Kültür-Sanat

Dr. Alper Hasanoğlu yeni kitabının müjdesini Hepsitv'de verdi

İSTANBUL, (DHA) - HEPSİBURADA’NIN Youtube kanalı Hepsitv, yazarlar ve okurları buluşturduğu yayınlarına devam ediyor

08 Kasım 2018 15:44

İSTANBUL, (DHA) - HEPSİBURADA’NIN Youtube kanalı Hepsitv, yazarlar ve okurları buluşturduğu yayınlarına devam ediyor. Programın moderatörlüğünü üstlenen yazar ve televizyoncu Yekta Kopan, üçüncü bölümde ‘Hayat ve Diğer Hastalıklar’ kitabıyla Dr. Alper Hasanoğlu’nu ağırladı. Kitabında değindiği önemli noktaları aktaran Hasanoğlu, okurlara yeni kitabının da müjdesini verdi.

Hepsiburada’nın Youtube Kanalı Hepsitv üzerinden yayınlanan ‘Yekta Kopan’la Yazar Söyleşileri’ programının üçüncü konuğu psikoterapist ve psikiyatr Dr. Alper Hasanoğlu oldu. Yekta Kopan’ın tüm sorularına cevap veren Dr. Hasanoğlu, “Psikolog ve psikiyatrist klinikleri dolup taşıyor çünkü insanlar genellikle hayatın anlamını bulamıyor ve ilişki sorunları sebebiyle buralara başvuruyor. ‘Hayat ve Diğer Hastalıklar’ kitabımda da birçok konuda insan ruhunun derinliklerine inip orada bulunanları gün yüzüne çıkarttım. Özge Ekmekçioğlu da çizdiği çizgilerle kitaba değer kattı” diye konuştu. Okurlara yeni çıkaracağı kitabın müjdesini de veren yazar, yeni çıkacak kitabında felsefeyle psikiyatriyi buluşturacağını söyledi. Kitabının adına henüz karar vermeyen Dr. Hasanoğlu, yeni kitabının adının ‘Yaşama Zanaatı’ olabileceğini açıkladı.

“MUTSUZLUK DA İHTİYAÇ DUYULAN BİR RUH HALİ”

Normal şartlar altında depresyonun bir hastalık olduğunu ancak Türkiye özelinde depresyonun her zaman bir hastalık olmadığını belirten Dr. Hasanoğlu, “Türk insanı her mutsuz anını depresyonla bağdaştırıyor. Mutsuzluk depresyon sayılmıyor. Bir hastalık olmadığı için tedavi edilemeyen mutsuzluk, aslında insanlar için ihtiyaç duyulan bir ruh halidir” dedi.

“KADIN VE ERKEĞİN DEPRESYONU YAŞAMA BİÇİMİ FARKLI”

Kadın ve erkeğin depresyonu yaşama ve gösterme biçimlerinin farklılık gösterdiğini vurgulayan Dr. Hasanoğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

“Kadınlar depresyona girdiğinde kendilerini kötü ve değersiz hissedip kendilerini suçluyor. Erkekler ise öfkelenip etrafı suçluyor. Kadınların daha çok terapiye gitmesi onların daha çok sorun yaşadığı anlamına gelmiyor. Aksine yaşadıkları her neyse bunu anlatabilme ve anlayabilme cesaretini gösteriyorlar. Erkeklerin bu konularda yardım istemekte zorlanması ise toplumsal kalıplara bağlı.”

“ERKEĞE CİNSİYET EŞİTLİĞİNİ ANLATABİLDİĞİMİZDE ÖFKE DÜZEYİ DÜŞECEK”

‘Yanındayız Türkiye’nin kurucu üyelerinden olan Dr. Hasanoğlu, bu derneğin erkeklere toplumsal cinsiyet eşitliğini anlatabilmek için kurulduğunu belirtti. Eşitliğin daha kolay sağlanması için erkeğin bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade ederek “Erkeğe cinsiyet eşitliği anlatıldığında öfke düzeyi düşecek” dedi.

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir