kılıçdaroğlu'ndan Gezi Davası tepkisi: Az kaldı; bu zulme son vereceğiz ve adaleti yeniden tesis edeceğiz!